BOYUN (SERVİKAL OMURGA)
Boyun, baş ile vücud arasındaki bağlantıyı sağlar. Boyun
başımızı destekler ve dengeli pozisyonda tutar.Başın birçok yöne rahat hareket
etmesinisağlar. 7 adet boyun omurundan oluşur. Bu omurlardan en üst ikisi
farklılaşarak kafatası kemiğine tutunmasını sağlar. Aralarında diskler bulunur.
Bunlar omurların birbirinesürtünmesini engelleyen jöle kıvamında
yastıkçıklardır. Ayrıva üzerlerine düşen yükü dengeli olarak alt seviyelere
iletmekle görevlidirler.
Boyun omurları, diskler ve güçlü bağlar ile birbirine tutunurlar. Bu sistem
kaslar ile esneklik kazanır ve kuvvetlenir. Boyun omurgası içersinden omurilik
ve sinirler geçer. Omurilik 2 cm kalınlığında beyinden aldığı emirleri tüm
vücuda ileten son derece önemli bir yapıdır.
Boyunda omurilikten çıkan sinirler el ve kolumuzun hareketini,
hissini ve kuvvetini sağlarlar.
Sağlıklı boyun dengeli boyundur. Bu dengeyi sağlamak için boyun omurgası doğal
bir eğime sahiptir. Bu eğimin korunması rahat ve ağrısız boyun için çok
önemlidir. Bu eğim bozulursa boyun omurgasında dejenerasyon ve bozulma başlar.
Buda boyun ve kol ağrısını arttırır.
BOYUN AĞRILARININ EN SIK NEDENLERİ:

KÖTÜ DURUŞA BAĞLI BOYUN AĞRISI( POSTÜREL BOYUN AĞRISI)

Günlük hayatta boyun sağlığına uygun olmayan her yanlış hareket ve
duruş; omur, disk, eklem ve bağ dokusunda yıpranmaya sebep olur. Boyunda doğal
eğimin kaybolması boyunu kötü kullanmanın en önemli bulgusudur.Sık görülen bu
rahatsızlıkta ağrı boyun ve omuzda, omuz pozisyonunda anormallik ile
beraberdir.40 yaşın altında sedanter işleri olan bayanlarda sıktır (bilgisyar
operatörlüğü gibi). Bu tür hastalarda baş uzun süre ideal olmayan pozisyonda
kalmaktadır. Klinik olarak baş boyun bölgesikısıtlı pozisynlarda tutlsada film
de ve klinik olarak genelde normal bulunur. Akut olgularda analjezik ve
fizyoterapi genelde yaralıyken kronik olgularda hastanın postürünü bozan
çevresel faktörler ve çalışma şartları düzeltilmelidir.
20-35 yaş gurubunda boynun ani hareketleri omurgada radyolojik
olarak eklem problemi olmaksızın boyun ve kol ağrısı oluşturabilir. Buna
koruyucu kas kasılmaları ve boyun hareket kısıtlılığıda eşlik edebilir. Çoğu
hasta dinlenmek veya fizyoterapiden yarar görür.
BOYUN AŞIRI ZORLANMASI (İNCİNMESİ):
ANİ BOYUN SAVRULMALARINA BAĞLI PROBLEMLER ( WHİPLASH BOYUN
EXTANSİYON ZEDELENMELERİ)
Boyun da her eklem gibi belirli sınırlarda hareket kabiliyetine
sahiptir.Boyunun imkan verdiği normal hareketinden daha fazla bir zorlama
sonucunda disk, kemik, bağlar ve eklemlerde incinmeler olabilir. Genelde araç içi
trafik kazası sonrası boyundaki aşırı haraket ve zorlamadan dolayı giderek
artan boyun ve kol ağrısı izlenebilir. Buna Kamçı Sendromu (Whiplash) denir.
Geç dönemde bu tip olgularda boyun omurlarınının; aşırı
hareketliliğine bağlı ağrı ve instabilite görülebilir.
Çoğu hastada radyolojik bulgu yokken bir kısım hastada zorlayıcı
eğilmeye bağlı küçük kırıklar görülebilir. Bunlar, kopma veya bası krıkları
şeklindedir. Sinir hasarı olaya eşlik edebilir ve bazende bu hasar hayatı
tehlikeye atacak sonuçlar doğurabilir.
Belirtileri ve bulguları nelerdir?
Whiplash yaralanmaları ile karşılaşan hastalarda yaralanmadan
birkaç gün sonra aşağıdaki semptomlardan bazıları görülür.
Boyun ağrısı ve tutukluğu
Baş ağrıları
Omuzlar ve omuz kürekleri arasında ağrı
Bel ağrısı
Kol ve/veya ellerde uyuşma
Baş dönmesi
Kulak çınlaması ve bulanık görme
Konsantrasyon ve hafıza problemleri
Sinirlilik, uyku bozuklukları, yorgunluk
Teşhis ve tedavi
Whiplash yaralanmasının nasıl olduğunu anlamak oldukça
kolaydır. Ancak yaralanmanın seviyesini ve derecesini tesbit etmek zor
olabilir. Bu tip yaralanmalardan etkilenen diskler, bağlar ve kaslar düz
röntgen filmlerinde görülemezler. Normal röntgen, kırık ve instabilite olup
olmadığını görmek için gereklidir. Bilgisayarlı tomografi veya MR çoğu hastada
gereklidir. Kazadan hemen sonra boyun yumuşak bir korse ile korselenir. İlk 24
saatte soğuk uygulama yapılır. Bir iki gün içinde aktif hareketlere izin
verilir (nazikçe). Boyun egzersiz eğitimi verilir. Hasta işine olabildiğince erken
dönmesi için cesaretlendirilmelidir. Boyun koruma prensipleri eğitimi
verilmelidir. Ultrason, TENS, traksiyon, masaj, soğuk ve sıcak uygulamalar gibi
fizik tedavi metodları kullanılmaladır. Bu tedaviler hastaların %75 inde birkaç
ay içinde iyileşme sağlar. Hastanın uzun dönem rehabilitasyonunda izometrik
boyun egzersizleri yapılır. Bazı hastalarda cerrahi tedavi metodları
gerekebilir (füzyon, laminektomi, diskektomi vs. gibi)
Küçük şikayetler bile bazen 18 ay kadar sürebilir. Tedavide
genellikle boyunluk, lokal ısı tedavileri ve ağrı kesiciler sıklıkla kullanılan
yöntemlerdir.
BOYUN TUTULMASI, KAS
SPAZMI:
Genellikle boyunu destekleyen
kasların aşırı gerilmesi ile oluşur. Ağır bir şey kaldırmak, aşırı spor, iş
aktivitesi, yanlış masa başı çalışması kas spazmına neden olabilir. Ayrıca
yanlış pozisyonda uyuya kalma, yüksek yastık ve kötü seyahat şartları da boyun
tutulması yapabilmektedir. Çoğu zaman basit tedaviler ile spazm ve tutulma
çözülmektedir. "Miyofasial ağrı, Fibrosit ve Miyozit" diye de adlandırılan
uzun süreli kas ağrısında, kas içersinde ağrıyı tetikleyen noktalar ve elle de
hissedilebilen düğmecikler mevcuttur.
FİBROMİYALJİ SENDROMU
Fibromiyalji sendromu (FMS) nedir?
FMS; yaygın kas ağrıları, yorgunluk, bitkinlik ve uyku bozukluğu
ile seyreden kronik bir hastalıktır. Toplumun % 2 kadarında görülür. Hastalık
kadınlarda çok daha sık görülür.çocukluk çağında bile görülebilir. Kaslarda,
fibroz dokuda, bağlarda ve kirişlerde ağrı vardır. Sık rastlanan ve sebebi
bilinmeyen bir kronik ağrı sendromudur.
FMS’ de röntgen filmleri, kan tahlilleri ve kas biyopsileri normaldir. Teşhis
tamamen hastanın ifadesine ve doktorun muayenesine göre konulur. Bir hastaya
FMS demek için ağrıların en az 3 ay sürmesi, sabah yorgunluğu ve vücutta belli
sayıda hassas noktaların olması gerekir.
Yaygın kas iskelet sistemi ağrıları hastaların en önemli
şikayetidir. Ağrı, genellikle hastanın bir bölgesinden başlar ve bütün vücuduna
yayılır. Boyun, kürek kemikleri arası, bel, baldırlar, sırt ağrının en çok
yerleştiği yerlerdir. Ağrı, yanıcı, kemirici ve sızlayıcı olarak tanımlanır.
Ağrı günün saatleri içinde fiziksel aktivite, uyku ve stres durumuna göre
değişir. Ağrı bazen çok şiddetli olabilir. Nemli hava, soğuk, yorgunluk ve
uykusuzluk ağrıları artırır.
Hastanın genel durumunun değerlendirilmesinde bir bozukluk yoktur, ancak hassas
noktalar adını verdiğimiz ağrı noktaları vardır.
FMS’ li hastaların % 90’ında orta veya ileri derecede yorgunluk, dayanıklılıkta
azalma ve bir çeşit tükenmişlik hali vardır, bazen yorgunluk ağrıdan daha
önemli olabilir.
FMS’ li hastaların büyük çoğunluğunda uyku problemleri vardır. Bunlar derin
uyku uyuyamazlar ve gece boyunca sık sık uyanırlar ve sabahları yorgun
kalkarlar. Bazı hastalarda ise fazla uyku vardır. Firomiyalji sendromlu
hastalarda, uykunun süresinden çok dinlendirici olmaması önemlidir.
Uykusuzluk ve yorgunluk, keyifsizlik, ilgisizlik, dayanıklılık azalması ve
tükenmişliğe yol açar.
Ruh halindeki değişiklikler, FMS da sık görülen bir
bozukluktur. Hastaların çoğunda bir hüzün, bir yıkılmışlık vardır. Hastaların
1/4'de belirgin bir depresyon bulunur. Ancak hastaların çoğunda depresyona ait
belirtiler vardır. FMS’ li hastalar aynı zamanda asabi ve tahammülsüz
insanlardır.
Bu hastaların bir işe yoğunlaşma ve basit problemleri çözme kabiliyetleri
azalır.
Baş ağrıları, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ağrıları,
göğüs ağrıları, sık idrara çıkma ve acil idrar yapma isteği sık görülen
şikayetlerdendir. Ayrıca cinsel isteksizlik ve erken boşalma görülebilir.
Cinsel isteksizlik özellikle kadınlarda aile içi huzuru bozacak kadar şiddetli
olabilir.
FMS’ de çene eklemi ağrıları, kramplar ve kulak çınlamaları olabilir.
Hastalık daha çok kadınlarda görülür. Erkeklerde ve küçük
çocuklarda bile görülebilir. Menopoz döneminde görülme sıklığı ve şikayetler
artar.
Fiziksel ve ruhsal travmalar, ekonomik kayıplar, bir yakının
kaybedilmesi, enfeksiyon hastalıkları, hormonal bozukluklar fibromiyalji
sendromuna sebep olabilir. Ayrıca genetik faktörlerin de hastalığın gelişiminde
rolü vardır. İklimin fibromiyalji sendromu gelişiminde etkisi yoktur, ancak
soğuk ve nemli hava fibromiyalji sendromunda şikayetleri artırır.
Fibromiyalji sendromu hangi hastalıklarla birlikte görülebilir?
·
Kronik yorgunluk sendromu
·
Migren ve diğer baş ağrıları
·
İrritabl kolon sendromu (kolit)
·
Miyofasial ağrı sendromları
·
Huzursuz bacak sendromu
·
Diğer romatizmal hastalıkların seyri esnasında görülebilir.
Tedavi
İlaçlar : Fibromiyalji sendromu tedavisinde kullanılan ilaçlar daha çok,
uykuyu düzenlemek ve depresyonu tedavi etmek, yorgunluğu gidermek amacıyla
kullanılır. Antidepresan ilaçlar etkili dozda kullanılmalıdır, ve uzun süreli
kullanılmalıdır. En uygun ilacı bulmak bazen zor olabilir. Hastanın şikayetleri
2-4 haftadan sonra azalmaya başlar. Ayrıca kas gevşetici ve ağrı kesiciler
kullanılabilir.
Düzenli ve yeterli uyku : Bu hastalar aynı saatte yatmaya
alıştırılmalıdır, yatmadan önce uykuyu etkileyecek alkol, sigara, çay, kola,
kahve gibi maddeler alınmamalıdır
Egzersiz: Günlük aerobik egzersizler ve germe egzersizler çok
önemlidir. Ancak hasta yorucu egsersizlerden kaçınmalıdır. Egzersizler günün
erken saatlerinde ve akşam yapılmalıdır.
Fiziksel
ve ruhsal zorlanmalardan kaçınma: Stres ve aşırı çalışma FMS
belirtilerinde artmaya yol açar. Ancak bu insanlar mutlaka günlük
sorumluluklarını da yerine getirmelidirler.
Diğer
uyku bozukluklarının tedavisi : Huzursuz bacak sendromu,
horlama, eşin horlaması, kafein alma, obezite (şişmanlık), alkol gibi uykuyu
engelleyici faktörler tedavi edilmeli veya bunlardan kaçınılmalıdır.
Fibromiyalji remisyona girse (iyileşse) bile tekrarlama riski çok yüksektir. Bu
sebeple bu hastalar hep olumlu bir tavır almalı ve bu hastalığın günlük
hayatlarını berbat etmelerine izin vermemelidir.
Fizik tedavi, kaplıca kürleri, çevre değişiklikleri, yumuşak doku
enjeksiyonları iyileşmeye katkıda bulunabilir.
SERVİKAL SPONDİLOZ (SERVİKAL OSTEOARTROZ)(BOYUN KİREÇLENMESİ)
Boynu etkileyen en sık görülen hastalıktır. Kemikteki
değişiklikler boyun omurgalarında hayatın erken döneminde genellikle 30 lu
yaşlara başlar ve 5. ve 6. boyun kemikleri arası en fazla etkilenen disk
bölgesidir. Erken dönemde değişklikler disklerle sınırlıdır giderek eklemler
etkilenir.
Genelde şikayaetler küçük bir travma Ya da zorlamadan sonra ortaya
çıkar.
Ağrı boynun merkezinde hissedilebilir arkadan kafatasına yayılarak
baş ağrısı ve migrenle karışabilir.
Omurga eklemlerinde deformasyon ve kireçlenmeye bağlı olarak sinir
kökü etkilenebilmektedir . Bu durmda sinir köklerinin etkilenmesine bağlı
ağrının omuzlara ellere kollara uyuşma veya daha ciddi sinir hasarı bulguları
göstererek yayılması mümkündür.
Kas güçsüzlüğü reflekslerde azalma, veya duyu kaybı eşlik
edebilir.
Omuriliğin ve/veya sinirlerinin
geçtiği kanalların daralması ve omurilik beslenmesinin bozulması ile seyreder.
Hastalığın erken dönemde tespit edilmesi ve erken tedavi gereklidir. Erken
dönemde yapılan cerrahi girişim omurilikte oluşabilecek kalıcı hasarları
önlemektedir.
İreçlenmenin omuriliğin geçtiği kanalı daraltması neticesinde
omurga kanalında daralma neticesinde omurilik basısı oluşabilir(Servikal Dar
Kanal-omurga stenozu, Servikal Spondilitik Myelopati). Bu da özellikle ileri
yaşlarda ellerde uyuşmalar ve güç kayıpları ve beceriksizlik, yürümede zorluk
ve el-ayaklarda his kusuru, boyun ağrısı,ayak altında hissizlik,ile kendini
gösterebilir.
Tedavide boyunluk kullanılması,ve ağrı kesiciler temel
yöntemlerdir.Hasarın tesbiti açısından radyografik ve mr yöntemleri
uygulanabilir. Bunların sonuçlarına görede tedaviye karar verilir. İleri
problemli olgularda ameliyat sözkonusu olabilir.
BOYUN FITIĞI:
Boyun omurganın tüm
özelliklerini taşır. Omurga kemikleri ve aralarında diskler vardır.Boyun
omurgaları arkasındaki büyük kanaldan omurilik geçer ve bu omurilikten yine
omur kemiklerinin eklem organları arasında bulunan deliklerden boynu ,kolları,
ve omuzları besleyen sinirler çıkar.Her iki boyun omuru arasında yastık görevi
yapan jölemsi kıkırdak disk dokusunun omurilik ve kola giden sinirlere doğru
taşması boyun fıtığı dediğimiz olaya neden olur. Basının büyüklüğü ve
etkinliğine göre boyun ve kol ağrısı, kol kaslarında kuvvet kaybı, ellerde his
kusuru, uyuşma ve beceriksizlik görülebilir. Eğer omur iliğe doğru bası olur
ise yürüme zorluğu, bacaklarda kuvvetsizlik ve idrar şikayetleri de
görülebilmektedir. Konservatif tedaviye rağmen şikayetler geçmiyor, ciddi
omurilik ve sinir basısı var ise; o zaman tedavi cerrahidir.
Boyun fıtığına en sık sebep olan olaylar:
·
Boyun omurları arasındaki kıkırdağın dejenerasyon dediğimiz
yıpranması
·
Ani ve güçlü boyun hareketleri. Ağır kaldırmak, ani ters dönüşler.
·
Baş öne eğik olarak uzun süreli çalışma: Masa başı işleri.
·
Özellikle emniyet kemeri takmadan araba kullananlarda ani fren
yapılması veya trafik kazası.
·
Geçirilmiş boyun travması, spor yaralanmaları.
·
Osteoporoz.
Bazı hastalıklar boyun fıtığını taklit ederler
benzer şikayetler oluşmaına neden olurlar:
·
Fibromyositis: Sık tekrarlayan boyun ve bel adelelerinin
spazmıdır. Halk arasında adele romatizması olarak bilinir.
·
İmpigman Hastalığı: Omuz ekleminin sertleşmesi ve kola yayılan çok
şiddetli ağrıyla seyreder. Hastalık özellikle geceleri daha şiddetli ağrı
yapar.
·
Sinir Tuzaklanmaları: Omurilikten çıkarak dağılan sinirlerin kolda
belli noktalarda sıkışmasıdır. En iyi bilineni El-Bilek Kanalı Hastalığı olup,
orta yaşı geçmiş özellikle kadınlarda veya bilek kuvveti gerektiren herkeste
geceleri kolun tamamına yayılan ağrı ve uyuşmalardır. Boyun fıtığı ile birlikte
olursa çift tuzaklanma denir ve her ikisininde aynı anda tedavisi gerekir.
Sinir tuzaklanmaları hakkında bir sonraki konuda ayrıntılı bilgi verilmiştir.
·
Tenosinovit: Koldaki adelelerin kılıfının zorlama veya romatizmal
sebeplerle şişmesi sonucu ortaya çıkar. Bölgesel ağrılarla seyreder .
Boyun fıtığının tanısında kullanılan yöntemler
Klinik muayene, Servikal MR, Servikal BT, EMG. Klinik muayene ve Servikal MR
mutlaka yapılmalıdır. EMG sinir tuzaklanmalarını ayırmada gerekirse kullanılır.
Boyun fıtığın farklı derecelerde olabilir.
Kabaca bunlar:
1-Şiddetli boyun ağrısı ve veya kola vuran ağrı.
2-Orta düzeyde sık tekrarlayan ağrılar.
3-Ağrıyla birlikte kolda kuvvetsizlik veya uyuşma gibi sinir hasarı bulguları.
4-Ağrıyla birlikte kollar ve ayaklarda kuvvetsizlik ve uyuşma.
5-Kollar ve ayaklarda giderek artan güç kaybı ve uyuşma, ağrı ön planda
olmayabilir (Tekrarlayan boyun fıtığı ataklarını takiben omurilik kanalında
kireçlenmeye bağlı daralma).
Tedavi
1.ve 2. derecedeki boyun fıtıklarında öncelikle ilaç tedavisi, boyunluk
kullanımı, fizik tedavi denenir. Bu dönemde hastalığın iyileşmesi, bu
tedavilerle yırtılan disk dokusunun içeriğindeki su miktarının istirahat ve
ilaçlarla azaltılmasına yöneliktir. Bir ayı geçen konservatif tedaviye rağmen
düzelmeyen hastalar, cerrahi tedaviye adaydır.
Çeşitli tip boyunlukların hepsinin amacı: Başın boyun omurlarına olan basıncını
azaltmak ve boynu hareketsiz tutarak istirahat ve iyileşmeyi sağlamaktır.
3.-4.-5. derece de omurilik ve sinir dokusundaki hasar artmadan cerrahi tedavi
uygulanmalıdır. Sinir dokusundaki ileri derece hasarlar cerrahi tedaviyle
düzeltilemez. Bu sebeple uyuşma , kısmi felç gibi bulgular saptanırsa erken
dönemde ameliyat başarı sağlar.
Boyun
fıtığının cerrahi tedavisi, servikal mikrodiskektomi
Cerrahi tedavinin amacı, omurilik ve
sinir dokusuna olan basıyı kaldırmaktır. Böylece hastanın, ağrısının geçmesi,
uyuşma-kuvvetsizlik gibi bulgulardan kurtulması sağlanır. Uygun zamanda ve
tecrübeli ellerde yapılan bu girişimler çok iyi sonuç verir. Bu gün için
kullanılan yegane yöntem servikal mikrodiskektomidir. Bazı hastalarda,
mikrodiskektomiyle beraber, çıkartılan kıkırdağın yerine vücuttan alınan bir
kemik veya sentetik protezlerde uygulanır. Servikal mikrodiskektominin
avantajları:
·
Ameliyata bağlı doku hasarının,kan kaybının ve enfeksiyon riskinin
en az olması.
·
Mikroskop altında yırtılan kıkırdağın tam olarak çıkartılabilmesi.
·
Ameliyat sonrası ağrı ve hareket kısıtlamasının olmaması.
·
Hastanın kısa sürede evine ve işine dönebilmesi.
Boyun fıtığı ameliyatında pozitif faktörler
·
Hastanın mevcut şikayet ve bulgularının çekilen MR ile uyumlu
olması.
·
Omurilik veya sinir dokusunda kalıcı hasar oluşmadan cerrahi
müdahale zamanlaması.
·
Diabet, hipertansiyon, sigara kullanımı gibi risk faktörlerinin
olmaması.
·
Ameliyattan sekonder kazanç dediğimiz , psikolojik beklentiler
olmaması.
·
Ameliyat öncesi ve sonrası tedavi prensiplerinin hekim-hasta
ilişkisi çerçevesinde , güvene dayalı olarak anlaşılması.
·
Cerrahın konu hakkındaki tecrübesi, gerektiğinde servikal füzyon
dediğimiz kemik veya protez uygulamasını aynı seansta yapabilmesi.
·
Ameliyat Genel anestezi altında, boynun ön yüzü, tercihen sağ
taraftan uygulanır. Omurga ön yüzüne varan cerrah, skopi kontrolüyle istenilen
omurga mesafesine ulaşır. Bu andan itibaren mikroskop kullanarak iki omurga
arasındaki kıkırdağı temizlemeye başlar. En sonunda, sinire veya omuriliğe bası
yapan yırtılmış kıkırdak kısımda alınarak, bası kaldırılır.
·
Bu andan itibaren kemik veya protez greft kullanımı yırtılan
kıkırdağın omurgada yaptığı hasara bağlı olarak uygulanır. Yumuşak fıtık
dediğimiz ve omurgada kireçlenmelere yol açmamış boyun fıtığında bu işlem
gerekli değildir. Omurgada kireçlenme yapmış boyun fıtıklarında füzyon
dediğimiz protez uygulamasının yapılması gerekir.
·
Ameliyat sonrası hasta 3 saat sonra ayağa kaldırılır, akşamüzeri
eve gönderilir. 1-3 hafta arası boyunluk takması gereken hasta, 10 gün sonra
işine dönebilir.
Gerilim, stres, sigara: Boyun
ağrısını artıran ve kronikleştiren en önemli sebeplerdiir. Ekonomik, sosyal ve
psikolojik sorunlarımız boyun ağrısını artırır. Boyunda sürekli gerginlik ve
ağrılı noktalar tespit edilebilir. Gülmek, düzenli çalışmak, sosyal uğraşılar
ve hayata bağlılık boyun ağrısına karşı en önemli silahımızdır.
Romatizmal Hastalıklar:Vücudun
bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine savaş açması sonucu oluşur. Omurgadaki
normal kemik ve kıkırdak dokuları hasara uğrar. Romatoid artrit, anklozan
spondilit gibi hastalıklar boyun hareketlerinde kalıcı kısıtlılık yapabilir.
Sabahları görülen yarım saatten fazla süren eklem sertliği ve hareket zorluğu
romatizmal hastalıklar için tipiktir.
Osteoporoz, kemik erimesi:
Osteoporoz temel olarak kadın hastalığıdır. Kemiklerde kofluğa ve yumuşamaya
yol açarak kolay kırılmaya ve dolayısıyla ağrıya sebebiyet verir. Beslenmede
kalsiyum ve D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşam, erken menopoz, aşırı alkol
tüketimi, kortikosteroidler osteoporoz riskini arttırır.
Omurga kırıkları, omur
kayması:Omurlar normalde oldukça sağlamdır. Bazen kaza ve başka sebeplerden
zarar görüp çatlayabilir, bütünüyle kırılabilir.
Travma şiddetiyle boyun omurları
kayarak omuriliğe zararverebilir. Ciddi omurilik ve sinir kesileri görülebilir.
Kaza sonrası boyunun mutlak boyunluk ile tespit edilmesi hayat kurtarıcıdır.
Kol ve el sinirlerinin
tuzaklanması (sıkışması):Boyunda omurilikten çıkan sinirler ele doğru giderken
yol üzerinde bağ dokusu tarafından tuzaklanır. Buradaki sıkışma sonucu el ve
kollarda kuvvetsizlik, uyuşma ve ağrı oluşur. Özellikle elin ilk 3 parmağında
geceleri görülen uyuşma "karpal tünel sendromu" için tipiktir. Bu tip
ağrı ve uyuşma olan hastalarda mutlak EMG testi ile ayrıcı tanıya gidilmelidir.
Konservatif tedavi ile sonuç alınamayan hastalarda cerrahi olarak basının
kaldırılması gereklidir.
Diğer sebepler:
Boyun tümörleri , omurilik
tümörleri ve omurilikte yarıklar oluşturan "Syringomyeli", kemik
enfeksiyonları (tüberküloz, bruselloz) da boyun ve kol ağrısı nedeni olabilir.
Omuz ekleminden kaynaklanan (Bursitis, Kapsülitis, Tendinit) ağrılar boyun ve
kol ağrılarını taklit edebilir. Özefagus, trakea, tiroidit ve akciğer
hastalıkları da nadiren boyun ağrısı nedenidir.