Bağışıklık Sistemi ve Beslenme

Beslenme, vücudun direncine ve mikroplara karşı savaşına etki edebilmektedir. Fazla yorgunluk, travmalar, yanıklar vb. durumlarda vücutta protein yıkımı olur ve bu durum vücut direncinin azalmasına neden olur. Protein ve enerji bakımından yetersiz ve kötü beslenme durumlarında bağışıklık sisteminde görevli yapıların, vücudumuzu savunma gücü zayıflar.

Beslenme yetersizliği özellikle çocuklukta hastalıklara yakalanma ve ölümde büyük rol oynar. Eksik beslenme enfeksiyonlara ve bunların komplikasyonlarına zemin hazırlar. Oluşan enfeksiyon da beslenmeyi bozar ve bağışıklığı azaltabilir.

Güçlü bir bağışıklık sistemi için günlük beslenmemizde besin gruplarının, her birinden bireysel özelliklerimize uygun miktar ve çeşitte tüketilmesi sağlıklı ve doğru beslenmeyi sağlar, dolayısıyla bağışıklık sistemimizi arttırır. Besin grupları süt-yoğurt grubu, et grubu, sebze-meyve grubu, tahıllar ve yağ grubu olarak adlandırılır. Tek yönlü beslenme, bağışıklık sisteminin zayıflamasında ve hastalıklara karşı direncin azalmasında en büyük etkendir.

Kaliteli beslenmek demek fazla gıda tüketmek diye de algılanmamalıdır. Fazla gıda tüketimi kilo artışına yol açacaktır bu da bağışıklık sistemimiz adına son derece olumsuzdur. Yapılan bazı çalışmalarda kilolu kişilerin çok daha sık hastalandığı, bağışıklık sistemlerinin düşük olduğu görülmüştür.

Vitamin ve mineral açısından zengin beslenmeye dikkat edilmelidir. Özellikle vitaminler içerisinde antioksidan özelliğe sahip olan C vitamini, E vitamini, A vitamini (beta karoten) ve minerallerden Selenyum, Çinko tüketimi çok önemlidir. Bu vitaminler özellikle yeşil yapraklı sebzelerde, havuç, kırmızı ve yeşilbiberde, turunçgillerde (portakal, mandalina, limon vb.), domates, brokolide bulunur. Ayrıca A vitamini yağda eriyen güçlü bir antioksidan vitamindir ve de hayvansal kaynaklı gıdalardan balık, süt ve yumurta sarısında bolca bulunur.
Yağda çözünen bir vitamin olan E vitamini de antioksidan özelliği sahiptir. E vitamininin en iyi kaynakları; bitkisel yağlar (ayçiçek yağı vb.), yağlı tohumlar, susam ve buğday özüdür. Yeşil yapraklı sebzelerde de az miktarda E vitamini bulunur.

İnsan ve hayvan çalışmalarında Omega 3 yağ asitlerinin immün sistem işlevlerinde olumlu yönde bazı değişikliklere neden olduğu ortaya konulmuştur. Omega 3 viral, bakteriyel, paraziter enfeksiyonlara karşı hastalıklardan koruyucu etkiye sahiptir. İmmün sistemi desteklemesinden başka özellikle çocuklarda beyin gelişimi ve kalp sağlığı üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Omega 3 yağ asitleri (EPA & DHA) derin ve soğuk sularda yaşayan balıklarda fazlaca bulunur. Özellikle somon, uskumru ve ton balığı Omega 3’ten en zengin balık çeşitleridir. Diğer Omega 3 içeren besinler; anne sütü, keten tohumu, ceviz, badem, fındıktır. Koyu yeşil yapraklı sebzelerde de az miktarda bulunur. Bu tür besinleri tüketemeyen ya da beslenme sorunu yaşayanların mutlaka balık yağı içeren suplement ya da şuruplarla desteklenmesi hem güçlü bir bağışıklık sistemi hem de beyin gelişimleri için çok önemlidir.

Alkol tüketimindeki miktarlar da bağışıklık sistemimiz üzerinde etkilidir. Çalışmalar Kronik Alkolizmin bağışıklık sistemini azalttığını göstermiştir. Bu nedenle alkol tüketiminde miktar ayarlaması her sağlık sorununda olduğu gibi bağışıklık sistemi açısından da kontrollü olmalıdır.

Araştırmalar, şekerin akyuvarların bakterileri yutma ve yok etme yeteneğini azalttığını göstermiştir. Bu nedenle şeker ve şekerli yiyecek-içecek tüketiminde de dikkatli olunmalıdır.

Sonuç olarak bireyler ihtiyaçları ölçüsünde tüm besin gruplarını içeren gıdaları günlük beslenmelerinde tüketirlerse kaliteli beslenmiş ve de vücut dirençlerini arttırmış olurlar.