EL ve EL BİLEĞİ AĞRILARI
Q
EL VE EL BİLEĞİ ANATOMİSİ

EL ANATOMİSİ
El; önkol kemikleri olan radius-ulna ile bilek eklemini ve birbirleriyle eklem
yapan 2 sıra halinde 8 kemikten oluşan küçük karpal kemikler, 5 tarak kemiği,
14 parmak
kemiğinden oluşur. Servikal (boyun) omurlarından çıkan sinirler
önce brakial pleksusu yapar daha 3 sinir olarak ele kadar uzanır. Median,
radial sinir ve ulnar sinir eldeki ana sinirlerdir.


Bu 3 sinir elin karmaşık ve mükemmel hareketlerini yönetirler ve
duyusunu üst merkezlere iletirlerdir. El hareketlerinin büyük kısmı önkolda
bulunan ve tendonları ele uzanan adaleler aracılığı ile olur. El bileğini
bükücü kaslar (fleksörler) dirseğin iç kenarına, doğrultucu kaslar
(ekstansörler) dirsek dış kenarına yapışırlar.
EL VE EL BİLEĞİ AĞRILARI
El ve el bileğinde çok sayıda kemik, eklem, tendon, bağ ve kas
vardır. Ellerimiz günlük hayatta sayısız fonksiyonları olan son derece karmaşık
anatomik oluşumlardır. Eller karmaşık fonksiyonları ile adeta beynimizin bir
uzantısı gibidir. Eller bu fonksiyonlarını yaparken birçok travmaya ve
tekrarlayan hareketlere maruz kalırlar.
El bileğinde en sık rastlanan hastalıklar tendinitler, sinir sıkışma
sendromları ve dejeneratif ve iltihaplı romatizmal hastalıklardır. Sistemik
romatizmal hastalıklar kendi konuları içinde anlatılacaktır. Burada elin ve el
bileğinin en sık karşılaşılan hastalıkları anlatılacaktır.
El bileği ve el ağrısı yapan hastalıklar
·
Osteoartroz (Kireçlenme)
·
De Quervain hastalığı
·
Karpal tünel sendromu
·
El bileğinde ulnar sinir kompresyonu
·
Tetik parmak
·
Dupuytren kontraktürü
·
Sudeck atrofisi
·
Raynaud hastalığı
·
Artritler. Romatoid artrit, psöriatik artrit, ankilozan spondilit
·
Hipertrofik osteoartropati
·
Gangliyon kistleri
·
Travma
ELİN OSTEOARTROZU
Ailesel
yatkınlık nedeniyle, uzun süre tekrar tekrar kullanılmaya, kaza veya
yaralanmaya bağlı olarak, ya da eklemi tutan bazı romatizmal hastalıkların geç
evrelerinde kıkırdak kabalaşır. Zarar gören ve tahrip olan kıkırdağın normalde
parlak mavimsi beyaz olanrengi, pürtüklü sarımsı ve mat bir görünüm kazanır.
Eklemi oluşturan kemikler arasındakimesafe daralır ve bunun sonucunda kemik
uçları adeta birbirine sürtünmeye başlar.
Osteoartritli
eklemde sertlik, tutukluk veya katılık hissi, ağrı yanında bazen de şişlik
ortaya çıkar. Elin osteoartrozu genellikle 40 yaşın üzerinde başlar. Erkeklere
göre kadınlar hastalığa on kat daha fazla yakalanır. Tek eklemi tutabilirse de
çoğunlukla tutuluş birden fazla eklemdedir. Özellikle ailenin kadınlar
tarafında yaygındır; anne, kız, kız kardeş gibi.
Radyolojik
olarak incelendiğinde eklem aralığının daraldığı, eklemi oluşturan kemiklerin
birbirine yaklaştığı ve kemikte skleroz (Beyazlaşma) olduğu dikkati çeker.
Ayrıca adeta yeni kemik oluşumları gibi kemiksi çıkıntılar büyüyerek eklemi
genişletir. Dışarıdan bakıldığında da eklemin normal şeklini kaybederek
genişlediği gözlenir. Eklemin çevresindeki adaleler de zayıflayabilir.

Hastalık ağrısız veya pek az bir
ağrı ile aylar ve yıllarca farkedilmeden ilerleyebilir. Hastalar hekime
genellikle parmaklarında giderek belirginleşen kötü görünümlü nodüller
nedeniyle başvururlar. Bazı hastalar işlerini eskisi kadar beceriyle
yapamadıklarından yakınır.
Osteoartritten
kaynaklanan yakınmalarınız hangi eklemlerinizin etkilendiğine, ne kadar
zamandan beri osteoartritinizin olduğuna ve genel sağlık durumunuza bağlıdır.
Yakınmalar günlük yaşamı etkileyebilir.
Bu
hastalıkla ilgili olarak en sık rastlanan bazı yakınmalar şunlardır:
-Bir yada
iki eklemde ağrı ve sertlik veya katılık hissi,
-Hareket
sırasında eklemden kıtırtı şeklinde ses gelmesi,
-Eklemin
genişlemesi, deforme olması,
-Bazı
durumlarda şişlik,
Bu
yakınmalar yavaş yavaş ortaya çıkar ve eklemin kullanılması ile kötüleşir.
ROMATOİD
ARTRİT
Romatoid
artrit genellikle el ve ayak eklemleri de dahil olmak üzere, simetrik olarak
eklemlerde inflamasyon ve bunun sonucunda şişme, ağrı ve zamanla eklem içinde
hasara
yol açan otoimmün bir hastalıktır.
Nedenleri
Romatoid
artrit vücutta değişik bulgular ile de ortaya çıkabilir. Nedeni tam olarak
bilinmemektedir. Genetik yatkınlık ve diğer birçok faktör hastalığı oluşturan
otoimmün reaksiyonu ortaya çıkarıyor olabilir. Hastalık toplumda % 1 oranında
görülür ve kadınlarda erkeklere oranla 2 veya 3 kat daha sıktır. Genellikle
25-50 yaş arasında ortaya çıkar. Ancak diğer yaşlarda da görülebilir. Bazı
kişilerde hastalık kendiliğinden gerileyebilir. Tedavi ile her dört kişiden
üçünün bulguları azalabilir. Ancak buna karşın her on kişiden birinde dereceli
işlev kaybı gelişir. Bu hastalıkta otoimmün sistem eklem yüzeyini örten dokulara
yönelir. Giderek kıkırdak, kemik ve eklem bağları aşınır, eklemin içinde
skarlar oluşmasına yol açar.
Sonuçta
eklemler değişen oranlarda yıkıma uğrarlar.
Belirtiler ve
Komplikasyonlar
• Romatoid
artrit aniden aynı anda birden fazla eklemde inflamasyon ile ortaya çıkabilir.
• Çoğu
zaman sessizce başlayıp çeşitli eklemleri etkiler.
• Vücudun
sağ veya sol tarafında belirli bir eklem tutulmuşsa, aksi tarafta da aynı
eklemde
inflamasyon
ortaya çıkar.
• El
ve ayak parmakları, el bileği, dirsek, ayak bileği gibi küçük eklemlerde
başlaması tipiktir. İnflamasyon olan eklemler, sıklıkla uyandıktan ya da uzun
süre hareketsiz kaldıktan sonra ağrılı ve sıklıkla tutuktur.
• Bazı
hastalar öğleden sonraları kendilerini yorgun ve güçsüz hissederler.
• Etkilenen
eklemler büyüyerek deforme olabilirler.
• Kimi
eklemlerde kontraktür gelişir ve belirli bir pozisyonda kalıp açılamazlar. El
parmakları serçe parmağına doğru eğilir. Şiş el bileğinde karpal tünel sendromu
gelişebilir.

• Diz
arkasında oluşabilen kistler, patlayarak ayaklarda şişme ve ağrıya neden
olabilirler.
• Hastaların
% 30-40’ında genellikle hasta eklemlere yakın yerlerde, deri altında nodüller
ortaya çıkar.
• Romatoid
artrit hafif bir ateş ile birlikte damarlarda vaskülit adı verilen
inflamasyonlara da yol açabilir. Bunun sonucu olarak sinir hasarı ayak
ülserleri görülebilir.
• Akciğer
zarının ya da kalbin en dış tabakasının inflamasyonu (plörezi, perikardit) veya
skar
oluşumu
sonucu göğüs ağrısına, solunum güçlüğüne ve kalp fonksiyonunun bozulmasına yol
açabilir.
• Bazı
hastalarda lenf bezleri şişebilir, Sjögren sendromu ya da gözlerde inflamasyon
da oluşabilir.
Tanı
Romatoid
artriti, artrit yapan diğer hastalıklardan ayırmak bazen zor olabilir.
Aşağıdaki bulgulardan dördü olan hastalarda romatoid artrit olasıdır.
• Sabahları
1 saatten fazla süren tutukluk (en az altı haftadan beri)
• Üç
ve daha fazla eklemde inflamasyon (en az altı haftadan beri)
• El,
el bileği ve parmaklarda artrit (en az altı haftadan beri)
• Kanda
romatoid faktör bulunması
• Röntgen
filminde karakteristik değişiklikler.
Hastalarda
laboratuvar testleri,
Eklem
sıvısı muayenesi veya bazen de biyopsi, tanı için gerekli olabilir. 9/10
hastada kanda eritrosit sedimantasyon hızı artmıştır.
Çoğu
hastada hafif anemi vardır. Nadiren akyuvar sayısı da azalır. Romatoid artritli
hastaların çoğunda kanda ayırt edici antikorlar mevcuttur. Her on hastadan
yedisinde romatoid faktöre rastlanır. Bu aynı zamanda kronik karaciğer
hastalarında ve bazı infeksiyonlarda (kimi kişilerde) hastalık olmaksızın da
pozitif olabilir. Romatoid faktörün yüksek düzeyde olması romatoid artritin
şiddeti ile ilişkilidir.
Önlem ve Tedavi
Romatoid
Artritli hastalarda tedavi çok yönlü yürütülür. Hastalara ilaç tedavileri
yanında, bilinçlendirme, dinlenme ve egzersiz önerileri, başkalarına bağımlı
olmalarını önleyebilecek destek araçlar sağlanması ileri olgularda cerrahi
tedaviler söz konusu olabilir. Tedavi inflamatuvar süreci baskılamak,
hastayı aktif hale getirmek, tutukluk ve ağrıyı önlemek ve genel olarak
yakınmaları azaltma amacına yöneliktir ancak tamamen hastalığı ortadan
kaldırmaz.. Romatoid artrit kontrol edilmediğinde giderek kalıcı fonksiyon
kayıplarına yol açtığından tedavi mutlaka bir uzman hekim tarafından
yönlendirilmelidir.
EL VE EL BİLEĞİNDE
ROMATİZMA
Poliartrit
bulguları gösteren romatizma çoğunlukla 20-60 yaşlarındaki kadınlarda
görülür. Bilateral ve simetrik olarak başlar el bileği veya
metakarpofalangeal eklemleri tutar. Sinovial enflamasyon ilerleyici tarzda
eklemi bozar. Kıkırdak, eklem kapsülü, ligamanlar
progresif
olarak harap olur. Romatoid sinovit, el ve el bileği seviyesinde
ekstasor ve fleksor tendonların sinovial dokularını tutarak uzun
dönemde tendon rüptürlerine neden olur.
Ekstansor
tendonlar fleksor tendonlara göre daha fazla tutulurlar. Tendon rüptürü en
çok EPL da görülür.
Romatoid
artrit sonucu el ve el bileğinde görülen deformiteler şunlardır:
• Ulna
başının posterior çıkık
• ECU
in anteriora yer değiştirmesi
• TFCC
in destrüksiyonu
• El
bileği kemiklerinin proksimalinin fleksiyona distalinin ekstansiyona gelmesi
• Parmaklarda
ulnar deviasyon (Şek 27)
• Çekiç
parmak deformitesi
• Boutonniere
deformitesi
• Kuğu
boynu defrormitesi
• Başparmakta
Z deformitesi
• Trapezo-metakarpal
eklemde romatoid artrite bağlı dejenerasyon
Cerrahi tedavi:
Metakarpofalangeal
eklemde medikal tedaviye cevap vermeyen romatoid sinovitler için,
eklem
harabiyetini önlemek amacı ile sinovektomi uygulanır.
• Tendon
rüptürlerini önlemek amacı ile tenosinovektomi
• Kalıcı
eklem destrüksiyonlarında artroplasti uygulamaları (özellikle trapezo-metakarpal
eklem ve metakarpofalangeal eklem)
• Artroplasti
uygulaması yapılamayan eklemlere artrodez (özellikle başparmak
metakarpofalangeal eklem)
KARPAL TÜNEL SENDROMU (
KTS ):EL BİLEĞİ KANALINDA SİNİR SIKIŞMASI
Karpal tünel sendromu (KTS); el ve elbileğini etkileyen sık
karşılaşılan bir problemdir. El bileğindeki karpal tünelde median sinirin
baskıya uğraması sonucu semptomlar başlar. Bu medikal duruma sinir sıkışması
ismi verilir. Karpal tünelin hacmini azaltan veya karpal tüneldeki dokuların
boyutunu arttıran her durum karpal tünel sendromu semptomlarının oluşmasını
sağlayabilir.
Bu sendrom elin gün içinde bilgisayar kullanımı gibi uzun süre
kullanılması gereken mesleklerle olan ilişklendirme yüzünden geçmiş yıllarda
çok ilgi çekmiştir. Fakat bu sendrom iş ile ilgisiz olarak herkeste
gelişebilir.

Karpal tünel; bir tarafta el
bileği kemikleri diğer tarafta transvers karpal ligamanın olduğu , elbileğinin
ele açıklığıdır( ligamanlar kemikleri bağlar). Bu açıklık tüneli oluşturur.
Median sinir karpal tünelden geçerek ele girer. Başparmak,
işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağını yarısına duyu verir. Ayrıca
başparmak tenar kaslarının kontrolü için bir dal verir. Tenar kaslar
başparmağın opozisyon dediğimiz hareketini yaptırır. Başparmağın iç yüzü ile
diğer parmakların ucuna dokunma hareketine opozisyon denmektedir.
Median sinir ve fleksör
tendonlar karpal tünelden geçerler. Median sinir; transvers karpal ligamanın
altında tendonların üzerinde seyreder. Fleksör tendonlar elin tutma
fonksiyonunu sağladıklarından önemlidirler. Tendonlar; tenosinovyum adı verilen
bir zar ile kaplıdırlar. Tenosinovyum, tendonların biribirlerinin üzeriden
kaymalarını sağlayan kaygan bir kaplamadır.
Nedenleri
Karpal tünelin hacmini azaltan
veya karpal tüneldeki dokularda boyutunu arttıran her durum KTS semptomlarının
oluşmasını sağlayabilir. Örneğin; el bileği travması dokularda şişmeye ve
karpal tünel içerisinde basınç artışına neden olabilir. Tünel içerisine kemik
dokunun itildiği el bileği kırığı veya çıkıklarında karpal tünel içerisindeki
alan azalabilir.
Karpal tünel içerisinde anormal
basınç artışına neden olay her durum KTS semptomlarına yol açabilir. Artritin
çeşitli tipleri şişliğe ve karpal tünelde basınç artışına yol açabilir. El
bileği kırıkları sonrası iyileşmiş kemik fragmanlarının fleksor tendonlara
anormal irritasyon yapmaları sonucu ileri dönemde KTS oluşabilir.
Vücudumuzda birçok medikal durum
KTS semptomları oluşturabilir. Gebelikte fazla sıvı tutulmasından dolayı karpal
tüneldeki basınç artıp KTS gelişebilir. Diabetiklerde KTS semptomları
nöropatiden veya median sinir üzerindeki basınçtan oluşabilir. Hipotiroid
hastalar KTS problemlerine meyillidirler.
Bazı meslekteki insanlar,
yaptıkları iş nedeniyle KTS problemleri açısından daha çok risk altındadırlar.
Bu riskler;
·
Güç
·
Postür
·
El bileği dizilimi
·
Tekrarlama
·
Sıcaklık
·
Vibrasyon
Bu risklerden yalnız bir tanesi probleme yol açmayabilir fakat
yapılan iş, bu faktörlerden birkaç tanesini içeriyorsa problem gelişme riski
artar. Eğer kişi bu risklere uzun zamandır maruz kalıyorsa KTS ile ilgili
problem yaşama olasılığı artar. Sigara kullanımı, aşırı şişmanlık ve kafein
kullanımı gibi faktörler de KTS gelişiminde önemli olabilir.
Bazı vakalarda; tenosinovyumun
irritasyondan veya inflamasyondan dolayı kalınlaşması nedeniyle KTS
gelişebilir. Bu kalınlaşma karpal tünel içerisinde basıncın artmasına neden
olur. Karpal tünel, artan şişliğe cevap olarak genişleyemeceğinden median sinir
transvers karpal ligamana karşı sıkışmaya başlar. Basınç artmaya devam ederse
sinir fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremez.
Median sinir üzerindeki basınç
artımı ile birlikte sinirin zarının kan dolaşımı yavaşlar hatta durma noktasına
gelebilir. Bu duruma iskemi adı verilmektedir. İlk başta sinirin dış tabakası
etkilenir. Fakat zaman içinde sinirin içi kalınlaşır. Sinir içinde yeni
hücreler( fibroblastlar) oluşur ve skar dokusu yaparlar. Bu dokunun eldeki ağrı
ve uyuşmanın nedeni olduğu düşünülmektedir. Basınç ortadan kaldırılırsa,
semptomlar hızlı bir şekilde kaybolur. Basınç azaltılmazsa, ileri dönemde
iyileşme şansı bile kalmayabilir.
Belirtileri:
Median sinir tarafından duyusu
sağlanan alanlarda karıncalanma ve uyuşma karpal tünel sendromunun ilk
belirtileridir. Bunu bu bölgede belli belirsiz ağrı takip eder. Zamanla gece
ağrıları ortaya çıkar.
Ağrı bazen kola veya omuza
yayılır. Sendrom ilerledikçe tenar kaslarda güçsüzlük ortaya çıkar. Özellikle
bir bardak tutarken güçsüzlük hissedilir. . Karpal tünel içindeki basınç
artmaya devam ederse tenar kaslarda atrofi gelişir. Başparmak içyüzü ile diğer
parmak uçlarına dokunmak güçleşir. Gazete ve telefonu tutmakta zorlanır
Tanı:
Hastanın semptomlarını tarif
etmesi ve fizik muayene tanı koymada en önemli bölümlerdir. Hastalar genellikle
gece kendilerini uykudan uyandıran bir ağrıdan ve elini uyuşuk hissetmelerinden
şikayetçidirler.
Araba sürerken, çekiç
kullanırken veya süpürge kullanırken uyuşukluk hissi diğer şikayetler arasında
yer alır.
Semptomlarınız travma sonrası
başlamış ise elbileği kırığını ekarte etmek için röntgen çekilir.
Tanıyı koymada daha fazla
bilgiye ihtiyaç duyulursa elbileğindeki sinir iletim hızını ölçmeye dayalı
testler isteyebilir. EMG adı verilen bu test ile median sinir fonksiyonu ve
iletim hızı ölçülür.
Tedavi
Cerrahi Dışı Tedavi:
Semptomalara yol açan
aktiviteler değiştirilmeli veya mümkünse durdurulmalıdır. Ağır yük kaldırma,
tekrarlayıcı hareketler, vibrasyon içeren cihaz kullanımı ve elbileğinin
bükülmüş pozisyonda sürekli çalışma önlenmelidir. Sigara içimi bırakılmalı, kafein
alımı azaltılmalı ve fazla kilolar verilmelidir.
Karpal tünel sendromunun ilk
evrelerinde el bileği splinti kullanmak, bazen semptomları azaltabilir. Splint
el bileğini dinlenme pozisyonunda tutar. El bileğinin geriye veya aşağıya çok
fazla bükülmesini önler. El bileğinin bu pozisyonda tutulması karpal tünel
içerisinde median sinir için en geniş alanı sağlar. Splint özellikle el
bileğinin gece bükülmesini önlediğinden gece hissedilen ağrı ve uyuşmayı
azaltmada faydalı olur. Splint; semptomların sakinleşmesini ve karpal tünel
içerisindeki yapıların dinlenmesini sağlamak amacıyla gündüz de takılabilir.
Karpal tünel semptomlarını ve
ödemi azaltmak için antienflamatuar ilaçlar fayadalı olabilir. Bu amaçla
ibuprofen ve aspirin kullanılabilir. Bazı çalışmalarda yüksek doz B-6 vitaminin
semptomları azaltmada etkili olduğu gözlenmiştir. Yine egzersizlerin KTS
semptomlarını azaltmada faydalı olduğu gösterilmiştir.
Bu yöntemler hastanın
semptomalrını kontrol etmede yetersiz kalırsa , karpal tünel içerisine kortizon
injeksiyonu önerilebilir. Bu ilaç karpal tünel içindeki şişliği azaltarak
semptomlarda geçici bir iyileşme oluşturabilir.
Kortizon injeksiyonu semptomları
hafifletebilir ve doktorunuza tanı koyarken yardımcı olabilir. Eğer
injeksiyondan sonra geçici de olsa bir rahatlama olmuyor ise semptomların başka
bir problemden kaynaklandığı düşünülmelidir. Injeksiyon sonrası semptomlarda
rahatlama oluyorsa karpal tünelden kaynaklanan bir problem olduğu ortaya konmuş
olur. Bazı cerrahlar tarafından semptomlarda olan bu rahatlama cerrahi olarak
transvers karpal ligamanın gevşetilmesinin faydalı olacağının işareti olarak
kabul edilir.
Tedavinin amacı; karpal
tüneldeki basıncı azaltmak veya ortadan kaldırmaktır. Doktorunuz tarafından iş
yaşamındaki hareketlerinizde değişiklikler önerilebilir. Yararlı olacağı
düşünülen el bilek egzersizleri verilir. Yapmamanız gereken hareketler ve
aktiviteler hakkında bilgi verilir.
Cerrahi tedavi:
Semptomları azaltmada diğer
yöntemler başarısız olursa median sinir üzerindeki basıncı azaltmak için
cerrahi tedavi önerilir. Median sinir üzerindeki basıncı azaltmak için çeşitli
yöntemler mevcuttur. Sinirin üzerindeki basıncın azaltılmasıyla birlikte sinir
kan dolaşımı artar ve hastalar semptomlarından kurtulurlar. Bununla birlikte
eğer sinir basısı uzun zamandır devam ediyor ise sinirde kalınlaşma ve skar
dokusu gelişmiş olma durumu ortaya çıkar. Bu durumda cerrahi sonrası iyileşme
yavaş olur.
Açık Gevşetme:

KTS için standard cerrahi yöntem
açık gevşetmedir. El bileğinden avuç içine doğru uzanan yaklaşık 5 cm lik bir
insizyon yapılır. Cerrah; transvers karpal ligamanı keserek median sinir
üzerindeki basıncı azaltır. Bu esnada median sinir dokusunun rahatladığı net
biçimde görülür. Daha sonra kesilen transvers karpal ligamanın iki ucu ayrık
olarak bırakılıp cilt dikişi atılır. Bu şekilde median sinir üzerindeki bası
ortadan kaldırılmış olur. Zaman içinde bu iki uç arasında skar dokusu
gelişir.
Endoskopik Gevşetme

Bazı cerrahlar yeni bir teknik olan endoskopik gevşetme
yöntemini kullanmaktadır. Ciltte yalnızca küçük birkaç delik açılarak yapılan
bir tekniktir. Endoskop bu delikten içeriye sokulur. Endoskop; ince fiber-optikbir
kameradır. Cerrah kamera sayesinde karpal tünelin içini görebilir ve transvers
karpal ligamanı gevşetebilir.
Endoskop sayesinde el bileği yapıları ekrandan görülür. Sadece
transvers karpal ligamanı kesmek için özel bir bıçak kullanılır. Palmar fasya
ve el bileği üzerindeki cilt zarar görmez.
Açık gevşetmede olduğu gibi, transvers karpal ligamanın iki ucu
ayrık olarak bırakılır. Median sinir üzerindeki bası ortadan kaldırılmış olur.
Zaman içinde bu boşluk skar dokusu ile dolar.
Rehabilitasyon:
Cerrahi Dışı Tedavi Rehabilitasyonu
Eğer cerrahi dışı tedavi başarılı olursa semptomlarda 4-6 hafta
içinde iyileşme görülür. Semptomları kontrol etmek için gece splinti takmaya
devam etmek gerekir. Splint, aynı zamanda uyurken el bileğinin bükülmesini
önlemede faydalıdır. Günlük aktivitelerde el bileği kullanılmaya başlanır.
Fakat ağır kaldırma, tekrarlayan zorlayıcı hareketler ve vibrasyon içeren
aktiviteleri kısıtlamak gereklidir.
Cerrahi Sonrası Rehabilitasyon
Ameliyattan sonra semptomlarda azalma 2-3 hafta içinde başlar.
İnsizyon bölgesinde hassasiyet birkaç hafta devam edebilir.
Dikişler alındıktan sonra fizik tedavi başlanır. Ağrı ve
inflamasyonun giderilmesi ilk amaçtır. Masaj tedavisi, hassasiyetin
azaltılmasında ve skar dokusu gelişimini önlemede faydalıdır. Karpal tünel
içerisinde tendonların ve median sinirin rahat hareket etmesini sağlayacak
egzersizler verilir.
İyileşme arttıkça elbileği, el
ve önkol kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizlere başlanılacaktır.
GUYON KANAL SENDROMU

Ulnar sinir
ön kolun distalinde fleksör karpi ulnaris tendonuna lateral, ulnar artere
medialde seyreder. El bileğinde Guyon kanalına (ulnar karpal tünel) girer. Bu
tünelin çatısını palmar fasiya (volar karpal lig.) ve palmaris brevis kası
oluşturur. Kanaldan ulnar sinir ve ulnar arter geçer.
Klinik:
Guyon kanalında ulnar sinir tutulumunun nedenleri travma (alışkanlık
aktiviteleri ile) ve ganglion kistinin basısı en sık nedendir. Ayrıca artrit,
ulnar arter trombozu ve kitle sorumlu olabilir.
Ulnar
sinirin el bileğindeki anatomik bası bölgesine göre üç tip klinik sendrom
vardır.
Tip I sendromda, ulnar sinir Guyon kanalının proksimalinde
tutulur. Elde ulnar sinirin inerve ettiği kasların hepsinde motor kuvvetsizlik
vardır. Duyu kaybı elin palmar yüzündedir, dorsal yüzeyde duyu kaybı yoktur.
Tip II sendromda duyu korunmuştur. Fakat ulnar sinirin derin
branşları tarafından inerve olan kaslarda kuvvetsizlik vardır. Bu sendromda
ulnar sinirin kompresyon bölgesi genellikle pisohamate hiatustadır. İnterosseoz
ve adductor polliciste belirgin kuvvetsizlik ve atrofi varken, hipotenar kas
kitlesi ve kuvveti normal olabilir.
Tip III
sendrom nadirdir. Kompresyon Guyon kanalının distal ucundadır. Yalnız duyu dalı
etkilenmiştir.
Teşhis: EMG ile el bileği seviyesinde ulnar sinirde iletim hızının
yavaşladığı tespit edilir.
Ayırıcı tanı: TÇS, Guyon kanal send., kübital tünel send.
Tedavi: Etiolojik
neden varsa ortadan kaldırılır. Guyon kanal bölgesi eksplore edilir, volar
karpal lig. kesilir.
DE QUARVAİN HASTALIĞI
El bileği ve ön kolun baş parmak köküne yayılan ağrı ve şişlikle
kendini gösteren bir tendon ve tendon kılıfı iltihabıdır. Baş parmağı hareket
ettiren, onu diğer parmaklardan uzaklaştıran (abduktor pollisis longus) ve
geriye doğru büken (ekstansör pollisis brevis) kaslarının tendonlarının
iltihaplanmasıdır. Çok sık rastlanan ve kolay teşhis edilen bir hastalıktır.
Tendonla tendon kılıfı arasında düzensizlik ve şişme olur bunun sonucunda
tendonla tendon kılıfı arasındaki kayganlık azalır.
Nedenleri
Kavrama, sıkıştırma, sıkma, burkma, daktilo yazma gibi tekrarlayan
aktiviteler, bu iki kasa ait tendonun geçtikleri kanalda sıkışmasına sebep
olurlar. Bu hareketler tendon ve tendon kılıflarında yıpranma, yozlaşma, ve
enflamasyona yolaçarlar. Tendon çevresindeki sinovial dokuda iltihaplanma ve
buna bağlı olarak şişlik oluşur. Böylelikle tendonun kılıfı içinde kayması ve
hareket etmesi zorlaşır. Romatoid artrit ve gut gibi bazı iltihaplı
romatizmaların başlangıcında veya seyri esnasında da benzer belirtiler
oluşabilir.
Belirtileri
Ön kolun baş parmak tarafında huzursuzluk ve ağrı ilk belirtidir.
Ağrı el bileğine ve baş parmağa doğru yayılabilir. Baş parmağın hareketleri
esnasında bu bölgede bir sürtünme sesi duyulabilir.
İlerlemiş ve ağır vakalarda bu bölgede şişlik ve sıcaklık
olabilir. Bu bölge basmakla ağrılıdır.
Baş parmak avuç içinde sıkıştırılıp, el ağrının olduğu tarafın tersine
zorlanırsa şiddetli ağrı olur.
Tedavi ve tekrarları
önleme
Bu bölgeye lokal anestezik+kortizon enjeksiyonları yapılması
hastaların çoğunda rahatlama sağlar. Enjeksiyondan sonra mutlaka istirahat
splinti verilmelidir. Bütün bu tedbirlere rağmen iyileşmeyen hastalarda
ortopedik cerrahi girişim yapılabilir.
Tekrarlayan hareketlerden kaçınmak ve bu mümkün değilse elin olabildiğince
nötral pozisyonda tutulması tekrarları önlemek için gereklidir. Ayrıca
splintlerle elin dinlendirilmesi gerekir.
İNTERSEKSİYON SENDROMU (ÖN KOL SIRTINDA TENDİNİT)
Ön kolun başparmak tarafında iki kasa ait tendonun kesişim yerinde
ağrı ve hassasiyet olmasıdır. Interseksiyon sendromu genellikle De Quarvain
hastalığı ile karıştırılır, fakat aslında iki hastalığın yerleşim yerleri
birbirinden farklıdır.
Nedenleri
Bu hastalığın en önemli sebebi kavrama, döndürme, sıkma, burkma gibi
tekrarlayan ve zorlayıcı hareketlerdir. Tekrarlayıcı ve zorlayıcı hareketler
sonucu normalde birbiri üzerinden kolayca kayan tendonlarda aşınmalar ve
yozlaşmalar olur. Tendon ve tendon kılıfı sertleşir ve her harekette tendon
tendon kılıfına ve komşu tendonlara sürtünür. Tendonların kesişme yerlerinde
sürtünmenin azalmasını sağlayan sinovia aşınır ve incelir. Bu olaya tenosinovit
adı verilir.
Ön kol sırtında başparmak tarafında ağrı, basmakla hassasiyet, sürtünme sesi ve
şişlik olabilir.
Tedavi
Soğuk uygulama ağrıları ve yangıyı azaltır. El bileğine istirahat splinti
verilir. Tekrarlayan ve zorlayıcı hareketlerden kaçınılır. Ağrıyı artıran
aktiviteler kısıtlanır. Antienflamatuar ilaçlar kullanılabilir. Lokal kortizon
ve anestezik enjeksiyonlar yapılır. Bütün bunlara rağmen iyileşmeyen
lezyonların tedavisinde cerrahi tedavi uygulanır
TETİK
PARMAK (TRİGGER FİNGER)
İs
|
|
 |
mine
bakıldığı zaman bir avcı hastalığı gibi duran bu durum parmaklarda tetik çekme
hareketi esnasında ortaya çıkan bir durumu belirtmek üzere kullanılmıştır.Bu
durum genellikle 40 yaşın üzerinde ve diabetli,romatizmal hastalığı bulunan
kişilerde rastlanılan bir olaydır. Ancak her yaşta hatta yeni doğanlarda dahi
görülebilir. Genç yaşlarda avuç içlerini fazla kullanan sporcularda (off-road
bisiklet-motosiklet kullanıcıları, dağcılar gibi) görülebilir.
Nedenleri
Tetik parmak hastalığının oluşum mekanizması halen tam olarak bilinmemektedir
anacak hastalığın seyri gayet iyi bilinmektedir.Parmaklarda tetik hareketinin
yapılmasından sorumlu olan tendon ve yatağının etkilendiği bilinmektedir.Tendon
yapısı kaslar ile kemikler arasında ki ilişkiyi sağlamaktan sorumlu olan
yapılardır.Her tendonun üzerini örten bir tabaka mevcuttur.Bu tabakanın
oluşturmuş olduğu kılıf içerisin de tendon parmakların hareketi ile bir kayma
yaparak yatağı içerisinde hareket eder.
Tendon kılıfının enflamasyon nedeniyle şiştiği,kalınlaştığı için tendon parmak
hareketleri esnasında yapması gereken kayma hareketinde güçlükle karşılaşır.İlk
başlarda kılıfın hasarlı bölümünde hereketin azalmasına bağlı olarak takılma ve
ancak bir atlama hareketi ile rahatlam tarzında olan belirtiler, tedavi
uygulanmaz ve olay ilerlerse kılıfın giderek kalınlaşması ve tendon hareketinin
tamamı ile kaybolarak parmağın tetik çeker pozisyonda kitli kalması ile
sonlanır.
Tanı
Bu hastalığın tanısında röntgenin yeri yoktur.Doktorunuz yaptığımuayene ile
parmağı inceler,ele gelen şişlik,kitle,nodulleri tespit eder.Parmak gergin,şiş
olabilir.Genellikle avuç içine en yakın eklem de tespit edilir.
Tedavi
Tedavinin amacı şişliği indirmek ve yakalama hareketini sağlamaktır.1. aşama
tedaviyi; şişliği gidermeye yönelik aspirin yada ibuprofen gibi ilaç
tedavisi,istirahat amaçlı parmak atelleri oluşturur.Ani ve yeni başlayan
vakalarda uygundur.
Eğer şikayetler gerilemez ise 2.aşamada tendonun kalınlaşmış bölgesine lokal
kortizon enjeksiyonu yapılacaktır.Bu tedavinin getirdiği rahatlama hastadan
hastaya değişik olup birkaç haftadan birkaç aya uzanan bir periodtur. Nüks
sıktır. Bu aşama subakut (3hafta ile 3 ay içinde yakınmaları-burada ağrı ve
sabah sertliği gibi yakınmalardan bahsedilmektedir, kilitlenmeye başlaması çok
daha geç başlayabilir) başlamış vakalarda tam iyileşme sağlayabilir.
Diabetli yada romatizmal hastalığa bağlı bu durumun geliştiği kişilerde, kronik
(3 aydan fazla yakınması olan) vakalarda ve sık kilitlenme olan vakalarda ise
tedavi cerrahidir.Tendonun kalınlaşmış kısmının tamiri sonrası hareket normale
dönecektir.Ameliyat sonrası fizik tedavi rehabilitasyon gerekebilir.
EL BİLEĞİ GANGLİON KİSTLERİ
Ganglion kistleri genelde el bileğinin sırt bölümünde (dorsal yüz
) bazende iç bölümünde veya baş parmak ve parmakların eklemleştiği alanlarda
yada parmakların dip noktalarında görülebilirler. Orta sertlikte genelde
ağrısız şişliklerdir. Zararsız kistleridir ve zaman içerisinde kendiliğinden
kaybolacaklardır.
Ganglion eklem içerisinde yer alan kemik ve kas dokularının arasında bulunan
bağ dokusundan kaynaklanarak şişlik görüntüsü ile karşımıza çıkar. Bu şişliğin
içerisinde yoğun, kaygan eklem sıvısı ile aynı özellikte bir materyal bulunur.
Genel bir kural olarak hareketliliğinizin artması ile bu şişlik büyür ve tam
tersi hareketliliğinizin azaldığı dönemlerde bu şişlik küçülür.
Nedenleri
Ganglionların oluşum mekanizmasını başlatan sebepler bugün için
halen bilinmemektedir. Kadınlar da erkeklerden daha sık olarak görülür ve en
sık olarak el bileğinin üzerine sürekli yük uygulamak zorunda kalan
jimnastikçilerde görülür. Ganglion içindeki kistik yapı eklemden geçen sinir
dokuların üzerine bası yapacak kadar büyüdüğü zaman ağrı oluşturabilirler. Çok
büyük ganglionlar ağrısız olsalar da rahatsız edici olabilirler. Tam tersi cilt
altı çok zor ortaya konabilen küçük ganglionlar çok ağrılı olabilirler.
Tanı
Doktorunuz size bu şişliğin ne zamandan bu yana var olduğunu,
ebadında bir değişiklik olup olmadığını, ağrılı olup olmadığını soracaktır.
Yine muayene esnasında parmağı ile kistin üzerine bastırarak basınç uygulayacak
ve bir ışık kaynağı ile kistin ışık altında ki görüntüsünü inceleyecektir.
Çektireceğiniz bir grafi ve tetkikler ile bu olayın romatizmal hastalığa bağlı
eklem bozukluğundan yada bir kemik tümöründen kaynaklanıp kaynaklanmadığı
araştırılacaktır.
Tedavi
Tedavinin birinci aşamasını konservatif yöntemler oluşturur.
Ganglion tümöral bir yapı olmadığı için ve zaman içerisinde kendiliğinden
kaybolabileceği için doktorunuz kontrolu altında belli bir süre beklenebilir.
Aktivite ile ganglion boyu artacağı için, bunun sonrasında
sinir basısına bağlı ağrı gelişebileceği için doktorunuz size bir el bilekliği
veya alçı tespiti ile takip önerebilir. Bu esnada ganglion küçülebilir belki de
kaybolabilir. Ağrı azaldığında veya ganglion küçüldüğünde el bileği hareket
açıklığını arttırmaya yönelik bir tedavi başlanır.
Aspirasyon: Ganglionun ağrıya yol açtığı durumlarda veya
hareket kısıtlılığı yaratacak kadar büyüdüğünde, ganglion içindeki sıvı
"aspirasyon" adı verilen bir işlem ile dışarı çekilebilir. Ancak bu
işlem esnasında sıvının çok yoğun olması sebebiyle sıvı dışarı alınamayabilir.
Yukarıda anlatılan tedavi yöntemleri sonrasında ganglionun verdiği hareket
kısıtlılığı ve ağrı giderilemediği zaman ganglionun çıkarılması gerekir. Ancak
unutulmaması gereken nokta bu işlemin ardından ganglionun
tekrarlayabileceğidir. Bu işlem sonrasında birkaç gün için ağrı, şişlik gibi
problemler ile karşı karşıya kalınabilir.
ÇEKİÇ
PARMAK (MALET FİNGER)(BEYZBOLCU PARMAĞI)
Her yıl sezonun açılması ile beraber doktora müracaatı en sık
artan hastalıklardan birisi olarak bilinir. Topun parmağın uç noktasına
çarparak parmağın aşağıya ve avuç içine doğru bükülmesi sonrasında oluşan bu
durum ‘mallet finger=çekiç parmak’ olarak ta bilinir. Spor dışında parmak ucuna
gelen diğer travmalarda aynı probleme sebep olabilirler.
Parmaklar normal şartlarda avuç içine doğru sadece 35-40 derece
bükülebilirler.Parmağa hızla çarpan top parmağın bu derecelerin üzerinde
bükülmesine sebep olarak,bu hareketin yapılmasından sorumlu olan tendonun
yırtılmasına sebep olur.Zaman zaman topun hızı o kadar yüksek olur ki bu darbe
sonrasında tendonun kemiğe yapışma yerinden kemiğin ayrışmasına veya küçük
kemik parçacıkların kopmasına dahi sebep olabilir.Tendon koptuğu zaman parmak
yukarıya doğru kaldırılamaz ve aşağıya doğru bükük şekilde kalır.
Bu yaralanma çok şiddetli ağrıya sebep olur.Parmak ucu,tırnak yatağı
şişer,kızarır ve gerginleşebilir.Eğer böyle bir şey başınıza gelecek olursa
hemen o anda oyunu bırakın.Hemen buz uygulamasına başlayın,elinizi kalp
seviyesinin üstüne alın.Acil olarak doktorunuza ulaşın.Doktorunuz sizden kemik
dokuda bir problem olup olmadığını anlamak üzere röntgen çekilmesini
isteyecektir.Bazen eklem yüzeylerinin birbirine bu sert temasından dolayı
kıkırdak problemleri oluşabilir.Bazense parmağın çıktığı durumlarla
karşılaşılmıştır.
Bu durumda parmağınız 4-6 hafta arasında atele alınacaktır. Burada amaç
tendonun doğru pozisyonda iyileşmesini sağlamaktır.
|
|
 |
Kişisel veya yırtıkla ilgili problemler dolayısıyla zaman
zaman bir tel ile en uç eklemin içten tesbiti gerekebilir. Tel ile tesbitlerde
tendonun iyileşme ihtimalilığı daha yüksek fakat iyileşme sonrası
rehabilitasyon zordur. Bu tedavilere rağmen % 20 oranında geç cerrahi
gerekebilir. Ancak tendon yaralanması ile beraber ciltte açık yara gibi bir ek problem
varsa bu gibi durumlarda enfeksiyon riski mevcut olduğundan direkt cerrahi
tedavi uygun olacaktır.
Bu durumla çocuklarda karşılaşıldığı zaman daha dikkatli olunmalıdır.Çok sert
travmalarda büyüme kıkırdağı zedelenebileceği için dikkatli muayene ve tedavi
şarttır.Bu sayede ileride deformite veya şekil bozukluğu oluşması engellenmiş
olur.
HEBERDEN VE BUCHARD NODÜLLERİ
El parmaklarında ve baş parmak kireçlenme çok
sıktır. Baş parmak kökündeki kireçlenme diz ve kalçalarda başlayacak
kireçlenmelerin habercisi gibidir.
El parmak eklemlerindeki kireçlenme en çok parmakların uç
eklemlerinde daha sonrada orta eklemlerinde görülür. Uç eklem kireçlenmelerinde
oluşan yapıya HEBERDEN NODÜLÜ , orta eklemlerdeki yapıya BOUCHARD NODÜLÜ denir.
Başparmak kökü kireçlenmesine de RİZARTROZ adı verilir. Hederden nodülleri çok
daha sık görülür. Parmaklarda ağrılara, şekil bozukluklarına, el
fonksiyonlarında bozulmaya sebep olabilirler.
Parmaklardaki kireçlenme nadiren 30 yaşlarında başlar. Normalde
45-50 yaşlarında %10-15 oranında görülmesine karşın yaş ilerledikçe artar.070
yaşın üzerinde %80-90 oranına yükselir. Kadınlarda erkeklere göre 10 kat daha
sık ortaya çıkar.
1-Kadınlarda
2-Kalıtsal özelliği vardır. Annesinde , kız kardeşinde Heberden
Nodülü olan kişilerde 3 kat daha fazla görülmektedir.
3-Parmak eklemlerini zorlayan , eklem içi basıncı arttıran işler
yapanlarda , örneğin makas kullanan terzilerde , çok ağır ve sık poşet benzeri
eşya taşıyanlarda , bez sıkan temizlikçilerde , titiz ev kadınlarında
4-Sebebi bilinmese de şişmanlarda
5-Kronik böbrekyetmezliği polan ve dialize giren hastalarda
(kıkırdak ve kemik metabolizmasındakiolumsuz değişiklikler nedeni ile )
6-Hipermobilite dediğimiz , eklemlerin aşırı hareketlerine izin
veren eklem yapısına sahip kişilerde
7-Eklem korunmasının azalmasına yol açan kas zayıflıklarında
8-Kalça özellikle dizlerinde kireçlenme olan hastalarda
Bazı hastalarda belirli bir sebep olmadan parmak uç
eklemlerinin üstünde küçük kistler oluşur, bunlar Heberden Nodüllerinin
habercisidirler. Zamanla sertleşir ve eklemle ilişkilenirler.
Eklemin iki yanında sert şişlikler ve parmak ucunda yana
doğrueğilme oluşur.Eklemde bozulma meydana gelirken ağrı, şişlik,
kızarıklık,hareketlerde ağrı el becerilerinde azalma olur.
Hızlı bozulma gelişimini tamamlayınca şişlik kızarıklık geçer. Ama
hergün olmasa da çoğu gün eklemlerde ağrı sabahları kısa süren hareket zorluğu
, deformite , ekleme güvensizlik hissi ve fonksiyonel kısıtlılık devam eder.
Yaş arttıkça tutulan eklem sayısı ve deformitesi artar. Zamanla parmak orta
eklemleri ve başparmak kökü eklemi de hastalığa katılır.
Nasıl Tedavi Edilir? Ve Nasıl Korunulur?
Hızlı gelişim devresinde dikkatli olmak ve durumu iyi
değerlendirmek gerekir.Bunun için bu devrede eklemleri aşırı yüklenmden korumak
,atel kullanmak , enflamasyon var ise (ağrı,şişlik , kızarıklık, eklemde sıvı
gibi) romatizmal ilaçlar, enflamasyon yok ama ağrı var ise parasetamol gibi
basit ağrı kesici ilaçalr kullanılmalıdır. Bu önlemler ilerde oluşabilecek
deformitelerin gelişmesini önler.
Akut dönemlerde soğuk tedavisi verilir. Kronik dönemde ise Fizik
Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümlerinde Derin ve Yüzeyel (ultrason , kısa dalga,
parafin, infraruj, hotpack gibi…) ısıların uygulanmasındn hastalar
yararlanırlar.
Kaslar zayıflayınca eklem korunamaz ., daha çabuk deforme olurlar.
Kas aktivitelerini azaltmayacak ama eklemide zorlamayacak egzersizler
yapılmalıdır.
Deformiteler oluşmuş hastaların eklemlerine düzeltici ortopedik
operasyonlar yapılabilir.
Son yıllarda etkinliği gittikçe kabul edilen kıkırdakların
korunmasını ve onarımını sağlayan Glukosamin Sülfat içeren ilaçlarda
önerilmektedir.
DUPUYTREN KONTRAKTÜRÜ
Elde palmar yüzde deri ile derin yapılar arasındaki subkutanöz fibrillerin
bulunduğu fibro-adi-poz dokuyu tutan ve ileri dönemlerinde elde ağır fonksiyon
kaybına neden olabilen idiopatik bir hastalıktır.
Etiyolojide nörosifiliz, pulmoner tüberküloz, serbest radikaller, HIV
infeksiyonu gibi birçok sebep gösterilmiştir; Bunlar arasında hastalığın ancak
alkol kullanımı ve diabet ile ilişkisi kesin olarak gösterilebilmiştir.
Dupuytren kontraktüründe normal yapıdaki band ve ligamanlar, nodul ve kord
yapısına dönüşmüşlerdir. Nodüller, ilk görülen primer patolojik bulgulardır.
Kord'lar, asellüler yoğun kolojen birikimi olan yapılardır; Kontrakte olup
MP-IP eklemde fleksiyon deformitesine neden olurlar).
Bu hastalık adını 19. yüzyıl başlarında yaşamış ve onu tarif
etmiş olan Fransız cerrahı Baron Dupuytren'den almıştır. özelliği cildin
altındaki dokunun üstünün sertleşmesidir (palmar fascia).
Belirtiler
|
|
 |
Bir veya birkaç parmağı açamamak,
Avuç içinde küçük bir şişkinlik veya sertlik.
Dupuytren kontraktürü genellikle ağrılı değildir, fakat elde ilerleyen bir
deformasyon meydana getirebilir. Aynı zamanda ayak tabanında da buna benzer doku
sertleşmesi ve çekmesi görülebilir. Bu rahatsızlık en çok yüzük parmağı ve
küçük parmakta oluşur fakat herhangi bir parmağı, ayak tabanını hatta penisi
etkileyebilir.
Hastalığın nedeni bilinmemektedir. Fakat kalıtım öğesi güçlü görülmektedir.
Çünkü bu problem aynı ailenin bireylerinde daha fazla görülür. Bir diğer ortak
özellik, orta yaşlı erkekler olup bazıları alkolik veya epileptiktir. Bu
bağlantının nedeni bilinmiyor. Tek bir travmatik olaya bağlı olma ihtimali
fazla değildir.
Teşhis
Bu hastalığın teşhisi için fizik muayene genellikle yeterlidir.
Hasta bölgenin üzerindeki derinin çukurlaşması oldukça karakteristiktir.
Derinin altında, hareket ettirilemeyen bir doku şeridi de olabilir. Bileğin
pozisyonundaki bir değişiklik kontraktürü etkilemez.
Teşhis koyulduktan sonra, hastalığın ilerlemesini gözlem altında tutmak
önemlidir. Doktorunuz avuç içiniz aşağı gelecek şekilde elinizi düz bir yüzeye
koymanızı isteyebilir. Eğer bu durumda parmağınızı açamazsanız, tedavi
gerekebilir. Testin sonucu negatif bile olsa, zaman zaman bu testi
tekrarlamanız gereklidir. Sonuç, durumun kötüleştiğini gösterirse, ameliyat
yapılabilir.
Bu sık rastlanan hastalık, çoğunlukla ağrılı olmamasına rağmen parmakların
esnekliğinin gittikçe azalması zaman içinde rahatsızlığa yol açabilir. Fakat
birçok vakada tedavi gerekmez.
Ameliyat gerekli olduğu zaman sıklıkla, normal hareket yeteneğinin tamamı veya
çoğu geri dönebilir, yine de, bazı kimselerde rahatsızlık nüksedebilir.
Tedavi
Tedavide
temel amaç, etkilenen elde bozulmuş olan fonksiyonel kapasiteyi ve deformiteyi
tekrar düzeltmek ve nüksü önlemektir.
Ameliyat, büzüşmüş dokuların çıkarılması ve bazı vakalarda
vücudun diğer bölgelerinden alınan derinin bu bölgeye nakledilmesi (greft) ya
da diğer cerrahi girişimlerden oluşur. El birkaç gün ya da hafta açık
pozisyonda parmaklarla birlikte sarılacak ve daha sonra parmak ve el
egzersizlerinden oluşan fizik tedavi başlayacaktır.
Postoperatif komplikasyonlar, Yara iyileşmesi
ile ilgili problemler, infeksiyon, hematom, sinir yaralanması
(nöroma-hipoestezi), arter yaralanması (soğuk intoleransı-dolaşım bozulması),
eklem sertliği olarak sıralanabilir, Refleks sempatik distrofi gelişebilir.
EL VE BİLEK EKLEMLERİNİ KORUMA
Aynı el ile yapılan tekrarlayıcı hareketlerden kaçınınız
El bileği ve el ile yapılan işlerde ön kol ve kolunuzu da kullanınız.
Yazı yazmak, ince el işleri yapmak gibi aktivitelere sık sık ara verin.
Kalem, çekiç, tornavida gibi elle kullanılan alet ve malzemelerde kavramayı
kolaylaştırmak için kalın saplı olanlarını tercih edin.
Yazı yazarken parmaklarınızı fazla sıkmayın ve bileklerinizi düz tutun. Bu
durum özellikle çocukları ileride el ve bilek problemlerinden korumak için
önemlidir.
El ve bilekle ilgili sorunlarınız varsa bir istirahat splinti yada bilek
desteği kullanın.