Dupuytren Kontraktürü



Elde palmar yüzde deri ile derin yapılar arasındaki subkutanöz fibrillerin bulunduğu fibro-adipoz dokuyu tutan ve ileri dönemlerinde elde ağır fonksiyon kaybına neden olabilen, nedeni tam bilinmeyen bir hastalıktır.

Etiyolojide nörosifiliz, pulmoner tüberküloz, serbest radikaller, HIV infeksiyonu gibi birçok sebep gösterilmiştir; Bunlar arasında hastalığın ancak alkol kullanımı ve diabet ile ilişkisi kesin olarak gösterilebilmiştir.

Dupuytren kontraktüründe normal yapıdaki band ve ligamanlar, nodul ve kord yapısına dönüşmüşlerdir. Nodüller, ilk görülen primer patolojik bulgulardır. Kord'lar, asellüler yoğun kolajen birikimi olan yapılardır; Kontrakte olup MP-IP eklemde fleksiyon deformitesine neden olurlar). Bu hastalık adını 19. yüzyıl başlarında yaşamış ve onu tarif etmiş olan Fransız cerrahı Baron Dupuytren'den almıştır. özelliği cildin altındaki dokunun üstünün sertleşmesidir (palmar fascia).


 

Belirtiler

Bir veya birkaç parmağı açamamak,

Avuç içinde küçük bir şişkinlik veya sertlik.

Dupuytren kontraktürü genellikle ağrılı değildir, fakat elde ilerleyen bir deformasyon meydana getirebilir. Aynı zamanda ayak tabanında da buna benzer doku sertleşmesi ve çekmesi görülebilir. Bu rahatsızlık en çok yüzük parmağı ve küçük parmakta oluşur fakat herhangi bir parmağı, ayak tabanını hatta penisi etkileyebilir.

Hastalığın nedeni bilinmemektedir. Fakat kalıtım öğesi güçlü görülmektedir. Çünkü bu problem aynı ailenin bireylerinde daha fazla görülür. Bir diğer ortak özellik, orta yaşlı erkekler olup bazıları alkolik veya epileptiktir. Bu bağlantının nedeni bilinmiyor. Tek bir travmatik olaya bağlı olma ihtimali fazla değildir.

Teşhis:

Bu hastalığın teşhisi için fizik muayene genellikle yeterlidir. Hasta bölgenin üzerindeki derinin çukurlaşması oldukça karakteristiktir. Derinin altında, hareket ettirilemeyen bir doku şeridi de olabilir. Bileğin pozisyonundaki bir değişiklik kontraktürü etkilemez. Teşhis koyulduktan sonra, hastalığın ilerlemesini gözlem altında tutmak önemlidir. Doktorunuz avuç içiniz aşağı gelecek şekilde elinizi düz bir yüzeye koymanızı isteyebilir. Eğer bu durumda parmağınızı açamazsanız, tedavi gerekebilir. Testin sonucu negatif bile olsa, zaman zaman bu testi tekrarlamanız gereklidir. Sonuç, durumun kötüleştiğini gösterirse, ameliyat yapılabilir. Bu sık rastlanan hastalık, çoğunlukla ağrılı olmamasına rağmen parmakların esnekliğinin gittikçe azalması zaman içinde rahatsızlığa yol açabilir. Fakat birçok vakada tedavi gerekmez.

Ameliyat gerekli olduğu zaman sıklıkla, normal hareket yeteneğinin tamamı veya çoğu geri dönebilir, yine de, bazı kimselerde rahatsızlık nüksedebilir.

Tedavi:

Tedavide temel amaç, etkilenen elde bozulmuş olan fonksiyonel kapasiteyi ve deformiteyi tekrar düzeltmek ve nüksü önlemektir.

Ameliyat, büzüşmüş dokuların çıkarılması ve bazı vakalarda vücudun diğer bölgelerinden alınan derinin bu bölgeye nakledilmesi (greft) ya da diğer cerrahi girişimlerden oluşur. El birkaç gün ya da hafta açık pozisyonda parmaklarla birlikte sarılacak ve daha sonra parmak ve el egzersizlerinden oluşan fizik tedavi başlayacaktır.

Postoperatif komplikasyonlar, Yara iyileşmesi ile ilgili problemler, infeksiyon, hematom, sinir yaralanması (nöroma-hipoestezi), arter yaralanması (soğuk intoleransı-dolaşım bozulması), eklem sertliği olarak sıralanabilir, Refleks sempatik distrofi gelişebilir.