Zorlanmaya Bağlı Ayak Kırıkları

Zorlanmadan kaynaklanan ayak kırıkları, çoğunlukla kronik darbelerden kaynaklanan, kemiklerdeki küçük kırıklardır.

Koşucularda, orta ayak kemikleri ve ayak tarağı kemikleri , özellikle bu tür fraktürlere karşı çok eğilimlidirler. Kırılması en olası kemik 5. Parmağın ayak tarak kemiğidir. Zorlanmadan kaynaklanan ayak fraktürleri için risk faktörleri, yüksek kemerler, şoku yeterli derecede absorbe etmeyen koşucu ayakkabıları ve egzersizin yoğunluğu ya da miktarında ani artıştır. Menopoz sonrası kadınlar, osteoporoz nedeniyle, bu tür kırıklara karşı özellikle yatkın olabilir.

Başlıca semptom, özellikle uzun ya da yoğun bir idman sırasında, ayağın ön kısmında ağrı duyulmasıdır. Başlangıçta ağrı egzersizin durdurulmasından sonraki birkaç saniye içinde kaybolur. Ancak idmana devam edilirse, ağrı, idman sırasında daha önce başlayıp, bıraktıktan sonra daha uzun süre devam edebilir ve sonuçta, koşmayı imkansızlaştıran, hatta dinlenme esnasında bile süren çok şiddetli ağrılar oluşabilir. Fraktürün etrafındaki alan şişebilir.

Doktorlar, semptomların ne zaman başlayıp ne tip gelişmeler gösterdiğini öğrenerek ve ayağı muayene ederek, çoğunlukla teşhisi koyabilir. Fraktür olan yer, dokunulduğunda acır. Zorlanmadan kaynaklanan bu kırıklar o kadar incedir ki, röntgen filmleri ile çoğunlukla hemen tespit edilemezler; ancak yaralanmadan 2 ya da 3 hafta sonra kırılan kemik etrafında oluşan doku tespit edilebilir, ki bu sürede kemik iyileşmiştir. Bir kemik taraması ile teşhis daha erken kesinleştirilebilir, fakat buna çok nadiren gerek duyulur.

Zorlanma sonucu ortaya çıkan kırık iyileşene kadar kişi koşmamalıdır, ancak bunun yerine başka egzersizler yapılabilir. Kırık iyileştikten sonra uygun şok absorbe desteğine sahip atletik ayakkabılar giymek ve çimen ya da bu tür yumuşak yüzeylerde koşmak, incinmenin tekrar etmesini önlemeye yardımcı olabilir. Alçıya nadiren gerek duyulur.

Alçı, kasların güçsüzleşmesini önlemek için bir ya da iki hafta sonra çıkarılır. İyileşme süresi, genellikle 3-12 haftadır; fakat yaşlılarda ya da güçsüz, zayıf kimselerde bu süre daha uzun olabilir.