|
| EL ve EL BİLEĞİ AĞRILARI |
|
|
|
|
EL VE EL BİLEĞİ ANATOMİSİ
|
|
EL ANATOMİSİ
El; önkol kemikleri olan radius-ulna ile bilek eklemini ve birbirleriyle eklem yapan 2 sıra halinde 8 kemikten oluşan küçük karpal kemikler, 5 tarak kemiği, 14 parmak kemiğinden oluşur. Servikal (boyun) omurlarından çıkan sinirler önce brakial pleksusu yapar daha 3 sinir olarak ele kadar uzanır. Median, radial sinir ve ulnar sinir eldeki ana sinirlerdir.
Bu 3 sinir elin karmaşık ve mükemmel hareketlerini yönetirler ve duyusunu üst merkezlere iletirlerdir. El hareketlerinin büyük kısmı önkolda bulunan ve tendonları ele uzanan adaleler aracılığı ile olur. El bileğini bükücü kaslar (fleksörler) dirseğin iç kenarına, doğrultucu kaslar (ekstansörler) dirsek dış kenarına yapışırlar.
|
|
EL VE EL BİLEĞİ AĞRILARI
El ve el bileğinde çok sayıda kemik, eklem, tendon, bağ ve kas vardır. Ellerimiz günlük hayatta sayısız fonksiyonları olan son derece karmaşık anatomik oluşumlardır. Eller karmaşık fonksiyonları ile adeta beynimizin bir uzantısı gibidir. Eller bu fonksiyonlarını yaparken birçok travmaya ve tekrarlayan hareketlere maruz kalırlar.
El bileğinde en sık rastlanan hastalıklar tendinitler, sinir sıkışma sendromları ve dejeneratif ve iltihaplı romatizmal hastalıklardır. Sistemik romatizmal hastalıklar kendi konuları içinde anlatılacaktır. Burada elin ve el bileğinin en sık karşılaşılan hastalıkları anlatılacaktır.

El bileği ve el ağrısı yapan hastalıklar
- Osteoartroz (Kireçlenme)
- De Quervain hastalığı
- Karpal tünel sendromu
- El bileğinde ulnar sinir kompresyonu
- Tetik parmak
- Dupuytren kontraktürü
- Sudeck atrofisi
- Raynaud hastalığı
- Artritler. Romatoid artrit, psöriatik artrit, ankilozan spondilit
- Hipertrofik osteoartropati
- Gangliyon kistleri
- Travma
|
|
ELİN OSTEOARTROZU
Ailesel yatkınlık nedeniyle, uzun süre tekrar tekrar kullanılmaya, kaza veya yaralanmaya bağlı olarak, ya da eklemi tutan bazı romatizmal hastalıkların geç evrelerinde kıkırdak kabalaşır. Zarar gören ve tahrip olan kıkırdağın normalde parlak mavimsi beyaz olanrengi, pürtüklü sarımsı ve mat bir görünüm kazanır. Eklemi oluşturan kemikler arasındakimesafe daralır ve bunun sonucunda kemik uçları adeta birbirine sürtünmeye başlar.
Osteoartritli eklemde sertlik, tutukluk veya katılık hissi, ağrı yanında bazen de şişlik ortaya çıkar. Elin osteoartrozu genellikle 40 yaşın üzerinde başlar. Erkeklere göre kadınlar hastalığa on kat daha fazla yakalanır. Tek eklemi tutabilirse de çoğunlukla tutuluş birden fazla eklemdedir. Özellikle ailenin kadınlar tarafında yaygındır; anne, kız, kız kardeş gibi.
Radyolojik olarak incelendiğinde eklem aralığının daraldığı, eklemi oluşturan kemiklerin birbirine yaklaştığı ve kemikte skleroz (Beyazlaşma) olduğu dikkati çeker. Ayrıca adeta yeni kemik oluşumları gibi kemiksi çıkıntılar büyüyerek eklemi genişletir. Dışarıdan bakıldığında da eklemin normal şeklini kaybederek genişlediği gözlenir. Eklemin çevresindeki adaleler de zayıflayabilir.
 |
Hastalık ağrısız veya pek az bir ağrı ile aylar ve yıllarca farkedilmeden ilerleyebilir. Hastalar hekime genellikle parmaklarında giderek belirginleşen kötü görünümlü nodüller nedeniyle başvururlar. Bazı hastalar işlerini eskisi kadar beceriyle yapamadıklarından yakınır.
Osteoartritten kaynaklanan yakınmalarınız hangi eklemlerinizin etkilendiğine, ne kadar zamandan beri osteoartritinizin olduğuna ve genel sağlık durumunuza bağlıdır. Yakınmalar günlük yaşamı etkileyebilir.
Bu hastalıkla ilgili olarak en sık rastlanan bazı yakınmalar şunlardır:
- Bir ya da iki eklemde ağrı ve sertlik veya katılık hissi,
- Hareket sırasında eklemden kıtırtı şeklinde ses gelmesi,
- Eklemin genişlemesi, deforme olması,
- Bazı durumlarda şişlik,
Bu yakınmalar yavaş yavaş ortaya çıkar ve eklemin kullanılması ile kötüleşir.
|
|
ROMATOİD ARTRİT
Romatoid artrit genellikle el ve ayak eklemleri de dahil olmak üzere, simetrik olarak eklemlerde inflamasyon ve bunun sonucunda şişme, ağrı ve zamanla eklem içinde
hasara yol açan otoimmün bir hastalıktır.

Nedenleri
Romatoid artrit vücutta değişik bulgular ile de ortaya çıkabilir. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik yatkınlık ve diğer birçok faktör hastalığı oluşturan otoimmün reaksiyonu ortaya çıkarıyor olabilir. Hastalık toplumda % 1 oranında görülür ve kadınlarda erkeklere oranla 2 veya 3 kat daha sıktır. Genellikle 25-50 yaş arasında ortaya çıkar. Ancak diğer yaşlarda da görülebilir. Bazı kişilerde hastalık kendiliğinden gerileyebilir. Tedavi ile her dört kişiden üçünün bulguları azalabilir. Ancak buna karşın her on kişiden birinde dereceli işlev kaybı gelişir. Bu hastalıkta otoimmün sistem eklem yüzeyini örten dokulara yönelir. Giderek kıkırdak, kemik ve eklem bağları aşınır, eklemin içinde skarlar oluşmasına yol açar.
Sonuçta eklemler değişen oranlarda yıkıma uğrarlar.
Belirtiler ve Komplikasyonlar
- Romatoid artrit aniden aynı anda birden fazla eklemde inflamasyon ile ortaya çıkabilir.
- Çoğu zaman sessizce başlayıp çeşitli eklemleri etkiler.
- Vücudun sağ veya sol tarafında belirli bir eklem tutulmuşsa, aksi tarafta da aynı eklemde
inflamasyon ortaya çıkar.
- El ve ayak parmakları, el bileği, dirsek, ayak bileği gibi küçük eklemlerde başlaması tipiktir. İnflamasyon olan eklemler, sıklıkla uyandıktan ya da uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra ağrılı ve sıklıkla tutuktur.
- Bazı hastalar öğleden sonraları kendilerini yorgun ve güçsüz hissederler.
- Etkilenen eklemler büyüyerek deforme olabilirler.
- Kimi eklemlerde kontraktür gelişir ve belirli bir pozisyonda kalıp açılamazlar. El parmakları serçe parmağına doğru eğilir. Şiş el bileğinde karpal tünel sendromu gelişebilir.
- Diz arkasında oluşabilen kistler, patlayarak ayaklarda şişme ve ağrıya neden olabilirler.
- Hastaların % 30-40’ında genellikle hasta eklemlere yakın yerlerde, deri altında nodüller ortaya çıkar.
- Romatoid artrit hafif bir ateş ile birlikte damarlarda vaskülit adı verilen inflamasyonlara da yol açabilir. Bunun sonucu olarak sinir hasarı ayak ülserleri görülebilir.
- Akciğer zarının ya da kalbin en dış tabakasının inflamasyonu (plörezi, perikardit) veya skar
oluşumu sonucu göğüs ağrısına, solunum güçlüğüne ve kalp fonksiyonunun bozulmasına yol
açabilir.
- Bazı hastalarda lenf bezleri şişebilir, Sjögren sendromu ya da gözlerde inflamasyon da oluşabilir.
Tanı
Romatoid artriti, artrit yapan diğer hastalıklardan ayırmak bazen zor olabilir. Aşağıdaki bulgulardan dördü olan hastalarda romatoid artrit olasıdır.
- Sabahları 1 saatten fazla süren tutukluk (en az altı haftadan beri)
- Üç ve daha fazla eklemde inflamasyon (en az altı haftadan beri)
- El, el bileği ve parmaklarda artrit (en az altı haftadan beri)
- Kanda romatoid faktör bulunması
- Röntgen filminde karakteristik değişiklikler.
Hastalarda laboratuvar testleri,
Eklem sıvısı muayenesi veya bazen de biyopsi, tanı için gerekli olabilir. 9/10 hastada kanda eritrosit sedimantasyon hızı artmıştır.
Çoğu hastada hafif anemi vardır. Nadiren akyuvar sayısı da azalır. Romatoid artritli hastaların çoğunda kanda ayırt edici antikorlar mevcuttur. Her on hastadan yedisinde romatoid faktöre rastlanır. Bu aynı zamanda kronik karaciğer hastalarında ve bazı infeksiyonlarda (kimi kişilerde) hastalık olmaksızın da pozitif olabilir. Romatoid faktörün yüksek düzeyde olması romatoid artritin şiddeti ile ilişkilidir.

Önlem ve Tedavi
Romatoid Artritli hastalarda tedavi çok yönlü yürütülür. Hastalara ilaç tedavileri yanında, bilinçlendirme, dinlenme ve egzersiz önerileri, başkalarına bağımlı olmalarını önleyebilecek destek araçlar sağlanması ileri olgularda cerrahi tedaviler söz konusu olabilir. Tedavi inflamatuvar süreci baskılamak, hastayı aktif hale getirmek, tutukluk ve ağrıyı önlemek ve genel olarak yakınmaları azaltma amacına yöneliktir ancak tamamen hastalığı ortadan kaldırmaz.. Romatoid artrit kontrol edilmediğinde giderek kalıcı fonksiyon kayıplarına yol açtığından tedavi mutlaka bir uzman hekim tarafından yönlendirilmelidir.
|
|
EL VE EL BİLEĞİNDE ROMATİZMA
Poliartrit bulguları gösteren romatizma çoğunlukla 20-60 yaşlarındaki kadınlarda görülür. Bilateral ve simetrik olarak başlar el bileği veya metakarpofalangeal eklemleri tutar. Sinovial enflamasyon ilerleyici tarzda eklemi bozar. Kıkırdak, eklem kapsülü, ligamanlar
progresif olarak harap olur. Romatoid sinovit, el ve el bileği seviyesinde ekstasor ve fleksor tendonların sinovial dokularını tutarak uzun dönemde tendon rüptürlerine neden olur.

Ekstansor tendonlar fleksor tendonlara göre daha fazla tutulurlar. Tendon rüptürü en çok EPL da görülür.
Romatoid artrit sonucu el ve el bileğinde görülen deformiteler şunlardır:
- Ulna başının posterior çıkık
- ECU in anteriora yer değiştirmesi
- TFCC in destrüksiyonu
- El bileği kemiklerinin proksimalinin fleksiyona distalinin ekstansiyona gelmesi
- Parmaklarda ulnar deviasyon
- Çekiç parmak deformitesi
- Boutonniere deformitesi
- Kuğu boynu defrormitesi
- Başparmakta Z deformitesi
- Trapezo-metakarpal eklemde romatoid artrite bağlı dejenerasyon

Cerrahi tedavi:
Metakarpofalangeal eklemde medikal tedaviye cevap vermeyen romatoid sinovitler için,
eklem harabiyetini önlemek amacı ile sinovektomi uygulanır.
- Tendon rüptürlerini önlemek amacı ile tenosinovektomi
- Kalıcı eklem destrüksiyonlarında artroplasti uygulamaları (özellikle trapezo-metakarpal eklem ve metakarpofalangeal eklem)
- Artroplasti uygulaması yapılamayan eklemlere artrodez (özellikle başparmak metakarpofalangeal eklem)
|
|
KARPAL TÜNEL SENDROMU ( KTS ):EL BİLEĞİ KANALINDA SİNİR SIKIŞMASI
Karpal tünel sendromu (KTS); el ve elbileğini etkileyen sık karşılaşılan bir problemdir. El bileğindeki karpal tünelde median sinirin baskıya uğraması sonucu semptomlar başlar. Bu medikal duruma sinir sıkışması ismi verilir. Karpal tünelin hacmini azaltan veya karpal tüneldeki dokuların boyutunu arttıran her durum karpal tünel sendromu semptomlarının oluşmasını sağlayabilir.
Bu sendrom elin gün içinde bilgisayar kullanımı gibi uzun süre kullanılması gereken mesleklerle olan ilişklendirme yüzünden geçmiş yıllarda çok ilgi çekmiştir. Fakat bu sendrom iş ile ilgisiz olarak herkeste gelişebilir.
Karpal tünel; bir tarafta el bileği kemikleri diğer tarafta transvers karpal ligamanın olduğu , elbileğinin ele açıklığıdır( ligamanlar kemikleri bağlar). Bu açıklık tüneli oluşturur.
Median sinir karpal tünelden geçerek ele girer. Başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağını yarısına duyu verir. Ayrıca başparmak tenar kaslarının kontrolü için bir dal verir. Tenar kaslar başparmağın opozisyon dediğimiz hareketini yaptırır. Başparmağın iç yüzü ile diğer parmakların ucuna dokunma hareketine opozisyon denmektedir.
Median sinir ve fleksör tendonlar karpal tünelden geçerler. Median sinir; transvers karpal ligamanın altında tendonların üzerinde seyreder. Fleksör tendonlar elin tutma fonksiyonunu sağladıklarından önemlidirler. Tendonlar; tenosinovyum adı verilen bir zar ile kaplıdırlar. Tenosinovyum, tendonların biribirlerinin üzeriden kaymalarını sağlayan kaygan bir kaplamadır.

Nedenleri
Karpal tünelin hacmini azaltan veya karpal tüneldeki dokularda boyutunu arttıran her durum KTS semptomlarının oluşmasını sağlayabilir. Örneğin; el bileği travması dokularda şişmeye ve karpal tünel içerisinde basınç artışına neden olabilir. Tünel içerisine kemik dokunun itildiği el bileği kırığı veya çıkıklarında karpal tünel içerisindeki alan azalabilir.
Karpal tünel içerisinde anormal basınç artışına neden olay her durum KTS semptomlarına yol açabilir. Artritin çeşitli tipleri şişliğe ve karpal tünelde basınç artışına yol açabilir. El bileği kırıkları sonrası iyileşmiş kemik fragmanlarının fleksor tendonlara anormal irritasyon yapmaları sonucu ileri dönemde KTS oluşabilir.
Vücudumuzda birçok medikal durum KTS semptomları oluşturabilir. Gebelikte fazla sıvı tutulmasından dolayı karpal tüneldeki basınç artıp KTS gelişebilir. Diabetiklerde KTS semptomları nöropatiden veya median sinir üzerindeki basınçtan oluşabilir. Hipotiroid hastalar KTS problemlerine meyillidirler.
Bazı meslekteki insanlar, yaptıkları iş nedeniyle KTS problemleri açısından daha çok risk altındadırlar. Bu riskler;
- Güç
- Postür
- El bileği dizilimi
- Tekrarlama
- Sıcaklık
- Vibrasyon
Bu risklerden yalnız bir tanesi probleme yol açmayabilir fakat yapılan iş, bu faktörlerden birkaç tanesini içeriyorsa problem gelişme riski artar. Eğer kişi bu risklere uzun zamandır maruz kalıyorsa KTS ile ilgili problem yaşama olasılığı artar. Sigara kullanımı, aşırı şişmanlık ve kafein kullanımı gibi faktörler de KTS gelişiminde önemli olabilir.
Bazı vakalarda; tenosinovyumun irritasyondan veya inflamasyondan dolayı kalınlaşması nedeniyle KTS gelişebilir. Bu kalınlaşma karpal tünel içerisinde basıncın artmasına neden olur. Karpal tünel, artan şişliğe cevap olarak genişleyemeceğinden median sinir transvers karpal ligamana karşı sıkışmaya başlar. Basınç artmaya devam ederse sinir fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremez.
Median sinir üzerindeki basınç artımı ile birlikte sinirin zarının kan dolaşımı yavaşlar hatta durma noktasına gelebilir. Bu duruma iskemi adı verilmektedir. İlk başta sinirin dış tabakası etkilenir. Fakat zaman içinde sinirin içi kalınlaşır. Sinir içinde yeni hücreler( fibroblastlar) oluşur ve skar dokusu yaparlar. Bu dokunun eldeki ağrı ve uyuşmanın nedeni olduğu düşünülmektedir. Basınç ortadan kaldırılırsa, semptomlar hızlı bir şekilde kaybolur. Basınç azaltılmazsa, ileri dönemde iyileşme şansı bile kalmayabilir.

Belirtileri:
Median sinir tarafından duyusu sağlanan alanlarda karıncalanma ve uyuşma karpal tünel sendromunun ilk belirtileridir. Bunu bu bölgede belli belirsiz ağrı takip eder. Zamanla gece ağrıları ortaya çıkar.
Ağrı bazen kola veya omuza yayılır. Sendrom ilerledikçe tenar kaslarda güçsüzlük ortaya çıkar. Özellikle bir bardak tutarken güçsüzlük hissedilir. . Karpal tünel içindeki basınç artmaya devam ederse tenar kaslarda atrofi gelişir. Başparmak içyüzü ile diğer parmak uçlarına dokunmak güçleşir. Gazete ve telefonu tutmakta zorlanır.

Tanı:
Hastanın semptomlarını tarif etmesi ve fizik muayene tanı koymada en önemli bölümlerdir. Hastalar genellikle gece kendilerini uykudan uyandıran bir ağrıdan ve elini uyuşuk hissetmelerinden şikayetçidirler.
Araba sürerken, çekiç kullanırken veya süpürge kullanırken uyuşukluk hissi diğer şikayetler arasında yer alır.
Semptomlarınız travma sonrası başlamış ise elbileği kırığını ekarte etmek için röntgen çekilir.
Tanıyı koymada daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulursa elbileğindeki sinir iletim hızını ölçmeye dayalı testler isteyebilir. EMG adı verilen bu test ile median sinir fonksiyonu ve iletim hızı ölçülür.

Tedavi
Cerrahi Dışı Tedavi:
Semptomalara yol açan aktiviteler değiştirilmeli veya mümkünse durdurulmalıdır. Ağır yük kaldırma, tekrarlayıcı hareketler, vibrasyon içeren cihaz kullanımı ve elbileğinin bükülmüş pozisyonda sürekli çalışma önlenmelidir. Sigara içimi bırakılmalı, kafein alımı azaltılmalı ve fazla kilolar verilmelidir.
Karpal tünel sendromunun ilk evrelerinde el bileği splinti kullanmak, bazen semptomları azaltabilir. Splint el bileğini dinlenme pozisyonunda tutar. El bileğinin geriye veya aşağıya çok fazla bükülmesini önler. El bileğinin bu pozisyonda tutulması karpal tünel içerisinde median sinir için en geniş alanı sağlar. Splint özellikle el bileğinin gece bükülmesini önlediğinden gece hissedilen ağrı ve uyuşmayı azaltmada faydalı olur. Splint; semptomların sakinleşmesini ve karpal tünel içerisindeki yapıların dinlenmesini sağlamak amacıyla gündüz de takılabilir.
Karpal tünel semptomlarını ve ödemi azaltmak için antienflamatuar ilaçlar fayadalı olabilir. Bu amaçla ibuprofen ve aspirin kullanılabilir. Bazı çalışmalarda yüksek doz B-6 vitaminin semptomları azaltmada etkili olduğu gözlenmiştir. Yine egzersizlerin KTS semptomlarını azaltmada faydalı olduğu gösterilmiştir.
Bu yöntemler hastanın semptomalrını kontrol etmede yetersiz kalırsa , karpal tünel içerisine kortizon injeksiyonu önerilebilir. Bu ilaç karpal tünel içindeki şişliği azaltarak semptomlarda geçici bir iyileşme oluşturabilir.
Kortizon injeksiyonu semptomları hafifletebilir ve doktorunuza tanı koyarken yardımcı olabilir. Eğer injeksiyondan sonra geçici de olsa bir rahatlama olmuyor ise semptomların başka bir problemden kaynaklandığı düşünülmelidir. Injeksiyon sonrası semptomlarda rahatlama oluyorsa karpal tünelden kaynaklanan bir problem olduğu ortaya konmuş olur. Bazı cerrahlar tarafından semptomlarda olan bu rahatlama cerrahi olarak transvers karpal ligamanın gevşetilmesinin faydalı olacağının işareti olarak kabul edilir.
Tedavinin amacı; karpal tüneldeki basıncı azaltmak veya ortadan kaldırmaktır. Doktorunuz tarafından iş yaşamındaki hareketlerinizde değişiklikler önerilebilir. Yararlı olacağı düşünülen el bilek egzersizleri verilir. Yapmamanız gereken hareketler ve aktiviteler hakkında bilgi verilir.

Cerrahi tedavi:
Semptomları azaltmada diğer yöntemler başarısız olursa median sinir üzerindeki basıncı azaltmak için cerrahi tedavi önerilir. Median sinir üzerindeki basıncı azaltmak için çeşitli yöntemler mevcuttur. Sinirin üzerindeki basıncın azaltılmasıyla birlikte sinir kan dolaşımı artar ve hastalar semptomlarından kurtulurlar. Bununla birlikte eğer sinir basısı uzun zamandır devam ediyor ise sinirde kalınlaşma ve skar dokusu gelişmiş olma durumu ortaya çıkar. Bu durumda cerrahi sonrası iyileşme yavaş olur.

Açık Gevşetme:
KTS için standard cerrahi yöntem açık gevşetmedir. El bileğinden avuç içine doğru uzanan yaklaşık 5 cm lik bir insizyon yapılır. Cerrah; transvers karpal ligamanı keserek median sinir üzerindeki basıncı azaltır. Bu esnada median sinir dokusunun rahatladığı net biçimde görülür. Daha sonra kesilen transvers karpal ligamanın iki ucu ayrık olarak bırakılıp cilt dikişi atılır. Bu şekilde median sinir üzerindeki bası ortadan kaldırılmış olur. Zaman içinde bu iki uç arasında skar dokusu gelişir.

Endoskopik Gevşetme
Bazı cerrahlar yeni bir teknik olan endoskopik gevşetme yöntemini kullanmaktadır. Ciltte yalnızca küçük birkaç delik açılarak yapılan bir tekniktir. Endoskop bu delikten içeriye sokulur. Endoskop; ince fiber-optikbir kameradır. Cerrah kamera sayesinde karpal tünelin içini görebilir ve transvers karpal ligamanı gevşetebilir.
Endoskop sayesinde el bileği yapıları ekrandan görülür. Sadece transvers karpal ligamanı kesmek için özel bir bıçak kullanılır. Palmar fasya ve el bileği üzerindeki cilt zarar görmez.
Açık gevşetmede olduğu gibi, transvers karpal ligamanın iki ucu ayrık olarak bırakılır. Median sinir üzerindeki bası ortadan kaldırılmış olur. Zaman içinde bu boşluk skar dokusu ile dolar.

Rehabilitasyon:
Cerrahi Dışı Tedavi Rehabilitasyonu
Eğer cerrahi dışı tedavi başarılı olursa semptomlarda 4-6 hafta içinde iyileşme görülür. Semptomları kontrol etmek için gece splinti takmaya devam etmek gerekir. Splint, aynı zamanda uyurken el bileğinin bükülmesini önlemede faydalıdır. Günlük aktivitelerde el bileği kullanılmaya başlanır. Fakat ağır kaldırma, tekrarlayan zorlayıcı hareketler ve vibrasyon içeren aktiviteleri kısıtlamak gereklidir.

Cerrahi Sonrası Rehabilitasyon
Ameliyattan sonra semptomlarda azalma 2-3 hafta içinde başlar. İnsizyon bölgesinde hassasiyet birkaç hafta devam edebilir.
Dikişler alındıktan sonra fizik tedavi başlanır. Ağrı ve inflamasyonun giderilmesi ilk amaçtır. Masaj tedavisi, hassasiyetin azaltılmasında ve skar dokusu gelişimini önlemede faydalıdır. Karpal tünel içerisinde tendonların ve median sinirin rahat hareket etmesini sağlayacak egzersizler verilir.
İyileşme arttıkça elbileği, el ve önkol kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizlere başlanılacaktır.
|
|
GUYON KANAL SENDROMU
Ulnar sinir ön kolun distalinde fleksör karpi ulnaris tendonuna lateral, ulnar artere medialde seyreder. El bileğinde Guyon kanalına (ulnar karpal tünel) girer. Bu tünelin çatısını palmar fasiya (volar karpal lig.) ve palmaris brevis kası oluşturur. Kanaldan ulnar sinir ve ulnar arter geçer.
Klinik: Guyon kanalında ulnar sinir tutulumunun nedenleri travma (alışkanlık aktiviteleri ile) ve ganglion kistinin basısı en sık nedendir. Ayrıca artrit, ulnar arter trombozu ve kitle sorumlu olabilir.
Ulnar sinirin el bileğindeki anatomik bası bölgesine göre üç tip klinik sendrom vardır.
Tip I sendromda, ulnar sinir Guyon kanalının proksimalinde tutulur. Elde ulnar sinirin inerve ettiği kasların hepsinde motor kuvvetsizlik vardır. Duyu kaybı elin palmar yüzündedir, dorsal yüzeyde duyu kaybı yoktur.
Tip II sendromda duyu korunmuştur. Fakat ulnar sinirin derin branşları tarafından inerve olan kaslarda kuvvetsizlik vardır. Bu sendromda ulnar sinirin kompresyon bölgesi genellikle pisohamate hiatustadır. İnterosseoz ve adductor polliciste belirgin kuvvetsizlik ve atrofi varken, hipotenar kas kitlesi ve kuvveti normal olabilir.
Tip III sendrom nadirdir. Kompresyon Guyon kanalının distal ucundadır. Yalnız duyu dalı etkilenmiştir.

Teşhis: EMG ile el bileği seviyesinde ulnar sinirde iletim hızının yavaşladığı tespit edilir.

Ayırıcı tanı: TÇS, Guyon kanal send., kübital tünel send.

Tedavi: Etiolojik neden varsa ortadan kaldırılır. Guyon kanal bölgesi eksplore edilir, volar karpal lig. kesilir.
|
|
DE QUARVAİN HASTALIĞI
El bileği ve ön kolun baş parmak köküne yayılan ağrı ve şişlikle kendini gösteren bir tendon ve tendon kılıfı iltihabıdır. Baş parmağı hareket ettiren, onu diğer parmaklardan uzaklaştıran (abduktor pollisis longus) ve geriye doğru büken (ekstansör pollisis brevis) kaslarının tendonlarının iltihaplanmasıdır. Çok sık rastlanan ve kolay teşhis edilen bir hastalıktır. Tendonla tendon kılıfı arasında düzensizlik ve şişme olur bunun sonucunda tendonla tendon kılıfı arasındaki kayganlık azalır.

Nedenleri

Kavrama, sıkıştırma, sıkma, burkma, daktilo yazma gibi tekrarlayan aktiviteler, bu iki kasa ait tendonun geçtikleri kanalda sıkışmasına sebep olurlar. Bu hareketler tendon ve tendon kılıflarında yıpranma, yozlaşma, ve enflamasyona yolaçarlar. Tendon çevresindeki sinovial dokuda iltihaplanma ve buna bağlı olarak şişlik oluşur. Böylelikle tendonun kılıfı içinde kayması ve hareket etmesi zorlaşır. Romatoid artrit ve gut gibi bazı iltihaplı romatizmaların başlangıcında veya seyri esnasında da benzer belirtiler oluşabilir.

Belirtileri

Ön kolun baş parmak tarafında huzursuzluk ve ağrı ilk belirtidir. Ağrı el bileğine ve baş parmağa doğru yayılabilir. Baş parmağın hareketleri esnasında bu bölgede bir sürtünme sesi duyulabilir.
İlerlemiş ve ağır vakalarda bu bölgede şişlik ve sıcaklık olabilir. Bu bölge basmakla ağrılıdır.
Baş parmak avuç içinde sıkıştırılıp, el ağrının olduğu tarafın tersine zorlanırsa şiddetli ağrı olur.

Tedavi ve tekrarları önleme

Bu bölgeye lokal anestezik+kortizon enjeksiyonları yapılması hastaların çoğunda rahatlama sağlar. Enjeksiyondan sonra mutlaka istirahat splinti verilmelidir. Bütün bu tedbirlere rağmen iyileşmeyen hastalarda ortopedik cerrahi girişim yapılabilir.
Tekrarlayan hareketlerden kaçınmak ve bu mümkün değilse elin olabildiğince nötral pozisyonda tutulması tekrarları önlemek için gereklidir. Ayrıca splintlerle elin dinlendirilmesi gerekir.
|
|
İNTERSEKSİYON SENDROMU ( ÖN KOL SIRTINDA TENDİNİT )
Ön kolun başparmak tarafında iki kasa ait tendonun kesişim yerinde ağrı ve hassasiyet olmasıdır. Interseksiyon sendromu genellikle De Quarvain hastalığı ile karıştırılır, fakat aslında iki hastalığın yerleşim yerleri birbirinden farklıdır.

Nedenleri

Bu hastalığın en önemli sebebi kavrama, döndürme, sıkma, burkma gibi tekrarlayan ve zorlayıcı hareketlerdir. Tekrarlayıcı ve zorlayıcı hareketler sonucu normalde birbiri üzerinden kolayca kayan tendonlarda aşınmalar ve yozlaşmalar olur. Tendon ve tendon kılıfı sertleşir ve her harekette tendon tendon kılıfına ve komşu tendonlara sürtünür. Tendonların kesişme yerlerinde sürtünmenin azalmasını sağlayan sinovia aşınır ve incelir. Bu olaya tenosinovit adı verilir.
Ön kol sırtında başparmak tarafında ağrı, basmakla hassasiyet, sürtünme sesi ve şişlik olabilir.

Tedavi

Soğuk uygulama ağrıları ve yangıyı azaltır. El bileğine istirahat splinti verilir. Tekrarlayan ve zorlayıcı hareketlerden kaçınılır. Ağrıyı artıran aktiviteler kısıtlanır. Antienflamatuar ilaçlar kullanılabilir. Lokal kortizon ve anestezik enjeksiyonlar yapılır. Bütün bunlara rağmen iyileşmeyen lezyonların tedavisinde cerrahi tedavi uygulanır.
|
|
TETİK PARMAK ( TRİGGER FİNGER )
İsmine bakıldığı zaman bir avcı hastalığı gibi duran bu durum parmaklarda tetik çekme hareketi esnasında ortaya çıkan bir durumu belirtmek üzere kullanılmıştır.Bu durum genellikle 40 yaşın üzerinde ve diabetli,romatizmal hastalığı bulunan kişilerde rastlanılan bir olaydır. Ancak her yaşta hatta yeni doğanlarda dahi görülebilir. Genç yaşlarda avuç içlerini fazla kullanan sporcularda (off-road bisiklet-motosiklet kullanıcıları, dağcılar gibi) görülebilir.

Nedenleri

Tetik parmak hastalığının oluşum mekanizması halen tam olarak bilinmemektedir anacak hastalığın seyri gayet iyi bilinmektedir.Parmaklarda tetik hareketinin yapılmasından sorumlu olan tendon ve yatağının etkilendiği bilinmektedir.Tendon yapısı kaslar ile kemikler arasında ki ilişkiyi sağlamaktan sorumlu olan yapılardır.Her tendonun üzerini örten bir tabaka mevcuttur.Bu tabakanın oluşturmuş olduğu kılıf içerisin de tendon parmakların hareketi ile bir kayma yaparak yatağı içerisinde hareket eder.
Tendon kılıfının enflamasyon nedeniyle şiştiği,kalınlaştığı için tendon parmak hareketleri esnasında yapması gereken kayma hareketinde güçlükle karşılaşır.İlk başlarda kılıfın hasarlı bölümünde hereketin azalmasına bağlı olarak takılma ve ancak bir atlama hareketi ile rahatlam tarzında olan belirtiler, tedavi uygulanmaz ve olay ilerlerse kılıfın giderek kalınlaşması ve tendon hareketinin tamamı ile kaybolarak parmağın tetik çeker pozisyonda kitli kalması ile sonlanır.

Tanı

Bu hastalığın tanısında röntgenin yeri yoktur.Doktorunuz yaptığımuayene ile parmağı inceler,ele gelen şişlik,kitle,nodulleri tespit eder.Parmak gergin,şiş olabilir.Genellikle avuç içine en yakın eklem de tespit edilir.

Tedavi

Tedavinin amacı şişliği indirmek ve yakalama hareketini sağlamaktır.1. aşama tedaviyi; şişliği gidermeye yönelik aspirin yada ibuprofen gibi ilaç tedavisi,istirahat amaçlı parmak atelleri oluşturur.Ani ve yeni başlayan vakalarda uygundur.
Eğer şikayetler gerilemez ise 2.aşamada tendonun kalınlaşmış bölgesine lokal kortizon enjeksiyonu yapılacaktır.Bu tedavinin getirdiği rahatlama hastadan hastaya değişik olup birkaç haftadan birkaç aya uzanan bir periodtur. Nüks sıktır. Bu aşama subakut (3hafta ile 3 ay içinde yakınmaları-burada ağrı ve sabah sertliği gibi yakınmalardan bahsedilmektedir, kilitlenmeye başlaması çok daha geç başlayabilir) başlamış vakalarda tam iyileşme sağlayabilir.
Diabetli yada romatizmal hastalığa bağlı bu durumun geliştiği kişilerde, kronik (3 aydan fazla yakınması olan) vakalarda ve sık kilitlenme olan vakalarda ise tedavi cerrahidir.Tendonun kalınlaşmış kısmının tamiri sonrası hareket normale dönecektir.Ameliyat sonrası fizik tedavi rehabilitasyon gerekebilir.
|
|
EL BİLEĞİ GANGLİON KİSTLERİ
Ganglion kistleri genelde el bileğinin sırt bölümünde (dorsal yüz ) bazende iç bölümünde veya baş parmak ve parmakların eklemleştiği alanlarda yada parmakların dip noktalarında görülebilirler. Orta sertlikte genelde ağrısız şişliklerdir. Zararsız kistleridir ve zaman içerisinde kendiliğinden kaybolacaklardır.
Ganglion eklem içerisinde yer alan kemik ve kas dokularının arasında bulunan bağ dokusundan kaynaklanarak şişlik görüntüsü ile karşımıza çıkar. Bu şişliğin içerisinde yoğun, kaygan eklem sıvısı ile aynı özellikte bir materyal bulunur. Genel bir kural olarak hareketliliğinizin artması ile bu şişlik büyür ve tam tersi hareketliliğinizin azaldığı dönemlerde bu şişlik küçülür.

Nedenleri

Ganglionların oluşum mekanizmasını başlatan sebepler bugün için halen bilinmemektedir. Kadınlar da erkeklerden daha sık olarak görülür ve en sık olarak el bileğinin üzerine sürekli yük uygulamak zorunda kalan jimnastikçilerde görülür. Ganglion içindeki kistik yapı eklemden geçen sinir dokuların üzerine bası yapacak kadar büyüdüğü zaman ağrı oluşturabilirler. Çok büyük ganglionlar ağrısız olsalar da rahatsız edici olabilirler. Tam tersi cilt altı çok zor ortaya konabilen küçük ganglionlar çok ağrılı olabilirler.

Tanı

Doktorunuz size bu şişliğin ne zamandan bu yana var olduğunu, ebadında bir değişiklik olup olmadığını, ağrılı olup olmadığını soracaktır. Yine muayene esnasında parmağı ile kistin üzerine bastırarak basınç uygulayacak ve bir ışık kaynağı ile kistin ışık altında ki görüntüsünü inceleyecektir. Çektireceğiniz bir grafi ve tetkikler ile bu olayın romatizmal hastalığa bağlı eklem bozukluğundan yada bir kemik tümöründen kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılacaktır.

Tedavi

Tedavinin birinci aşamasını konservatif yöntemler oluşturur. Ganglion tümöral bir yapı olmadığı için ve zaman içerisinde kendiliğinden kaybolabileceği için doktorunuz kontrolu altında belli bir süre beklenebilir.
Aktivite ile ganglion boyu artacağı için, bunun sonrasında sinir basısına bağlı ağrı gelişebileceği için doktorunuz size bir el bilekliği veya alçı tespiti ile takip önerebilir. Bu esnada ganglion küçülebilir belki de kaybolabilir. Ağrı azaldığında veya ganglion küçüldüğünde el bileği hareket açıklığını arttırmaya yönelik bir tedavi başlanır.

Aspirasyon: Ganglionun ağrıya yol açtığı durumlarda veya hareket kısıtlılığı yaratacak kadar büyüdüğünde, ganglion içindeki sıvı "aspirasyon" adı verilen bir işlem ile dışarı çekilebilir. Ancak bu işlem esnasında sıvının çok yoğun olması sebebiyle sıvı dışarı alınamayabilir.
Yukarıda anlatılan tedavi yöntemleri sonrasında ganglionun verdiği hareket kısıtlılığı ve ağrı giderilemediği zaman ganglionun çıkarılması gerekir. Ancak unutulmaması gereken nokta bu işlemin ardından ganglionun tekrarlayabileceğidir. Bu işlem sonrasında birkaç gün için ağrı, şişlik gibi problemler ile karşı karşıya kalınabilir.
|
|
ÇEKİÇ PARMAK ( MALET FİNGER )( BEYZBOLCU PARMAĞI )
Her yıl sezonun açılması ile beraber doktora müracaatı en sık artan hastalıklardan birisi olarak bilinir. Topun parmağın uç noktasına çarparak parmağın aşağıya ve avuç içine doğru bükülmesi sonrasında oluşan bu durum ‘mallet finger=çekiç parmak’ olarak ta bilinir. Spor dışında parmak ucuna gelen diğer travmalarda aynı probleme sebep olabilirler.
Parmaklar normal şartlarda avuç içine doğru sadece 35-40 derece bükülebilirler.Parmağa hızla çarpan top parmağın bu derecelerin üzerinde bükülmesine sebep olarak,bu hareketin yapılmasından sorumlu olan tendonun yırtılmasına sebep olur.Zaman zaman topun hızı o kadar yüksek olur ki bu darbe sonrasında tendonun kemiğe yapışma yerinden kemiğin ayrışmasına veya küçük kemik parçacıkların kopmasına dahi sebep olabilir.Tendon koptuğu zaman parmak yukarıya doğru kaldırılamaz ve aşağıya doğru bükük şekilde kalır.
Bu yaralanma çok şiddetli ağrıya sebep olur.Parmak ucu,tırnak yatağı şişer,kızarır ve gerginleşebilir.Eğer böyle bir şey başınıza gelecek olursa hemen o anda oyunu bırakın.Hemen buz uygulamasına başlayın,elinizi kalp seviyesinin üstüne alın.Acil olarak doktorunuza ulaşın.Doktorunuz sizden kemik dokuda bir problem olup olmadığını anlamak üzere röntgen çekilmesini isteyecektir.Bazen eklem yüzeylerinin birbirine bu sert temasından dolayı kıkırdak problemleri oluşabilir.Bazense parmağın çıktığı durumlarla karşılaşılmıştır.
Bu durumda parmağınız 4-6 hafta arasında atele alınacaktır. Burada amaç tendonun doğru pozisyonda iyileşmesini sağlamaktır.
Kişisel veya yırtıkla ilgili problemler dolayısıyla zaman zaman bir tel ile en uç eklemin içten tesbiti gerekebilir. Tel ile tesbitlerde tendonun iyileşme ihtimalilığı daha yüksek fakat iyileşme sonrası rehabilitasyon zordur. Bu tedavilere rağmen % 20 oranında geç cerrahi gerekebilir. Ancak tendon yaralanması ile beraber ciltte açık yara gibi bir ek problem varsa bu gibi durumlarda enfeksiyon riski mevcut olduğundan direkt cerrahi tedavi uygun olacaktır.
Bu durumla çocuklarda karşılaşıldığı zaman daha dikkatli olunmalıdır.Çok sert travmalarda büyüme kıkırdağı zedelenebileceği için dikkatli muayene ve tedavi şarttır.Bu sayede ileride deformite veya şekil bozukluğu oluşması engellenmiş olur.
|
|
HEBERDEN VE BUCHARD NODÜLLERİ
El parmaklarında ve baş parmak kireçlenme çok sıktır. Baş parmak kökündeki kireçlenme diz ve kalçalarda başlayacak kireçlenmelerin habercisi gibidir.
El parmak eklemlerindeki kireçlenme en çok parmakların uç eklemlerinde daha sonrada orta eklemlerinde görülür. Uç eklem kireçlenmelerinde oluşan yapıya HEBERDEN NODÜLÜ , orta eklemlerdeki yapıya BOUCHARD NODÜLÜ denir. Başparmak kökü kireçlenmesine de RİZARTROZ adı verilir. Hederden nodülleri çok daha sık görülür. Parmaklarda ağrılara, şekil bozukluklarına, el fonksiyonlarında bozulmaya sebep olabilirler.
Parmaklardaki kireçlenme nadiren 30 yaşlarında başlar. Normalde 45-50 yaşlarında %10-15 oranında görülmesine karşın yaş ilerledikçe artar.070 yaşın üzerinde %80-90 oranına yükselir. Kadınlarda erkeklere göre 10 kat daha sık ortaya çıkar.
1-Kadınlarda
2-Kalıtsal özelliği vardır. Annesinde , kız kardeşinde Heberden Nodülü olan kişilerde 3 kat daha fazla görülmektedir.
3-Parmak eklemlerini zorlayan , eklem içi basıncı arttıran işler yapanlarda , örneğin makas kullanan terzilerde , çok ağır ve sık poşet benzeri eşya taşıyanlarda , bez sıkan temizlikçilerde , titiz ev kadınlarında
4-Sebebi bilinmese de şişmanlarda
5-Kronik böbrekyetmezliği polan ve dialize giren hastalarda (kıkırdak ve kemik metabolizmasındakiolumsuz değişiklikler nedeni ile )
6-Hipermobilite dediğimiz , eklemlerin aşırı hareketlerine izin veren eklem yapısına sahip kişilerde
7-Eklem korunmasının azalmasına yol açan kas zayıflıklarında
8-Kalça özellikle dizlerinde kireçlenme olan hastalarda
Bazı hastalarda belirli bir sebep olmadan parmak uç eklemlerinin üstünde küçük kistler oluşur, bunlar Heberden Nodüllerinin habercisidirler. Zamanla sertleşir ve eklemle ilişkilenirler.
Eklemin iki yanında sert şişlikler ve parmak ucunda yana doğrueğilme oluşur.Eklemde bozulma meydana gelirken ağrı, şişlik, kızarıklık,hareketlerde ağrı el becerilerinde azalma olur.
Hızlı bozulma gelişimini tamamlayınca şişlik kızarıklık geçer. Ama hergün olmasa da çoğu gün eklemlerde ağrı sabahları kısa süren hareket zorluğu , deformite , ekleme güvensizlik hissi ve fonksiyonel kısıtlılık devam eder. Yaş arttıkça tutulan eklem sayısı ve deformitesi artar. Zamanla parmak orta eklemleri ve başparmak kökü eklemi de hastalığa katılır.
Nasıl Tedavi Edilir? Ve Nasıl Korunulur?
Hızlı gelişim devresinde dikkatli olmak ve durumu iyi değerlendirmek gerekir.Bunun için bu devrede eklemleri aşırı yüklenmden korumak ,atel kullanmak , enflamasyon var ise (ağrı,şişlik , kızarıklık, eklemde sıvı gibi) romatizmal ilaçlar, enflamasyon yok ama ağrı var ise parasetamol gibi basit ağrı kesici ilaçalr kullanılmalıdır. Bu önlemler ilerde oluşabilecek deformitelerin gelişmesini önler.
Akut dönemlerde soğuk tedavisi verilir. Kronik dönemde ise Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümlerinde Derin ve Yüzeyel (ultrason , kısa dalga, parafin, infraruj, hotpack gibi…) ısıların uygulanmasındn hastalar yararlanırlar.
Kaslar zayıflayınca eklem korunamaz ., daha çabuk deforme olurlar. Kas aktivitelerini azaltmayacak ama eklemide zorlamayacak egzersizler yapılmalıdır.
Deformiteler oluşmuş hastaların eklemlerine düzeltici ortopedik operasyonlar yapılabilir.
Son yıllarda etkinliği gittikçe kabul edilen kıkırdakların korunmasını ve onarımını sağlayan Glukosamin Sülfat içeren ilaçlarda önerilmektedir.
|
|
DUPUYTREN KONTRAKTÜRÜ
Elde palmar yüzde deri ile derin yapılar arasın¬daki subkutanöz fibrillerin bulunduğu fibro-adi-poz dokuyu tutan ve ileri dönemlerinde elde ağır fonksiyon kaybına neden olabilen idiopatik bir has¬talıktır.

Etiyolojide nörosifiliz, pulmoner tüberküloz, serbest radikaller, HIV infeksiyonu gibi birçok se¬bep gösterilmiştir; Bunlar arasında hastalığın ancak alkol kullanımı ve diabet ile ilişkisi kesin olarak gösterilebilmiştir.
Dupuytren kontraktüründe normal yapıdaki band ve ligamanlar, nodul ve kord yapısına dönüş¬müşlerdir. Nodüller, ilk görülen primer patolojik bulgulardır. Kord'lar, asellüler yoğun kolojen biri¬kimi olan yapılardır; Kontrakte olup MP-IP eklem¬de fleksiyon deformitesine neden olurlar).
Bu hastalık adını 19. yüzyıl başlarında yaşamış ve onu tarif etmiş olan Fransız cerrahı Baron Dupuytren'den almıştır. özelliği cildin altındaki dokunun üstünün sertleşmesidir (palmar fascia).

Belirtiler

Bir veya birkaç parmağı açamamak,
Avuç içinde küçük bir şişkinlik veya sertlik.
Dupuytren kontraktürü genellikle ağrılı değildir, fakat elde ilerleyen bir deformasyon meydana getirebilir. Aynı zamanda ayak tabanında da buna benzer doku sertleşmesi ve çekmesi görülebilir. Bu rahatsızlık en çok yüzük parmağı ve küçük parmakta oluşur fakat herhangi bir parmağı, ayak tabanını hatta penisi etkileyebilir.
Hastalığın nedeni bilinmemektedir. Fakat kalıtım öğesi güçlü görülmektedir. Çünkü bu problem aynı ailenin bireylerinde daha fazla görülür. Bir diğer ortak özellik, orta yaşlı erkekler olup bazıları alkolik veya epileptiktir. Bu bağlantının nedeni bilinmiyor. Tek bir travmatik olaya bağlı olma ihtimali fazla değildir.

Teşhis

Bu hastalığın teşhisi için fizik muayene genellikle yeterlidir. Hasta bölgenin üzerindeki derinin çukurlaşması oldukça karakteristiktir. Derinin altında, hareket ettirilemeyen bir doku şeridi de olabilir. Bileğin pozisyonundaki bir değişiklik kontraktürü etkilemez.
Teşhis koyulduktan sonra, hastalığın ilerlemesini gözlem altında tutmak önemlidir. Doktorunuz avuç içiniz aşağı gelecek şekilde elinizi düz bir yüzeye koymanızı isteyebilir. Eğer bu durumda parmağınızı açamazsanız, tedavi gerekebilir. Testin sonucu negatif bile olsa, zaman zaman bu testi tekrarlamanız gereklidir. Sonuç, durumun kötüleştiğini gösterirse, ameliyat yapılabilir.
Bu sık rastlanan hastalık, çoğunlukla ağrılı olmamasına rağmen parmakların esnekliğinin gittikçe azalması zaman içinde rahatsızlığa yol açabilir. Fakat birçok vakada tedavi gerekmez.
Ameliyat gerekli olduğu zaman sıklıkla, normal hareket yeteneğinin tamamı veya çoğu geri dönebilir, yine de, bazı kimselerde rahatsızlık nüksedebilir.

Tedavi

Tedavide temel amaç, etkilenen elde bozulmuş olan fonksiyonel kapasiteyi ve deformiteyi tekrar düzeltmek ve nüksü önlemektir.
Ameliyat, büzüşmüş dokuların çıkarılması ve bazı vakalarda vücudun diğer bölgelerinden alınan derinin bu bölgeye nakledilmesi (greft) ya da diğer cerrahi girişimlerden oluşur. El birkaç gün ya da hafta açık pozisyonda parmaklarla birlikte sarılacak ve daha sonra parmak ve el egzersizlerinden oluşan fizik tedavi başlayacaktır.
Postoperatif komplikasyonlar, Yara iyileşmesi ile ilgili problemler, infeksiyon, hematom, sinir yaralanması (nöroma-hipoestezi), arter yaralanması (soğuk intoleransı-dolaşım bozulması), eklem sertliği olarak sıralanabilir, Refleks sempatik distrofi gelişebilir.
|
|
EL VE BİLEK EKLEMLERİNİ KORUMA
Aynı el ile yapılan tekrarlayıcı hareketlerden kaçınınız.
El bileği ve el ile yapılan işlerde ön kol ve kolunuzu da kullanınız.
Yazı yazmak, ince el işleri yapmak gibi aktivitelere sık sık ara verin.
Kalem, çekiç, tornavida gibi elle kullanılan alet ve malzemelerde kavramayı kolaylaştırmak için kalın saplı olanlarını tercih edin.
Yazı yazarken parmaklarınızı fazla sıkmayın ve bileklerinizi düz tutun. Bu durum özellikle çocukları ileride el ve bilek problemlerinden korumak için önemlidir.
El ve bilekle ilgili sorunlarınız varsa bir istirahat splinti yada bilek desteği kullanın.
|
|
|
|
|