Ortopedik Rehabilitasyon ve Spor Yaralanmaları

Rehabilitasyon çok geniş kapsamlı bir terim olup, sözcük anlamı kaybedilen fonksiyonların yeniden kazandırılmasıdır. Fizik tedaviye göre, daha uzun ve hastanın da aktif olarak tedaviye katılımını ve çabasını gerektiren bir süreçtir. Rehabilitasyon kavramı, 1. ve 2. Dünya Savaşlarından sonra oluşan hastalık ve sakatlıkların tedavi gereksinimi sonucunda, Avrupa ve A.B.D. de ortaya çıkmıştır. Türkiye’de ise, rehabilitasyon uygulamaları, yurt dışına giderek bu yeni alanda eğitim alan değerli bilim adamlarının katkılarıyla, daha sonraki yıllarda başladı.

Rehabilitasyon, önceleri sadece ‘sakatlıkların tıbbi tedavisi’ olarak tanımlanmaktaydı. Daha sonra bu tanımın kapsamı genişletildi. Hastalıkların, ilaç, cerrahi, fiziksel yöntemler ve yardımcı cihazlarla kısmen veya tamamen giderilmesi ve hastanın bedensel, ruhsal, sosyal ve ekonomik bakımdan, bağımsızlığının sağlanmasına yönelik yapılan tüm çalışmalara rehabilitasyon adı verildi.

Rehabilitasyon çalışmaları bir tek kişi tarafından değil, bir ekip tarafından ve özel rehabilitasyon merkezlerinde yürütülmelidir. Rehabilitasyon ekibi, Fiziksel tıp ve Rehabilitasyon uzmanı (Fiziatrist), nörolog, psikiyatrist, ve ortopedist gibi tıp uzmanları ve fizyoterapist, spor antrenörü, konuşma terapisti, mesleki danışman ve psikolog gibi hekim olmayan sağlık profesyonellerinden oluşabilmektedir.

Kırık, çıkık, bağ ve ligaman yaralanmaları, menisküs ve bağ yırtıkları gibi ortopedik problemlerin, cerrahi uygulama ya da alçı ya da atel gibi splintleme sonrasında, mutlaka fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarının uygulanması gerekmektedir. Amaç, hastaya bir an önce normal aktivite düzeyinin yeniden kazandırılmasıdır. Bu uygulamalar-fizyoterapi, egzersiz,ortez ve protez uygulamaları vb- genel olarak ORTOPEDİK REHABİLİTASYON olarak adlandırılır.

Hastalık, kaza, duruş bozukluğu vb. sebeplerle ile normal hareketlerin, ağrı ya da çeşitli kısıtlamalar nedeni ile bozulması sonucunda hekime başvurulur. Uygun tanı ve tedavi ile bir an önce şikayetlerin gerilemesi ve eski duruma kavuşmak için çaba gösterilir. Omuz, diz ve el-tendon-yaralanmaları gibi yaralanmalarda, kırık,ve zorlanma vs. şeklinde oluşan patolojik durum, hekim tarafından sebeplerine göre tedavi edilmeye çalışılır. İyileşmek ise sadece ağrının geçmesi ya da kırığın kaynaması değildir! Elbette şikayete yol açan gerçek sebeplerin ortadan kaldırılması, ağrının giderilmesi ile paralel yürüyecektir. Fakat bu süreçte, çeşitli hareket kısıtlılıkları, hareket ile ağrı ve bunlara bağlı olarak güçsüzlük, çabuk yorulma gibi bazı sorunlar ortaya çıkacaktır. Bu durum, günlük hayatımızı tamamı ile eskisi gibi sürdürebilmemizi engeller.

Örneğin omuz ağrısı nedeni ile rahatlıkla saç tarayamayız. Ameliyat sonrası diz, ayak bileği güçsüzlüğü ile merdiven çıkarken zorlanırız. Ya da el bileği tendonlarındaki şikayetimiz nedeni ile klavyede yazı yazmak büyük eziyet halini alır.

“En kısa sürede eski halimize kavuşmak” İşte iyileşmenin tanımı budur.

Doku iyileşmesinin tamamlanması, eski haline en yakın formda iyileşme gerçekleşmesi ve ardından eklem hareketlerimizin eski rahatlığına ve kuvvetine ulaşması için iyi bir ortopedik rehabilitasyon süreci gereklidir.

Sporcu sakatlıkları ve spor yaralanmalarının tedavisinde, günümüzde, sporun felsefesi, yaygınlığı ve ekonomisi göz önünde bulundurulduğunda, iyi bir ortopedik tedavi yanında olabildiğince kısa, etkili ve sporcunun performansını en üst düzeyde tutacak rehabilitasyon yaklaşımı da önem kazanmaktadır. Bu nedenle, spor hekimliği ve özel rehabilitasyon merkezleri kavramı ortaya çıkmıştır.