Skip Navigation Links
Anasayfa
Hakkımızda
Hizmetlerimiz
Kadromuz
Genel Bilgiler
İletişim
E-Canlı Destek -
E-Randevu
E-Geçmiş Olsun
E-Katalog
E-Foto Galeri
İstanbul Ortopedi Merkezi - ISOM - Yeni teknoloji web sitesi hizmete girmiştir. Site üzerinden online randevu alabilir ve merak ettiğiniz birçok konuda bilgi sahibi olabilirsiniz.

BOYUN (SERVİKAL OMURGA)


Boyun, baş ile vücud arasındaki bağlantıyı sağlar. Boyun başımızı destekler ve dengeli pozisyonda tutar.Başın birçok yöne rahat hareket etmesinisağlar. 7 adet boyun omurundan oluşur. Bu omurlardan en üst ikisi farklılaşarak kafatası kemiğine tutunmasını sağlar. Aralarında diskler bulunur. Bunlar omurların birbirinesürtünmesini engelleyen jöle kıvamında yastıkçıklardır. Ayrıva üzerlerine düşen yükü dengeli olarak alt seviyelere iletmekle görevlidirler.
Boyun omurları, diskler ve güçlü bağlar ile birbirine tutunurlar. Bu sistem kaslar ile esneklik kazanır ve kuvvetlenir. Boyun omurgası içersinden omurilik ve sinirler geçer. Omurilik 2 cm kalınlığında beyinden aldığı emirleri tüm vücuda ileten son derece önemli bir yapıdır.

Boyunda omurilikten çıkan sinirler el ve kolumuzun hareketini, hissini ve kuvvetini sağlarlar.
Sağlıklı boyun dengeli boyundur. Bu dengeyi sağlamak için boyun omurgası doğal bir eğime sahiptir. Bu eğimin korunması rahat ve ağrısız boyun için çok önemlidir. Bu eğim bozulursa boyun omurgasında dejenerasyon ve bozulma başlar. Buda boyun ve kol ağrısını arttırır.

 

BOYUN AĞRILARININ EN SIK NEDENLERİ:

 

KÖTÜ DURUŞA BAĞLI BOYUN AĞRISI( POSTÜREL BOYUN AĞRISI)


 

 

 

Günlük hayatta boyun sağlığına uygun olmayan her yanlış hareket ve duruş; omur, disk, eklem ve bağ dokusunda yıpranmaya sebep olur. Boyunda doğal eğimin kaybolması boyunu kötü kullanmanın en önemli bulgusudur.Sık görülen bu rahatsızlıkta ağrı boyun ve omuzda, omuz pozisyonunda anormallik ile beraberdir.40 yaşın altında sedanter işleri olan bayanlarda sıktır (bilgisyar operatörlüğü gibi). Bu tür hastalarda baş uzun süre ideal olmayan pozisyonda kalmaktadır. Klinik olarak baş boyun bölgesikısıtlı pozisynlarda tutlsada film de ve klinik olarak genelde normal bulunur. Akut olgularda analjezik ve fizyoterapi genelde yaralıyken kronik olgularda hastanın postürünü bozan çevresel faktörler ve çalışma şartları düzeltilmelidir.

20-35 yaş gurubunda boynun ani hareketleri omurgada radyolojik olarak eklem problemi olmaksızın  boyun ve kol ağrısı oluşturabilir. Buna koruyucu kas kasılmaları ve boyun hareket kısıtlılığıda eşlik edebilir. Çoğu hasta dinlenmek veya fizyoterapiden yarar görür.

 

 

BOYUN AŞIRI ZORLANMASI (İNCİNMESİ):

 

ANİ BOYUN SAVRULMALARINA BAĞLI PROBLEMLER ( WHİPLASH BOYUN EXTANSİYON ZEDELENMELERİ)

 

 



Boyun da her eklem gibi belirli sınırlarda hareket kabiliyetine sahiptir.Boyunun imkan verdiği normal hareketinden daha fazla bir zorlama sonucunda disk, kemik, bağlar ve eklemlerde incinmeler olabilir. Genelde araç içi trafik kazası sonrası boyundaki aşırı haraket ve zorlamadan dolayı giderek artan boyun ve kol ağrısı izlenebilir. Buna Kamçı Sendromu (Whiplash) denir.

 


Geç dönemde bu tip olgularda boyun omurlarınının; aşırı hareketliliğine bağlı ağrı ve instabilite görülebilir.

Çoğu hastada radyolojik bulgu yokken bir kısım hastada zorlayıcı eğilmeye bağlı küçük kırıklar görülebilir. Bunlar, kopma veya bası krıkları şeklindedir. Sinir hasarı olaya eşlik edebilir ve bazende bu hasar hayatı tehlikeye atacak sonuçlar doğurabilir.

 

Belirtileri ve bulguları nelerdir?
Whiplash yaralanmaları ile karşılaşan hastalarda yaralanmadan birkaç gün sonra aşağıdaki semptomlardan bazıları görülür.

Boyun ağrısı ve tutukluğu
Baş ağrıları
Omuzlar ve omuz kürekleri arasında ağrı
Bel ağrısı
Kol ve/veya ellerde uyuşma
Baş dönmesi
Kulak çınlaması ve bulanık görme
Konsantrasyon ve hafıza problemleri
Sinirlilik, uyku bozuklukları, yorgunluk

Teşhis ve tedavi
Whiplash yaralanmasının nasıl olduğunu anlamak oldukça kolaydır. Ancak yaralanmanın seviyesini ve derecesini tesbit etmek zor olabilir. Bu tip yaralanmalardan etkilenen diskler, bağlar ve kaslar düz röntgen filmlerinde görülemezler. Normal röntgen, kırık ve instabilite olup olmadığını görmek için gereklidir. Bilgisayarlı tomografi veya MR çoğu hastada gereklidir. Kazadan hemen sonra boyun yumuşak bir korse ile korselenir. İlk 24 saatte soğuk uygulama yapılır. Bir iki gün içinde aktif hareketlere izin verilir (nazikçe). Boyun egzersiz eğitimi verilir. Hasta işine olabildiğince erken dönmesi için cesaretlendirilmelidir. Boyun koruma prensipleri eğitimi verilmelidir. Ultrason, TENS, traksiyon, masaj, soğuk ve sıcak uygulamalar gibi fizik tedavi metodları kullanılmaladır. Bu tedaviler hastaların %75 inde birkaç ay içinde iyileşme sağlar. Hastanın uzun dönem rehabilitasyonunda izometrik boyun egzersizleri yapılır. Bazı hastalarda cerrahi tedavi metodları gerekebilir (füzyon, laminektomi, diskektomi vs. gibi)

Küçük şikayetler bile bazen 18 ay kadar sürebilir. Tedavide genellikle boyunluk, lokal ısı tedavileri ve ağrı kesiciler sıklıkla kullanılan yöntemlerdir.

 

 

 

 

BOYUN TUTULMASI, KAS SPAZMI:

Genellikle boyunu destekleyen kasların aşırı gerilmesi ile oluşur. Ağır bir şey kaldırmak, aşırı spor, iş aktivitesi, yanlış masa başı çalışması kas spazmına neden olabilir. Ayrıca yanlış pozisyonda uyuya kalma, yüksek yastık ve kötü seyahat şartları da boyun tutulması yapabilmektedir. Çoğu zaman basit tedaviler ile spazm ve tutulma çözülmektedir. "Miyofasial ağrı, Fibrosit ve Miyozit" diye de adlandırılan uzun süreli kas ağrısında, kas içersinde ağrıyı tetikleyen noktalar ve elle de hissedilebilen düğmecikler mevcuttur.

FİBROMİYALJİ SENDROMU


Fibromiyalji sendromu (FMS) nedir?

FMS; yaygın kas ağrıları, yorgunluk, bitkinlik ve uyku bozukluğu ile seyreden kronik bir hastalıktır. Toplumun % 2 kadarında görülür. Hastalık kadınlarda çok daha sık görülür.çocukluk çağında bile görülebilir. Kaslarda, fibroz dokuda, bağlarda ve kirişlerde ağrı vardır. Sık rastlanan ve sebebi bilinmeyen bir kronik ağrı sendromudur.
FMS’ de röntgen filmleri, kan tahlilleri ve kas biyopsileri normaldir. Teşhis tamamen hastanın ifadesine ve doktorun muayenesine göre konulur. Bir hastaya FMS demek için ağrıların en az 3 ay sürmesi, sabah yorgunluğu ve vücutta belli sayıda hassas noktaların olması gerekir.

Yaygın kas iskelet sistemi ağrıları hastaların en önemli şikayetidir. Ağrı, genellikle hastanın bir bölgesinden başlar ve bütün vücuduna yayılır. Boyun, kürek kemikleri arası, bel, baldırlar, sırt ağrının en çok yerleştiği yerlerdir. Ağrı, yanıcı, kemirici ve sızlayıcı olarak tanımlanır. Ağrı günün saatleri içinde fiziksel aktivite, uyku ve stres durumuna göre değişir. Ağrı bazen çok şiddetli olabilir. Nemli hava, soğuk, yorgunluk ve uykusuzluk ağrıları artırır.
Hastanın genel durumunun değerlendirilmesinde bir bozukluk yoktur, ancak hassas noktalar adını verdiğimiz ağrı noktaları vardır.
FMS’ li hastaların % 90’ında orta veya ileri derecede yorgunluk, dayanıklılıkta azalma ve bir çeşit tükenmişlik hali vardır, bazen yorgunluk ağrıdan daha önemli olabilir.
FMS’ li hastaların büyük çoğunluğunda uyku problemleri vardır. Bunlar derin uyku uyuyamazlar ve gece boyunca sık sık uyanırlar ve sabahları yorgun kalkarlar. Bazı hastalarda ise fazla uyku vardır. Firomiyalji sendromlu hastalarda, uykunun süresinden çok dinlendirici olmaması önemlidir. Uykusuzluk ve yorgunluk, keyifsizlik, ilgisizlik, dayanıklılık azalması ve tükenmişliğe yol açar.

Ruh halindeki değişiklikler, FMS da sık görülen bir bozukluktur. Hastaların çoğunda bir hüzün, bir yıkılmışlık vardır. Hastaların 1/4'de belirgin bir depresyon bulunur. Ancak hastaların çoğunda depresyona ait belirtiler vardır. FMS’ li hastalar aynı zamanda asabi ve tahammülsüz insanlardır.
Bu hastaların bir işe yoğunlaşma ve basit problemleri çözme kabiliyetleri azalır.

Baş ağrıları, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ağrıları, göğüs ağrıları, sık idrara çıkma ve acil idrar yapma isteği sık görülen şikayetlerdendir. Ayrıca cinsel isteksizlik ve erken boşalma görülebilir. Cinsel isteksizlik özellikle kadınlarda aile içi huzuru bozacak kadar şiddetli olabilir.
FMS’ de çene eklemi ağrıları, kramplar ve kulak çınlamaları olabilir.

Hastalık daha çok kadınlarda görülür. Erkeklerde ve küçük çocuklarda bile görülebilir. Menopoz döneminde görülme sıklığı ve şikayetler artar.

Fiziksel ve ruhsal travmalar, ekonomik kayıplar, bir yakının kaybedilmesi, enfeksiyon hastalıkları, hormonal bozukluklar fibromiyalji sendromuna sebep olabilir. Ayrıca genetik faktörlerin de hastalığın gelişiminde rolü vardır. İklimin fibromiyalji sendromu gelişiminde etkisi yoktur, ancak soğuk ve nemli hava fibromiyalji sendromunda şikayetleri artırır.

Fibromiyalji sendromu hangi hastalıklarla birlikte görülebilir?

·       Kronik yorgunluk sendromu

·       Migren ve diğer baş ağrıları

·       İrritabl kolon sendromu (kolit)

·       Miyofasial ağrı sendromları

·       Huzursuz bacak sendromu

·       Diğer romatizmal hastalıkların seyri esnasında görülebilir.

Tedavi

İlaçlar :
Fibromiyalji sendromu tedavisinde kullanılan ilaçlar daha çok, uykuyu düzenlemek ve depresyonu tedavi etmek, yorgunluğu gidermek amacıyla kullanılır. Antidepresan ilaçlar etkili dozda kullanılmalıdır, ve uzun süreli kullanılmalıdır. En uygun ilacı bulmak bazen zor olabilir. Hastanın şikayetleri 2-4 haftadan sonra azalmaya başlar. Ayrıca kas gevşetici ve ağrı kesiciler kullanılabilir.
Düzenli ve yeterli uyku :
Bu hastalar aynı saatte yatmaya alıştırılmalıdır, yatmadan önce uykuyu etkileyecek alkol, sigara, çay, kola, kahve gibi maddeler alınmamalıdır
Egzersiz:
Günlük aerobik egzersizler ve germe egzersizler çok önemlidir. Ancak hasta yorucu egsersizlerden kaçınmalıdır. Egzersizler günün erken saatlerinde ve akşam yapılmalıdır.
Fiziksel ve ruhsal zorlanmalardan kaçınma: Stres ve aşırı çalışma FMS belirtilerinde artmaya yol açar. Ancak bu insanlar mutlaka günlük sorumluluklarını da yerine getirmelidirler.
Diğer uyku bozukluklarının tedavisi : Huzursuz bacak sendromu, horlama, eşin horlaması, kafein alma, obezite (şişmanlık), alkol gibi uykuyu engelleyici faktörler tedavi edilmeli veya bunlardan kaçınılmalıdır.
Fibromiyalji remisyona girse (iyileşse) bile tekrarlama riski çok yüksektir. Bu sebeple bu hastalar hep olumlu bir tavır almalı ve bu hastalığın günlük hayatlarını berbat etmelerine izin vermemelidir.
Fizik tedavi, kaplıca kürleri, çevre değişiklikleri, yumuşak doku enjeksiyonları iyileşmeye katkıda bulunabilir.

 

 

 

SERVİKAL SPONDİLOZ (SERVİKAL OSTEOARTROZ)(BOYUN KİREÇLENMESİ)


Boynu etkileyen en sık görülen hastalıktır. Kemikteki değişiklikler boyun omurgalarında hayatın erken döneminde  genellikle 30 lu yaşlara başlar ve 5. ve 6. boyun kemikleri arası en fazla etkilenen disk bölgesidir. Erken dönemde değişklikler disklerle sınırlıdır giderek eklemler etkilenir.

Genelde şikayaetler küçük bir travma Ya da zorlamadan sonra ortaya çıkar.

Ağrı boynun merkezinde hissedilebilir arkadan kafatasına yayılarak baş ağrısı ve migrenle karışabilir.

Omurga eklemlerinde deformasyon ve kireçlenmeye bağlı olarak sinir kökü etkilenebilmektedir . Bu durmda sinir köklerinin etkilenmesine bağlı ağrının omuzlara ellere kollara uyuşma veya daha ciddi sinir hasarı bulguları  göstererek yayılması mümkündür.

Kas güçsüzlüğü reflekslerde azalma,  veya duyu kaybı eşlik edebilir.

 Omuriliğin ve/veya sinirlerinin geçtiği kanalların daralması ve omurilik beslenmesinin bozulması ile seyreder. Hastalığın erken dönemde tespit edilmesi ve erken tedavi gereklidir. Erken dönemde yapılan cerrahi girişim omurilikte oluşabilecek kalıcı hasarları önlemektedir.

İreçlenmenin omuriliğin geçtiği kanalı daraltması neticesinde omurga kanalında daralma neticesinde omurilik basısı oluşabilir(Servikal Dar Kanal-omurga stenozu, Servikal Spondilitik Myelopati). Bu da özellikle ileri yaşlarda ellerde uyuşmalar ve güç kayıpları ve beceriksizlik, yürümede zorluk ve el-ayaklarda his kusuru, boyun ağrısı,ayak altında hissizlik,ile kendini gösterebilir.

Tedavide boyunluk kullanılması,ve ağrı kesiciler temel yöntemlerdir.Hasarın tesbiti açısından radyografik  ve mr yöntemleri uygulanabilir. Bunların sonuçlarına görede tedaviye karar verilir. İleri problemli olgularda ameliyat sözkonusu olabilir.

 

BOYUN FITIĞI:

Boyun omurganın tüm özelliklerini taşır. Omurga kemikleri ve aralarında diskler vardır.Boyun omurgaları arkasındaki büyük kanaldan omurilik geçer ve bu omurilikten yine omur kemiklerinin eklem organları arasında bulunan deliklerden boynu ,kolları, ve omuzları besleyen sinirler çıkar.Her iki boyun omuru arasında yastık görevi yapan jölemsi kıkırdak disk dokusunun omurilik ve kola giden sinirlere doğru taşması boyun fıtığı dediğimiz olaya neden olur. Basının büyüklüğü ve etkinliğine göre boyun ve kol ağrısı, kol kaslarında kuvvet kaybı, ellerde his kusuru, uyuşma ve beceriksizlik görülebilir. Eğer omur iliğe doğru bası olur ise yürüme zorluğu, bacaklarda kuvvetsizlik ve idrar şikayetleri de görülebilmektedir. Konservatif tedaviye rağmen şikayetler geçmiyor, ciddi omurilik ve sinir basısı var ise; o zaman tedavi cerrahidir.


Boyun fıtığına en sık sebep olan olaylar:

·       Boyun omurları arasındaki kıkırdağın dejenerasyon dediğimiz yıpranması

·       Ani ve güçlü boyun hareketleri. Ağır kaldırmak, ani ters dönüşler.

·       Baş öne eğik olarak uzun süreli çalışma: Masa başı işleri.

·       Özellikle emniyet kemeri takmadan araba kullananlarda ani fren yapılması veya trafik kazası.

·       Geçirilmiş boyun travması, spor yaralanmaları.

·       Osteoporoz.

Bazı hastalıklar boyun fıtığını taklit ederler benzer şikayetler oluşmaına neden olurlar:

·       Fibromyositis: Sık tekrarlayan boyun ve bel adelelerinin spazmıdır. Halk arasında adele romatizması olarak bilinir.

·       İmpigman Hastalığı: Omuz ekleminin sertleşmesi ve kola yayılan çok şiddetli ağrıyla seyreder. Hastalık özellikle geceleri daha şiddetli ağrı yapar.

·       Sinir Tuzaklanmaları: Omurilikten çıkarak dağılan sinirlerin kolda belli noktalarda sıkışmasıdır. En iyi bilineni El-Bilek Kanalı Hastalığı olup, orta yaşı geçmiş özellikle kadınlarda veya bilek kuvveti gerektiren herkeste geceleri kolun tamamına yayılan ağrı ve uyuşmalardır. Boyun fıtığı ile birlikte olursa çift tuzaklanma denir ve her ikisininde aynı anda tedavisi gerekir. Sinir tuzaklanmaları hakkında bir sonraki konuda ayrıntılı bilgi verilmiştir.

·       Tenosinovit: Koldaki adelelerin kılıfının zorlama veya romatizmal sebeplerle şişmesi sonucu ortaya çıkar. Bölgesel ağrılarla seyreder .

Boyun fıtığının tanısında kullanılan yöntemler
Klinik muayene, Servikal MR, Servikal BT, EMG. Klinik muayene ve Servikal MR mutlaka yapılmalıdır. EMG sinir tuzaklanmalarını ayırmada gerekirse kullanılır.

Boyun fıtığın farklı derecelerde olabilir. Kabaca bunlar:

1-Şiddetli boyun ağrısı ve veya kola vuran ağrı.
2-Orta düzeyde sık tekrarlayan ağrılar.
3-Ağrıyla birlikte kolda kuvvetsizlik veya uyuşma gibi sinir hasarı bulguları.
4-Ağrıyla birlikte kollar ve ayaklarda kuvvetsizlik ve uyuşma.
5-Kollar ve ayaklarda giderek artan güç kaybı ve uyuşma, ağrı ön planda olmayabilir (Tekrarlayan boyun fıtığı ataklarını takiben omurilik kanalında kireçlenmeye bağlı daralma).

Tedavi
1.ve 2. derecedeki boyun fıtıklarında öncelikle ilaç tedavisi, boyunluk kullanımı, fizik tedavi denenir. Bu dönemde hastalığın iyileşmesi, bu tedavilerle yırtılan disk dokusunun içeriğindeki su miktarının istirahat ve ilaçlarla azaltılmasına yöneliktir. Bir ayı geçen konservatif tedaviye rağmen düzelmeyen hastalar, cerrahi tedaviye adaydır.
Çeşitli tip boyunlukların hepsinin amacı: Başın boyun omurlarına olan basıncını azaltmak ve boynu hareketsiz tutarak istirahat ve iyileşmeyi sağlamaktır. 3.-4.-5. derece de omurilik ve sinir dokusundaki hasar artmadan cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Sinir dokusundaki ileri derece hasarlar cerrahi tedaviyle düzeltilemez. Bu sebeple uyuşma , kısmi felç gibi bulgular saptanırsa erken dönemde ameliyat başarı sağlar.

Boyun fıtığının cerrahi tedavisi, servikal mikrodiskektomi



Cerrahi tedavinin amacı, omurilik ve sinir dokusuna olan basıyı kaldırmaktır. Böylece hastanın, ağrısının geçmesi, uyuşma-kuvvetsizlik gibi bulgulardan kurtulması sağlanır. Uygun zamanda ve tecrübeli ellerde yapılan bu girişimler çok iyi sonuç verir. Bu gün için kullanılan yegane yöntem servikal mikrodiskektomidir. Bazı hastalarda, mikrodiskektomiyle beraber, çıkartılan kıkırdağın yerine vücuttan alınan bir kemik veya sentetik protezlerde uygulanır. Servikal mikrodiskektominin avantajları:

·       Ameliyata bağlı doku hasarının,kan kaybının ve enfeksiyon riskinin en az olması.

·       Mikroskop altında yırtılan kıkırdağın tam olarak çıkartılabilmesi.

·       Ameliyat sonrası ağrı ve hareket kısıtlamasının olmaması.

·       Hastanın kısa sürede evine ve işine dönebilmesi.

 

Boyun fıtığı ameliyatında pozitif faktörler

·       Hastanın mevcut şikayet ve bulgularının çekilen MR ile uyumlu olması.

·       Omurilik veya sinir dokusunda kalıcı hasar oluşmadan cerrahi müdahale zamanlaması.

·       Diabet, hipertansiyon, sigara kullanımı gibi risk faktörlerinin olmaması.

·       Ameliyattan sekonder kazanç dediğimiz , psikolojik beklentiler olmaması.

·       Ameliyat öncesi ve sonrası tedavi prensiplerinin hekim-hasta ilişkisi çerçevesinde , güvene dayalı olarak anlaşılması.

·       Cerrahın konu hakkındaki tecrübesi, gerektiğinde servikal füzyon dediğimiz kemik veya protez uygulamasını aynı seansta yapabilmesi.

·       Ameliyat Genel anestezi altında, boynun ön yüzü, tercihen sağ taraftan uygulanır. Omurga ön yüzüne varan cerrah, skopi kontrolüyle istenilen omurga mesafesine ulaşır. Bu andan itibaren mikroskop kullanarak iki omurga arasındaki kıkırdağı temizlemeye başlar. En sonunda, sinire veya omuriliğe bası yapan yırtılmış kıkırdak kısımda alınarak, bası kaldırılır.

·       Bu andan itibaren kemik veya protez greft kullanımı yırtılan kıkırdağın omurgada yaptığı hasara bağlı olarak uygulanır. Yumuşak fıtık dediğimiz ve omurgada kireçlenmelere yol açmamış boyun fıtığında bu işlem gerekli değildir. Omurgada kireçlenme yapmış boyun fıtıklarında füzyon dediğimiz protez uygulamasının yapılması gerekir.

·       Ameliyat sonrası hasta 3 saat sonra ayağa kaldırılır, akşamüzeri eve gönderilir. 1-3 hafta arası boyunluk takması gereken hasta, 10 gün sonra işine dönebilir.

Gerilim, stres, sigara: Boyun ağrısını artıran ve kronikleştiren en önemli sebeplerdiir. Ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarımız boyun ağrısını artırır. Boyunda sürekli gerginlik ve ağrılı noktalar tespit edilebilir. Gülmek, düzenli çalışmak, sosyal uğraşılar ve hayata bağlılık boyun ağrısına karşı en önemli silahımızdır.

Romatizmal Hastalıklar:Vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine savaş açması sonucu oluşur. Omurgadaki normal kemik ve kıkırdak dokuları hasara uğrar. Romatoid artrit, anklozan spondilit gibi hastalıklar boyun hareketlerinde kalıcı kısıtlılık yapabilir. Sabahları görülen yarım saatten fazla süren eklem sertliği ve hareket zorluğu romatizmal hastalıklar için tipiktir.

Osteoporoz, kemik erimesi: Osteoporoz temel olarak kadın hastalığıdır. Kemiklerde kofluğa ve yumuşamaya yol açarak kolay kırılmaya ve dolayısıyla ağrıya sebebiyet verir. Beslenmede kalsiyum ve D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşam, erken menopoz, aşırı alkol tüketimi, kortikosteroidler osteoporoz riskini arttırır.

Omurga kırıkları, omur kayması:Omurlar normalde oldukça sağlamdır. Bazen kaza ve başka sebeplerden zarar görüp çatlayabilir, bütünüyle kırılabilir.


Travma şiddetiyle boyun omurları kayarak omuriliğe zararverebilir. Ciddi omurilik ve sinir kesileri görülebilir. Kaza sonrası boyunun mutlak boyunluk ile tespit edilmesi hayat kurtarıcıdır.

Kol ve el sinirlerinin tuzaklanması (sıkışması):Boyunda omurilikten çıkan sinirler ele doğru giderken yol üzerinde bağ dokusu tarafından tuzaklanır. Buradaki sıkışma sonucu el ve kollarda kuvvetsizlik, uyuşma ve ağrı oluşur. Özellikle elin ilk 3 parmağında geceleri görülen uyuşma "karpal tünel sendromu" için tipiktir. Bu tip ağrı ve uyuşma olan hastalarda mutlak EMG testi ile ayrıcı tanıya gidilmelidir. Konservatif tedavi ile sonuç alınamayan hastalarda cerrahi olarak basının kaldırılması gereklidir.

Diğer sebepler:

Boyun tümörleri , omurilik tümörleri ve omurilikte yarıklar oluşturan "Syringomyeli", kemik enfeksiyonları (tüberküloz, bruselloz) da boyun ve kol ağrısı nedeni olabilir.
Omuz ekleminden kaynaklanan (Bursitis, Kapsülitis, Tendinit) ağrılar boyun ve kol ağrılarını taklit edebilir. Özefagus, trakea, tiroidit ve akciğer hastalıkları da nadiren boyun ağrısı nedenidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Üye Girişi
Doktoruna Sor
İnsan Kaynakları
Aktiviteler
Anlaşmalı Kurumlar
Copyright 2009 © Neo Adworks