Skip Navigation Links
Anasayfa
Hakkımızda
Hizmetlerimiz
Kadromuz
Genel Bilgiler
İletişim
E-Canlı Destek -
E-Randevu
E-Geçmiş Olsun
E-Katalog
E-Foto Galeri
İstanbul Ortopedi Merkezi - ISOM - Yeni teknoloji web sitesi hizmete girmiştir. Site üzerinden online randevu alabilir ve merak ettiğiniz birçok konuda bilgi sahibi olabilirsiniz.

AYAK VE AYAK BİLEĞİ AĞRILARI

 


Ayak Bileği Anatomisi


 


Ayak bileği üst üste iki eklem bulunan karmaşık bir yapıdır. Gerçek ayak bileği eklemi , tibianın dış ve üstten, fibulanın (baldır bölgesinde tianın arka-dışı boyunca uzanan ince kemik) dıştan oluşturdukları yatakla talusun (ayak bileği kemiklerinin en üstte olanı) yuvarlak tavanı arasındaki eklemdir. Ayak bileğinin yukarı ve aşağı hareketlerine izin verir. Eklemlerden altta olanı topuk kemiği (kalkaneus) ile talus kemiği arasındaki subtalar eklemdir. Hareketi son derece kısıtlıdır ve ayağın yanlara hareketine izin verir.
    

Eklem içi tüm kemik yüzeyler eklem kıkırdağı ile kaplıdır. Ayak bileğinin sabitliğini bağlar sağlar. Dış yan bağlar ayak bileğinin dış yanında bulunarak bileğin içe doğru hareketini engeller. Anterior talofibuler bağ fibula ile talusu bağlar ve dış bağların en sık yaralanıdır.

 

İç yan bağlar (deltoid bağ) iç kısımda bulunur ve ayak bileğinin dışa dönmesini engeller. Ayrıca eklem seviyesinin hemen üzerinde tibia ile fibula syndesmos denilen bir bağla bağlıdır ve bu bağ yüklenme sırasında iki kemiğin birbirinden açılmasını engeller. Ayak bileği cerrahisinde tedavisi çok önemli bağlardandır.



Ayak bileğinin 4 yanı boyunca uzanan tendonlar bileğin sabit kalmasına yardımcı olurken, adeleri ile ayak bileği hareketlerini-zıplama gibi- yönetirle

DÜZ TABANLIK (PER PLANUS)

Düz tabanlık terimi ayak ve ayak bileğindeki bir çok kemiğin arasındaki ilişki sonucu ortaya çıkan bir tablodur.En sık ortaya çıkan deformite ayak arkasında oluşan valgus ve  orta ayaktaki çökmedir. Bunlar subtalar eklem de bozukluk sonucu oluşurlar.Kilo ilişkili düz tabanlık subtalar eklemde aşırı bir eversiyon , valgus , eksternal rotasyon ve kalkaneusun talusla ilişkili bir şekilde dorsifleksiyonu ile  karakterizedir.Buna ek olarak plantar fleksiyondaki talusta navikula dorsifleksiyon ve abduksiyondadır. Orta ayaktaki çökme longitudinal arkı düşürür. Ayağın medial kenarıyla ilişkide olan lateral kenarında gerçek bir kısalık belirir.


Manuel testler subtalar kompleksin fleksibilitesini ve mobilitesini ölçer.Esnek düz tabanlık normal kas fonksiyonuyla dogumdan itibaren oluşur.Kemik şekli ve ligaman laksitesi longutidinal arkın yuksekligini belirler.Kaslar yapısal olarak değil ama fonksiyon ve balans için gereklidir.

Ayak izleri ve radiografik calışmalar bır cok bebeğin düz taban olduğunu ama longitudinal arkın yaşamın ılk 10 yılında spontan olarak yukseldiğini ve özellikle genç çocuklarda normal ark ile düz tabanlık arasında çok geniş bir aralığın olduğu gösterilmiştir

Ne yazık ki tedavi edilmeyen esnek düz tabanlıkla ilgili uzun bir periyodu kapsayan prospektif çalışmalar yapılmamıştır.  Temel olarak yapılan çalışmalarda normal varyasyondaki esnek düz tabanlığın yetersizlik sebebi olmadığı gösterilmiştir.

Gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmalarda  ayakkabıların ayak longutidinal ark oluşumda zararlı etkileri olduğunu göstermiştir.Hindistan da yapılan bir çalışmada pabuç giyenler ve giymeyenler kıyaslanmış ve pabuç giyenlerde daha yüksek oranda  görülmüştür.

Cerrahi tedavi nadirdir, ancak kısalık yada kontraksiyon   varsa ve uzun süren konservatif tedaviye rağmen  talar eklemde birleşme, ve ağrı devam ediyorsa cerrahi tedavi endikedir. Bir çok cerrahi prosedür geçtiğimiz yüzyıldan şimdiye kadar denenmiştir ki bunlar artrodezleri, kemik eksizyonlarını,osteotomileri  içerir.Bu prosedürlerin bir çoğu semptomların geçmesinde yetersiz oldukları için      başarısız olmuştur.

 

 

PES PLANUS ( DÜZ TABANLIK )



Çocukluk döneminde aileyi en çok rahatsız eden olaylardan biride çocuklardaki ayak sorunlarıdır. Bunların başında düz tabanlık gelir. Yürümeye başlayan çocukların ayakları genellikle tombul görünümlüdür ve ayak tabanında kavis görülmez. Vücut ağırlığını yere aktaran ayaklar çocuklarda, çok önem taşır. Çocukların % 70 sinde düztabanlık vardır. Çocuklar genellikle tabanları düz olarak doğarlar. Erişkinlerde de görülen bir durumdur.

 

İki tipi vardır;
1-Esnek yani ayak havada iken kavisi görülür, ayak yere basınca taban düzleşir, zararsız düz tabanlıktır. Zaman içinde düzelir
2-Kalıcı yani ayak kavisi ayak yere basarken ve yerden kaldırınca değişmez.

Aile üyeleri (anne, baba, dedeler) ayağın bu görüşünden rahatsız olurlar. Birçok çocuk bu bulguyla herhangi bir problemle karşılaşmadan büyür.

BELİRTİLER NELERDİR?

·       Yere basınca ayak tabanı düzleşir

·       Ağrısızdır,

·       Herhangi bir problem olmadan spor yapar, oynar,

·       Zaman içinde düzelir, bir müdahale gerekmez,

·       Bazı çocuklarda koşarken ayaklarının takılması ve düşme olabilir.

·       Bazı çocuklarda ayaklarda içe basma ile birlikte görülebilir.

·       Arkadan bakıldığında topuklarda dışa dönüklük olabilir.

TEŞHİS

·       Çocuk ayak ucunda ve topukta yürütülür.

·       Islak ayak testi

·       Özel podoğraf

·       Bilgisayarlı metot

Doktora götürdüğünüz zaman taban düzlüğünün kalıcı (rijit) olduğu veya topukta sertliğe bağlı olarak mı geliştiği araştırılır. Bazı düztabanlıklar çeşitli kas ve sinir hastalıklarına bağlı gelişebilir(bunlar daha ciddi problemlerdir). Bazı nörolojik hastalıklarda düztabanlık vardır veya ailede başka düztaban olup olmadığı araştırılır.

TEDAVİ
Bazı hekimler düz tabanlığı, ayakkabı tabanlık veya bir takım özel kalıplarla tedavi etmeyi denerler. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki bu tedaviler çocuk ayağının normal gelişimini etkilemez ve ayak istediği gibi gelişir. Bu tip tedaviler sadece aileyi tedavi eder aileyi değil.
Eğer çocuk spor veya aşırı hareket yaptığı zaman ağrıyla oturuyor veya yorgunluk hissi oluyor ve kucağa alınmak istiyorsa germe egzersizi önerilir. Eğer egzersize rağmen ağrı ve gerginlik devam ediyorsa o zaman tabanlık önerilir. Çok çeşitli tabanlıklar vardır, yumuşak, sert gibi. Bu tabanlıklar çocuğun şikayetlerini geçirdiği gibi ayakkabı ömrünü de uzatır. Nadiren bazı vakalarda topukta aşırı gerginlik olan çocuklarda fizik tedavi ve alçı tedavisi gerekebilir. Yaş ilerlediğinde düz tabanlık sertleşirse (kalıcı hal aldıysa) yani ayak yerden kalktığında kavis oluşmuyorsa ağrı, yorulma ve şekil bozukluğu ilerleyici ise cerrahi tedavi denenebilir. Büyüme çağında problem olmayan ayaklar bazen ileri yaşlarda kişiye sorun oluşturabilir. Ağrı, şekil bozukluğunda artma, ayakkabının çabuk deforme olması gibi. İleri yaş düz tabanlıklarını çocukluk çağında olanlardan farklı değerlendirmek gereklidir.

 

 

ESNEK DÜZTABANLIK

Çocuklarda Düz Tabanlılık

Çocuğunuzun ayağı basarken düz, otururken veya parmak uçlarındayken normal ayak içi girintisi görülüyorsa buna esnek düz tabanlık denir. Bu durum aileler için büyük bir endişe kaynağıdır. Oysa çocukların büyük kısmı sorunsuz olarak büyürler.


    

Bu durumda genellikle;

·       Ağrısızdır,

·       Yürüme veya spor sırasında ara vermeyi gerektirmez,

·       Zaman içinde cerrahi ve diğer herhangi bir tedaviyi gerektirmeden düzelir.

Esnek düz tabanlıkta normal kas fonksiyonuna sahiptir,eklem hareketi normaldir.

Kemiklerin ve bağların biçim ve gerginlikleri ayağın uzunluğu boyunca iç kısımda topuk ile parmaklar arasındaki girintiyi oluşturur. Bu girinti bebeklikte yoktur. Büyüdükçe bu ark gelişir. Normal bebek ayaklarındaki fazla yağ dokusu ve arkın zamanla gelişmesine bağlı olarak 3 yaşına kadar bebeklerin çok büyük kısmında ailelerde düz tabanlık endişesi bulunur. Esnek düz tabana sahip çocuklarda taban arkının gelişimi 5-7 yaşlarına kadar devam eder. Düz tabanlığın buluğ çağlarına kadar devam etmesi durumunda ayak tabanında ağrı olabilir. Bu durumda doktora başvurulması gerekir.
Yukarıda anlatıldığı gibi bu tip düz tabanlığın tedavisi buluğ çağına kadar yoktur. Bu durumdaki aileler gereksiz yere çok sayıda doktor başvuruları, ortopedik botlar-tabanlıklarla zaman ve para kaybederler
Buluğ çağında ağrılı ayaklarda doktor ağrının nedenini araştırır. Bu genellikle gergin aşil tendonuna veya sert düz tabanlığa bağlı olabilir. Aynı zamanda çocukların giyilmiş ayakkabılar ile doktora götürülmesi önemlidir, çünkü doktorlar için ayakkabılarının uygunluğunu ve aşınmanın nerede olduğunun görülmesi tanıda çok önemlidir. Doktor aynı zamanda ailede düz tabanlığı olup olmadığını da soracaktır. Çünkü ayaklardaki kemik dizilim ve biçimini etkileyen temel özellik genetik yapıdır. Aynı zamanda doktorunuz çocuğunuzda sinir veya adale hastalığı olup olmadığını da tetkik edecektir.

Tedavi
Eğer çocuğunuzda aktiviteye bağlı ağrı veya yorgunluk oluyorsa doktorunuz öncelikle aşil tendonunu germe egzersizi verecektir. Hala rahatsızlık devam ediyorsa bir tabanlık verecektir. Tabanlık ağrı ve yorgunluğu azaltırken ayakkabı ömrünü uzatır. Bazen aşil gerginliğini azaltmak için fizik tedavi ve alçılama da gerekebilir. Bunlara rağmen devam eden ağrıda cerrahi tedavi önerilebilir. Ancak çok az sayıda esnek düz tabanlığın zaman içinde cerrahi tedaviye gereksinim gösterdiğini unutmamak gerekir.

 

PES KAVUS (PENÇE AYAK - ÇUKUR AYAK )

Bu r

ahatsızlıkta düz tabanlığın tersine, burada ayağın iç yayının fazla eğimli ve dikliği söz konusudur. İleri olgularda, ayak kısalabilir ve parmaklarda yere doğru bük

üktür. Pes kavus, genetik olarak geçebileceği gibi, nörolojik bazı hastalıklar sonucu da görülebilir. Çoğunlukla, bir belirti vermese de uzun mesafe

 

 

koşusu ya da yürüyüşlerden sonra ayakta yorgunluk ve ağrılar olur. Ağrı en çok parmakların yere değen taban kısımlarındadır.

Özel ayakkabılar, bükük parmakları geriye çekip geren ateller ve parmak altlarına yerleştirilen metatars yastıkları tedavinin ana parçalarıdır.

Çok ileri olgularda, cerrahi yolla bükük parmakların düzleştirilmesi ve ayak tabanını gerip eğimi fazla artıran plantar fascianın kesilmesi yoluna gidilir.
    

DOĞUŞTAN ÇARPIK AYAK (PES EKİNOVARUS)

En sıkdoğumsal hastalıklardan biridir. Topuklar ve parmaklar içe doğru dönmüştür. Genellikle baldır ve ayak normalden kısadır. Bu kısalık özellikle tek taraflı vakalarda belirgindir. PEV ağrısızdır, düzeltilebilir ve bebeğiniz normal bir yaşama döner.



Her 1000 doğumdan birinde görülür. Her 3 vakadan 1'i çift taraflıdır. Neden olduğu bilinmemektedir. Her 3 vakadan 2 si erkek bebektir. Ailede varsa olasılık iki katına çıkar.

Düzeltme ve alçılama
Tedavi doğumdan hemen sonra başlar. Amaç ağrısız, fonksiyonel bir basma elde etmektir. Doktorunuz nazikce ayağı normal pozisyona getirecek biçimde gererek düzeltir ve düzeltmeyi korumak için alçılar. Düzeltme tedrici olarak her hafta tekrarlanır. Tam normal pozisyona gelmesi aylar alabilir. Düzelme görüntü ve rontgenle takip edilir. Alçılama genellikle 6-12 hafta sürer. Düzelme meydana geldiğinde bunun korunması için yürüme yaşına kadar özel ayakkabılar giyilir. Adeleler 2-3 yaşına hatta bazen 7 yaşına kadar adeleler ayağı eski pozinyonuna döndürmeye çalışır. Bu nedenle 7 yaşına kadar çocukların izlenmesi ve bu arada gerekirse cerrahi müdahaleler yapılması önemlidir.

Cerrahi tedavi

Bazen germe ve alçılama bebeğinizin ayağını tam düzeltmeyebilir. Özellikle de düzeltme ve alçılamaya geç başlandığında. Bu durumda cerrahi tedavi gerekir. Cerrahi tedavi 3-12 aylıkken yapılabilir ve tek seansta ayaktaki bütün kemik, bağ ve tendon bozuklukları düzeltilir. Ameliyat sonrası 6-8 hafta alçı uygulaması ardından özel ayakkabı giyilir.

Tedavi edilmeyen çocuklarda çok ciddi sakatlık ve yürüme bozukluğu oluşur.Günümüz cerrahi teknojisi her yaşta bu rahatsızlığın tedavisine olanak vermektedir. Yine de en iyi sonuçlar 1 yaş altındaki cerrahilerden alınır.

En mükemmel sonuçlu tedavilerde bile hasta ayak 1-1.5 numara daha küçük, daha az hareketli ve baldırı daha ince olur.

TARSAL TUNEL SENDROMU




Tarsal tünel sendromu posterior (arka) tibial sinirin topuğun iç yanındaki çıkıntının hemen altında flexor retinakulum altındaki dar tünelde sıkışmasıdır. Eldeki karpal tünel sendromunun ayakta görülen şeklidir. Tarsal tünel; topuğun iç malleolunun (çıkıntı) hemen altından geçer. Tarsal tünelden posterior tibial sinirin yanısıra, ayak baş parmağına ve parmaklara fleksiyon (bükülme hareketi) yaptıran kasların tendonları da geçer.
    

Kırık sonrası kemiklerde şekil bozuklukları, alçılama, kaslarda ve tendonlarda kalınlaşma ve tendinitler bu tüneli daraltarak siniri sıkıştırır. Hastalar çoğunlukla ayak parmaklarında, topukta ve ayak tabanında yanıcı ağrı duyar. Ağrı gece uykudan uyandırabilir ve baldırlara vurabilir. Medial malleol (topuk iç çıkıntısı) arkasındaki çukurluğa bastırılırsa şiddetli ağrı olur. Ayak baş parmağı ve diğer parmakların hareketinde güçsüzlük olabilir.
Hastalık plantar fasiit, topuk dikeni, damar hastalıkları ve siyatalji (bel fıtığı yada kireçlenmelere bağlı bacak ağrısı) ile karışabilir. Kesin tanı EMG ile konur. EMG de sinir iletim hızı azalmıştır.
Tedavisinde lezyon bölgesine kortikosteroid enjeksiyonu yapılır, ancak hastaların çoğunda cerrahi olarak sinirin serbestleştirilmesi ve basının ortadan kaldırılması gerekir.

TOPUK DİKENİ ( EPİN KALKENEİ ) :

 


Topuk dikeni çok yaygın bir sorundur. Topuk kemiği altında yani ayak tabanında bir kemik uzantısı oluşur. Bu uzantı ya da diken, sert tabanlı ayakkabılarla sert zeminlerde yürüyüp koşma sonucu yada artrozu olan ileri yaşlardaki kişilerde sıklıkla görülür. Ayrıca aşırı kilolularda, uzun süre ayakta durarak çalışanlarda ve bazı romatizmal hastalıklarda görülür. Ayak tabanında topuk üzerine bastırıldığında ağrı vardır.


    
Tedavide ortası delik topuk tabanlığı, ya da ayakkabının topuğunnu altına gelen kısmın oyulması, ağrı kesici ve enflamasyon dindirici antiromatizmal ilaçlar ve bunlara rağmen ağrı geçmezse, topuğa, kemik çıkıntısının olduğu bölgeye kortizon enjeksiyonu yapılır. Yine geçmez ise ameliyatla bu çıkıntı alınır

PLANTAR FASİİT


Bu rahatsızlığı olan kişiler, uzun bir dinlenme süresinden sonra örneğin, sabah kalktıklarında ilk adımlarını atarken daha fazla olan, yürüdükçe azalan ancak, günün ilerleyen saatlerinde ayakta dururken yine artan topuğun tabanından ayağın iç kısmına doğru yayılan bir ağrı duyarlar.
Ayak tabanında ve deri altında, topuktan başlangıç alıp parmaklara dek uzanan yelpaze tarzında bir kalın lif tabakası vardır. Bu tabakaya plantar fasiya denilir. Bu fasiyanın asıl fonksiyonu, kas ve kemikleri korumanın dışında, ayağa, yandan baktığınızda iç tarafındaki eğimi vermektir.
Her yaşta görülebilir, ayak tabanına gelen ve sık tekrarlayan travma, spor aktiviteleri, aşırı yürüme ve ayakta kalmayı gerektiren işlerde çalışanlarda görülebileceği gibi, kilolu ve ileri yaşlardaki kişilerde daha sık ortaya çıkar. Genellikle topuk dikeni ve plantar fasiit birlikte görülür.
Tedavide, topuğa ortası delik tabanlık, eğer ayak tabanında düzlük varsa, plantar fasia üzerindeki gerginliği azaltmak amacı ile, özel aletler ve evde plantar fasiaya yönelik germe egzersizleri verilir. Israr eden ağrılarda plantar fasia ve topuğa tabandan kortizon enjeksiyonu yapılabilir.

   

AŞİL TENDİNİTİ


          Aşil Tendonu

Yunan mitolojisine göre Aşil sadece topuğundan incinebilirdi. Aşil'in, hızlı koşarak bütün insanları geçme özelliğinden ötürü, topuğu baldır kaslarına bağlayan tendona, aşil tendonu denildi.
Aşil tendonu insan vücudundaki en büyük tendondur ve 1,000 pound veya daha fazla güce karşı koyabilir.Fakat, aynı zamanda, çok büyük sıklıkla yırtılır ve profesyonel atletler ve hafta sonu koşuları yapan kişiler de, çoğunlukla tendonun gereğinden fazla kullanımıyla; tendonun inflamasyonu ve hasarı sonucu Aşil tendiniti'ne maruz kalırlar.

Aşağıdaki olaylardan herhangi biri aşil tendinit atağını tetikleyebilir:

·       Koşma hızınızda veya kat ettiğiniz uzaklıkta ani artış,

·       Rutin çalışmanıza, tepe koşularının veya merdiven çıkmanın eklenmesi,

·       Dinlenmeyi takiben çok hızlı harekete geçme,

·       Bir sürat yarışının finalinde olduğu gibi, ayağa ekstra bir efor yükleyerek, baldır adalesinin ani veya sert kasılmasına neden olan travma,

·       Baldır adalesinde doğal esnekliğin (fleksibilitenin) olmayışından dolayı, kasın, gereğinden fazla kullanılması sonucunda, oluşan tablolar.

         


Aşil tendinitinin en çok rastlanan semptomları:

·       Egzersiz ve koşmadan sonra, orta derecede, gittikçe kötüleşen ağrı,

·       Bacağınızda dikkate değer duyu kaybı,

·       Koşmadan birkaç saat sonra, tendon boyunca bazen şiddetli, diffüz veya lokalize ağrı epizotları,

·       Aşil tendonunun topuk kemiğine bağlandığı yerin, bir buçuk inç üzerindeki noktada, sabah hassasiyeti,

·      

Kasın kullanılmasıyla tendon ısınırken, genel olarak sertliğin azalması,

·        

·       Bazı şişmeler.

Parsiyel tendon yırtılması ve topuk bursiti gibi durumlarda da benzer semptomlar mevcut olduğundan doğru teşhis için ortopedi cerrahına görünmelisiniz.
Tedavi, tendon hasarının derecesine bağlı olsa da, çoğunlukla aşağıdakileri kapsar:

·       Bir hafta süresince egzersiz ve koşmayı tamamen kesme anlamında, tam bir istirahat veya egzersizleri yüzme gibi, aşil tendonunu germeyen, basit egzersizlere çevirme,

·       Steroid içermeyen antiinflamatuar tedavi,

·       Topuk desteği veya tabanlık gibi kası desteklemeye yardım eden ve tendon üzerindeki gerginliği hafifleten ortozlar,

·       Tendon hareketini kısıtlayan özel olarak tasarlanmış bir bandaj,

·       Germe, masaj, ultrason ve ayağın ön kısmındaki zayıf kas grubunu ve yükselen ayak fleksörlerini (fleksör kaslarını) uzatmak için uygun egzersizler.

Cerrahi, çoğunlukla en son baş vurulacak seçimdir. Eğer tendon ve onu örten kılıfın arasında sürtünme varsa; tabaka kalınlaşarak, fibröz dokuyu oluşturur. Fibröz dokuyu çıkarmak ve herhangi bir yırtık varsa yırtığı tamir etmek, en iyi tedavi seçeneği olabilir. İyileşme yavaştır; geçici alçı uygulanabilir ve kas zayıflamasından kaçınmak için rehabilitasyon programı gerekebilir.

Aşil tendinitini önleyemeyebilirsiniz. Ancak atağa uğrama riskinizi azaltan, altı tedbir vardır:

·       Koşu ayakkabılarınızı dikkatli bir şekilde seçin. Ayakkabılar, topuğunuzu vurmayacak bir şekilde, yeterli destek görevini sağlamalıdırlar. Topuk kemiğinizi hafif bir pozisyon değişikliği ile düzene koyan, tavsiye edilen, bir ortotik kullanmak da yardımcı olabilir. Belki en iyi tedbir; sınırlarınızı bilmek ve egzersiz yaparken hassas bir program takip etmektir.

·       Koşmadan önce, tendonun yeniden yavaş yavaş ısınması için, yürüyün ve gerin. Birkaç dakikanızı ısınma için harcamak, yırtılmış aşil tendonunu iyileştirmek için, aylar harcamaktan daha iyidir. (evladır)

·       Baldır kaslarınızı germeye ve kuvvetlendirmeye odaklanın.

·       Koşma mesafenizi ve hızınızı yavaş yavaş arttırın .Artışlar % 10 dan fazla olmamalıdır.

·       Tepe koşuları ve benzeri gibi yorucu, tabana kuvvet, yarışmalardan kaçının

·       Egzersizden sonra adam akıllı dinlenin.

 

HAGLUNDS HASTALIĞI


 Ayak bileği eklemini oluşturan kemiklerden bir tanesi de topuk kemiğimizdir. (kalkaneus) Topuk kemiğinin arka üst köşesine aşil tendonumuz yapışır. Aşil tendonu topuk kemiğinin arka üst köşesine yapışır. Bu tendon ayak bileğimizi kendimize doğru çekmekle görevli olan tendondur.

Haglund hastalığında, topuk üst arka ucunda kötü ayakkabı giyme, geçirilmiş kırık veya doğumsal olarak oluşmuş olan bir aşırı büyüme ayak bileğinin her hareketi esnasında aşil tendonu üzerine bir bası uygular, bu basıya bağlı olarak aşil tendonu ödemli, hassas bir dokuya dönüşür. Hastalar özellikle sabah yataktan kalktıkları birkaç adımda ciddi bir ağrı şikayeti ile karşı karşıya kalırlar. Genellikle birkaç adım sonra hastaların şikayetleri geriler. Hastalar gün içerisinde uzunca bir süre oturmalarını takiben ilk kalkış anlarında aynı şikayetler tekrarlar. İlerlemiş vakalarda şikayetler, yürüme ya da istirahat anında da oluşmaya başlar. Aynı zamanda hastalarda topuklarının üst kısmında bir deformitenin de geliştiği gözlenir.
Hastalığın tanısını koyarken çekilen röntgenlerde ve ileri görüntüleme yöntemlerinde (MRI ve Tomografi) topuk üst arka ucunda bozulmuş alan ve aşil tendonu üzerinde çeşitli düzeylerde izlenen yaralanmalar tipikti

r.

          Tedavi:

Tedavisinde; hastaların öncelikli olarak arkası rahat ayakkabı, topuk yükseltilmesi ve aşil tendonunu güçlendirmeye yönelik fizik tedavi ve rehabilitasyon programları uygulanabilir. Ancak mekanik bir problem olması nedeniyle genellikle tedavisi cerrahi olup, topukta meydana gelmiş olan deformitenin düzeltilmesi ve gerekirse aşil tendonu ile ilgili düzeltme işlemlerinin yapılması tedavinin ana prensibidir.

POSTERİOR TİBİAL TENDON HASTALIĞI


Tendonlar, kemiklere kaslarla bağlanırlar ve bir yandan bir yana sizin eklemi yönetmenize imkan tanıyarak eklemleri gererler. Alt bacaktaki önemli tendonlardan birisi de posterior tibial tendondur. Bu tendon, baldırda başlar, ayak bileğinin arkasının iç tarafına aşağıya doğru uzanır ve ayağın ortasındaki kemiklere bağlanır.

Posterior tibial tendon, ayak kavsinin yukarı kalkmasına yardım eder ve yürürken ayak parmaklarınız adım atmadan ayrıldığında ayağınızı bastıktan sonra kaldırdığınızda, destek sağlar. Eğer, bu tendon aşırı gerilme veya yırtılma ile inflamasyona uğrarsa, daha, içerdeki eklemin üzerinde ağrınız olabilir ve yavaş yavaş ayak tabanındaki iç kavis kaybolarak düz tabanlığa kadar gider.

Posterior tibial tendon disfonksiyonunun belirti ve semptomları:

·       Ayak bileğinin iç tarafının üzerinde ağrı ve şişme,

·       Ayak kavsinin kaybolması ve düz tabanlığın gelişmesi,

·       Ayakta veya ayak bileğinin diğer tarafı üzerinde yavaş yavaş gelişen iğnelenme,

·       Ayak parmakları üzerinde durmada zayıflık ve yetersizlik,

·       Özellikle, aktivite esnasında ve baskı altındayken orta ayak üzerinde hassasiyet.

          Risk faktörleri

Posterior tibial tendon disfonksiyonu, sıklıkla 50 yaşın üstündeki kadınlarda, tendonun doğuştan anormal olabilmesinden meydana gelir. Ancak, aşağıdaki gibi sıralanan diğer birkaç risk faktörü de vardır:

·       Şişmanlık,

·       Şeker hastalığı,

·       Yüksek tansiyon,

·       Daha önce geçirilen, ayak bileğinin iç taraftaki kenarının kırığı gibi travmalar,

·       Lokal steroid enjeksiyonu,

·       Reiter sendromu, romatoid artrit, spondilan atropati ve psöriyazis gibi inflamatuar hastalıklar.

Basketbol, tenis, futbol veya hokey gibi sporları yapan sporcular da posterior tibial tendonu yırtabilirler.Bunun yanı sıra, bayırlı patikalarda veya yolda koşarken, ayağın üzerine aşırı bir kuvvet yerleştirildiğinde, tendon inflamasyonu gelişir.


          Teşhis:

Teşhis; hikayeye ve fizik muayeneye ve her ikisine birden bağlıdır. Doktorunuz, çıplak ayaklarınızla ayakta durmanızı ve ayak fonksiyonlarınızın nasıl olduğunu görmek için ondan uzaklaşmanızı isteyebilir. Durum ilerlemişse, etkilenen ayağınızın önü dışarıya kayar. Arkadan bakınca sanki bir çok ayak parmaklarınız varmış gibi , bir görünüm oluşur. Aynı zamanda, parmaklarınızın üzerinde ayakta durmanız veya bir dizinizi kaldırmanız istenebilir: Elleriniz duvarda ayakta durun, sağlam ayağınızı yerden kaldırın ve diğer parmaklarınızın üzerinde yükselin. Normal olarak topuk içe doğru dönecektir. Bu işaretin yokluğu, posterior tibial disfonksiyonunu gösterir.Doktorunuz, ayağınızın rontgen grafilerini, ultrason ve manyetik rezonans görüntülemesini isteyebilir.

          Tedavi

Tedavi edilmediği taktirde, posterior tibial disfonksiyonun geliştirdiği düz tabanlık, rijit (sert) hale gelir. Arka ayakta, artritler gelişebilir. Ağrı artar ve ayak bileğinin dış tarafına doğru yayılır. Yürüme şekliniz etkilenebilir ve ayakkabılarınızı giymeniz zorlaşabilir.

Doktorunuzun size tavsiye edeceği tedavi, durumun ne kadar ilerlemiş olduğuna bağlıdır. Erken safhada, posterior tibial tendon disfonksiyonu; istirahat, aspirin veya ibuprofen gibi steroid içermeyen antiinflamatuar ilaç tedavisi ve ayağın, altı ve sekiz hafta süreyle, ayağın fazla kullanımını engellemek için, rijit bir diz altı alçısıyla veya botla immobilize edilerek, tedavi edilebilir. Alçının çıkarılmasından sonra, topuk kaması gibi, ayakkabının içine konan destekler veya taban desteği yardımcı olabilir. Eğer durum ilerlemişse, doktorunuz, geleneksel yapım ayak bileği- ayak ortozu veya desteği kullanmanızı tavsiye edebilir.

Konservatif tedavi yeterli olmuyorsa, doktorunuz ameliyatı tavsiye edebilir. Posterior tibial tendon disfonksiyonunu tedavi etmek için sıklıkla, aynı zamanda birden fazla birkaç cerrahi yöntem kullanılır. Doktorunuz, sizin kişisel durumunuza göre, spesifik bir tedavi rotası belirleyecektir. Ameliyat seçenekleri şunları içerir:

·         Tenosinevektomi: Bu yöntemde cerrah, tendonun etrafını saran inflamasyonlu dokuyu temizleyerek (debridman) çıkartır (kesip çıkartmak)

·         Osteotomi: Bu yöntem topuk kemiğinin (kalkaneus), yeniden düzene girmesini sağlar.Cerrahın bazen kemikten bir parça çıkartması gerekebilir.

·         Tendon Transferi: Bu yöntemde, bir başka tendondan alınan lifler (ayak parmaklarını eğen fleksör digitorum longus tendonu) tahrip edilmiş olan posterior tibial tendonu tamir etmek için kullanılır.

·         Lateral kolumnanın uzatılması: Bu yöntemde, cerrah, hastanın kalçasından kama şeklinde, küçük bir kemik çıkartır ve kalkaneusun dış kenarının içine yerleştirir. Bu işlem, kemiklerin yeniden sıralanmasına ve arkusun (ayak kavsinin) yenden yaratılmasına yardım eder.

Artrodez:

Bu yöntem, bir veya daha fazla kemiğin kaynak yapılarak birleştirilmesidir. (füzyon ameliyatı) Bu ameliyat, arka ayağı stabilize eder ve daha fazla ilerleme durumlarını önler.

          MORTON NÖROMASI

Eğer bazen, kendinizi, "bir bilye üzerinde yürüyormuş gibi" hissediyorsanız ve ayak tarağınızda devamlı bir ağrı varsa, Morton nöroması diye adlandırılan bir durumunuz söz konusu olabilir. Nöroma, sinirin iyi huylu bir tümörüdür. Morton nöroması, gerçekten bir tümör değildir. Fakat ayak parmaklarına kadar uzanan, digital sinirin etrafını saran dokuda, kalınlaşma vardır. Nöroma; sinir, ön ayaktaki ayak parmağı kemiklerine (metatarslar) bağlanmak üzere ligamentin altından geçerken oluşur. Morton nöroması, en çok sıklıkta üçüncü ve dördüncü ayak parmakları arasında ve çoğunlukla travma veya aşırı basıncın irritasyonuna karşı bir cevaptır. Morton nöromasının kadınlarda erkeklere göre görülme insidansı (görülme sıklığı) sekiz on kere daha fazladır.


          Belirtiler ve Semptomlar

Normal olarak şişkinlik gibi, dışa vuran belirtiler yoktur, çünkü; bu gerçek bir tümör değildir.


Ayak tabanında, parmak aralarına ışın gibi yayılabilen, yakıcı ağrı. Ağrı, genellikle aktivite veya ayakkabı giyince yoğunlaşır. Gece ağrısı enderdir.
Ayak parmaklarında uyuşukluk veya hoş olmayan bir his olabilir.
Koşucular yarışa başlama bloğunu iterek koşmaya başlarken, ağrı hissedebilirler. Ayağı, buna benzer pozisyona iterek sokan yüksek topuklu ayakkabılar da, durumu kötüleştirebilirler. Aynı zamanda, sıkı ve dar ayakkabılar da kemiklere baskı yaparak ve siniri sıkıştırarak bu durumu ağırlaştırırlar.

          Teşhis ve Tedavi:

Muayene sırasında doktor, kemikler arasında elle hissedilebilir bir kitle veya tıkırtı sesi duyabilir. Doktor, kallusları aramak veya ağrıya neden olabilecek baskı kırıklarını taklit etmek için, ayak parmağı kemikleri arasına basınç uygular. Hareket dizinimi testleri, artrit veya eklem inflamasyonlarını ekarte edecektir. Rontgen filmleri, gerilim kırıklarını veya ayağın ayak parmaklarının artritlerini ekarte etmek için gereklidir.

Başlangıç tedavisi cerrahi değildir ve cerrahiye oranla basittir. Bu tedaviler aşağıdakilerin bir veya daha fazlasını ihtiva eder.

·       Ayakkabı giyiminizi değiştirin. Yüksek topuklu ve sıkı ayakkabılardan kaçının ve daha geniş, daha alçak topuklu ve yumuşak tabanlı ayakkabılar giyin. Bu olanaklar, kemiklerin dışarı doğru yayılmasını sinir üzerindeki basıncı azaltmak için sinire zaman tanınmasını sağlar.

·       Ortozlar: Geleneksel ayakkabı içi destekleri ve petler kemikleri kaldırarak ve birbirinden ayırarak irritasyonu hafifletir ve sinir üzerindeki basıncın azalmasına yardımcı olabilir.

·       Enjeksiyon: Bir veya daha fazla kortikosteroid enjeksiyonu bazı rahatlıklar getirerek sinirin şişme ve inflamasyonunu azaltır.


Bir çok çalışma, daha geniş ve çok rahat ayakkabıların giyilmesi, alışılmış ortozların kullanılması ve kortizon enjeksiyonu kombinasyonun Morton nöromalı hastaların % 80' ninde rahatlama sağladığını göstermiştir. Eğer konservatif tedavi, semptomlarınızı hafifletmiyorsa, ortopedi cerrahınız sizinle ameliyatı tartışabilir. Ameliyat; sinirin bir kısmını kesmek veya sinirin etrafındaki dokuları serbest bırakmaktır ve genellikle kısa bir iyileşme dönemini kapsar.


    

KOŞUCU BACAĞI (SHIN SPLINTS, MEDIAL TIBIAL STRES SENDROMU)


Sert zemin, ağır antrenman, kötü ayakkabı, kötü koşu tekniği (ayak parmak ucunda koşmak gibi), ayak taban anatomisindeki bozukluklar gibi nedenlerden dolayı kemik zarının iltihabi reaksiyonu ile karakterize bir durumdur.


Alt bacak iç-ön bölgede yer alan tibia kemiğinin alt yarı bölgesinde ağrı en belirgin sorundur.

 

Ayak parmakları veya ayak aşağıya doğru büküldüğünde, aktiviteler sırasında ağrı oluşur. Dinlenmek, soğuk uygulamak öncelikli yapılması gereken uygulamalardır. Yukarıda bahsedilen nedenlerin ortadan kaldırılması gerekir. Uzman bir hekimin değerlendirmeleri ışığında tedavinin şematize edilmesi gerekir.
    

 

HALLUKS VALGUS

 

Hallux valgus; ayak 1.parmağı ve 1. tarak kemiği arasındaki eklemi etkileyen bir hastalıktır. Bu eklemde oluşan şişlik ve çıkıntı ‘bunion’ olarak adlandırılır. Bu şekil bozukluğu aslında oluşan şişlik ve çıkıntıdan daha kompleks bir yapıya sahiptir. Bu hastalığa ayakkabı giymeyen kültürlerde rastlanılmamaktadır. Uzun yıllar topuklu ve sivri burunlu ayakkabı giyen bayanlarda daha sıklıkla görülmektedir. Ayak parmakları için bol miktarda alan sağlayan geniş ayakkabılar, bu deformasyonun (şekil bozukluğunun) gelişime sansını azalttığı gibi eğer bunion gelişmişse buna bağlı oluşan irritasyonunun (rahatsızlığın) azaltılmasında yardımcı olur.

·       Hallux valgus nasıl gelişir

·       Nasıl problemlere sebeb olur

 Hangi tedavi metodları uygulanır

                Anatomi: Ayağın Hangi Kısmı Etkilenir?

    

Hallux; 1.parmak için kullanılan medikal terim ve valgus ise deformitenin orta hattan dışarıya doğru yönlenmiş olduğunu ifade eden anatomik terimdir. Dolayısıyla hallux valgus; 1.parmağın ayağın dış tarafına doğru yönlendiği bir ortopedik rahatsızlıktır. Bu deformite ağırlaşırsa; ayakta problemi arttıran ikincil değişiklikler ortaya çıkar.

1.metatatarsal kemiğin (tarak kemiği) diğer yönde aşırı açılanması bu değişiklerden bir tanesidir. Bu duruma ‘metatarsus primus varus’ denilmektedir. Burada bu terim; 1. Metatarsın orta hattan mediale yani içe doğru yönlendiği bir deformiteyi ifade etmektedir. Bu ise 1.metatars ve 1. parmağın oluşturduğu eklemde bir açılanmaya yol açar. Bunion aslında bu açılanma bölgesine ayakkabının basıncı sonucu oluşan çıkıntı ve şişliktir. Bu çıkıntı ayakkabı ve alttaki kemik arasında sıkışınca burada ilk önce irritasyon, kızarıklık ve şişlik gelişir. Zaman geçtikçe buradaki doku kalınlaşır ve ayakkabının sürtmesine yol açan daha büyük bir çıkıntı oluşur.

                Nedenleri

Ayaktaki birçok problemin sebebi anormal basınç ve sürtünmedir. Zaman geçtikçe cilt ve yumuşak dokunun içerideki sert kemik ve dışarıdaki sert ayakkabı arasında kalmasından dolayı şikayetler ortaya çıkar. Kemikteki herhangi bir çıkıntı durumu daha da kötüleştirir. Cilt sürekli basınç ve sürtünmeye ‘nasır dokusu’ oluşturarak yanıt verir. Alttaki yumuşak doku ise kalınlaşarak bir yanıt verir. Bu yapılar hastada iritasyona ve ağrıya sebep olur. Bu ağrıyı azaltmak için basıncı azaltmak gerekir. Bu ise dışarıdan ayakkabının oluşturduğu basıncı azaltmakla veya içerideki kemik çıkıntıyı cerrahi olarak ortadan kaldırmakla olur.

Belirti Ve Bulgular:

Hallux valgus semptomları; genellikle bunion üzerindedir. Bunion ağrılıdır. Ciddi hallux valgus deformitesi aynı zamanda kozmetik olarak da probleme yol açar. Özellikle bayan hastalar, ayaklarına uygun ayakkabı bulmakta güçlük çekerler. Deformite arttıkça 2. parmak yukarı doğru kalkar ve ayakkabı içinde basınca ve sürtünmeye maruz kalarak hastalarda ağrıya sebep olur.

                Tanı:

Tanı dikkatli, ayrıntılı bir hikaye ve klinik muayeneden sonra konulur. Hastanın ayakkabı seçimleri konusunda bilgi edinilir. Ayak röntgenleri çekilir. Doktorunuz tarafından röntgenlerde tedavi yöntemini belirlemede yardımcı olan, kemikler arasındaki açılar ölçülür.

 

               

                Tedavi:

Cerrahi Dışı Tedaviler:

Hallux valgus tedavisi; ayağa uygun ayakkabının seçimi ve giyilmesi ile başlar. Hastalığın erken evrelerinde sivri uçlu ayakkabıların önü geniş ayakkabılar ile değiştirilmesi hastanın şikayetlerini azaltabilir. Geniş ayakkabılar bunion üzerindeki basıncı azaltarak ağrının azalmasında faydalı olurlar. Ayrıca bunion pad ve parmak arası makaralar ile basıncın ve ağrının azaltılması amaçlanabilir.

Cerrahi Tedaviler:

Bütün cerrahi dışı yöntemler hastanın ağrısını gideremiyorsa veya hastalık ileri evrede teşhis edilmişse cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilir. Hallux valgus cerrahisinde 100’den fazla yöntem tanımlanmıştır. Temel prensipleri sayacak olursak;

·       Bunionu ortadan kaldırmak

·       1.parmağı oluşturan kemiklerin düzgünlüğünü sağlamak

·       Deformitenin tekrarlamasını önlemek için eklem çevresindeki kas dengesini sağlamak

Bunionektomi (Bunionun çıkarılması)

Hallux valgus erken evrede ise yalnızca bunion çıkarılması etkili olabilir. Bunion üzerinden yapılan kesi ile alttaki çıkıntı yapan kemik doku uygun ortopedik malzeme ile kesilir. Kemik üzeri traşlanır.

Metatarsal Osteotomi

Genellikle hallux valgus cerrahisinde deformiteyi düzeltmede bunionektomi tek başına yeterli olmaz. Metatarsal osteotomi (tarak kemiği kesilere düzeltilmesi) ameliyatları gerekli olabilir. Kemikte bir kesi yapılıp; kemik ve eklemdeki deformiteyi oluşturan açının düzeltilmesi sağlanır. Bu kemik kesisine karar vermede kullanılan kriter 1.ve 2.metatars arası açının ölçülmesidir. Normalde 9-10 derece olan bu açı eğer 13 dereceden fazla ise metatarsal osteotomi ameliyatları gereklidir. 2 yöntem mevcuttur:

1) Distal Osteotomi : bazı vakalarda tarak kemiğinin parmağa yakın ucundan kemik kesisi yapılır. Deformite düzeltilir ve bu pozisyonu sabitlemek için 1-2 adet metal çivi kullanılır. Kemikteki kaynamaya göre bu çiviler 3-6 hafta arasında çıkarılır.

        

2)Proksimal Osteotomi: bu yöntemde tarak kemiği yukarısından kemik kesisi yapılır. Yine deformite düzeltildikten sonra 1-2 adet metal çivi ile tespit edilir. Bu yöntem 1. ve 2. Metarsal kemik arasındaki açıyı düzeltmede daha etkin bir yöntemdir. Doktor Oğuz daha çok bu yöntemi önerir.

        

Kas Dengesinin Sağlanması

Daha sonra 1. parmakta deformiteye yol açan kas ve kapsül yapıları gevşetilir. En önemli yapı; adduktor hallusis kasıdır. Bu kas 1. parmağı dışa doğru çeken en sert yapıdır. Bunun gevşetilmesiyle artık bu 1. parmağın deforme edici etkisi ortadan kaldırılmış olur. Kapsül ve cilt dikiş ile kapatılır. Cerrahın tercihine göre ayak; elastik bandaj veya alçı tespitine alınır.

                Rehabilitasyon:

Ameliyat sonrası 1. gün koltuk değneği ile ayağa kaldırılan hasta yürütülür. Ameliyat edilen ayağa basmasına izin verilmez. Ameliyatın 15. günü dikişleri alınır. Kontrol grafileri çekilir. 6 haftada kemikteki kaynama mevcut ise metal çiviler çıkartılıp basmasına izin verilir.

          HALLUX RİGİDUS / SERT BAŞ PARMAK


 

Artitlerin, ayakta en sık yerleştiği yer, ayak baş parmağının merkezidir. Bu eklem metatatarsofalengeal eklem veya MTP eklemi diye adlandırılır. Bu eklem, her zaman her adım attığınızda, eğildiği için çok önemlidir. Eğer bu eklem sertleşirse, yürümek çok ağrılı ve zor hale gelir. Metatarsofalengeal eklem, her hangi bir eklemde olduğu gibi, düz bir eklem kıkırdağıyla örtülmüş kemiklerde sonlanır. Aşınma ve yırtılma olayı varsa veya eklem kıkırdağında hasar varsa, ağrılı kemik sonları birbirine sürter. Kemik çıkıntısı veya aşırı büyüme, kemiğin tepesinde gelişebilir. Bu aşırı büyüme, yürüdüğünüz zaman, parmağınızın ihtiyacı olduğu kadar bükülmesine mani olur. Sonuç; sert bir ayak baş parmağı veya hallux rigidusdur.

Hallux rigidus, çoğunlukla, 30-60 yaş arasındaki erişkinlerde gelişir. Bu gelişimin, neden bazı insanlarda olup, neden diğerlerinde olmadığını kimse bilemez. Bu durum, ayak parmağının incinmesiyle ve eklem kıkırdağının harabiyeti ile sonuçlanabilir veya eklem üzerinde stresi arttıran ayak anatomisindeki farklılıklardan kaynaklanabilir.

Belirtiler ve semptomlar

·       Aktif olduğunuzda, özellikle, yürüme esnasında ayak parmaklarınızın üzerine bastığınızda MTP ekleminizde ağrı,

·       Eklem etrafında şişlik,

·       Ayağın tepesinde gelişen bunyon ya da kallusa benzer bir çıkıntı,

·       Ayak baş parmağında, onu aşağıya ve yukarıya kıvırmada sertlik.

Problemi teşhis etme

Eğer ayak parmağını aşağı ve yukarıya doğru bükmede zorluğunuz varsa veya parmağınızdaki ağrıdan dolayı yürürken ayağınızın dış kısmına basıyorsanız doğru, doktorunuzu görmeye gidin. Eğer hallux valgus erken koşullarda yakalanırsa tedavisi kolaydır. Eğer ayağınızın tepesinde bir şişlik görünceye kadar beklerseniz, çoktan bir kemik çıkıntısı gelişmiş olacaktır ve bu durumu tedavi etmek daha da zor olacaktır.


Doktorunuz, ayağınızı muayene edecek ve bir kemik çıkıntısının (mahmuzunun) kanıtını arayacaktır. Parmağınızı, etrafında döndürerek ne kadar hareketin ağrısız olabileceğini görecektir. Röntgen filmleri, herhangi bir kemik çıkıntısının büyüklüğünü ve yerleşimini gösterebileceği gibi, eklem aralığında ve kıkırdak dokusunda ne derecede bir dejenerasyon olduğunu da gösterecektir.

Ameliyatsız (nonoperatif) tedavi seçenekleri

Ağrı kesiciler ve ibuprofen gibi antiinflamatuar ilaçlar, şişliğin azalmasında ve ağrının hafiflemesine yardımcı olurlar. Buz paketleri uygulaması ve kontrast (zıt) banyolar (aşağıda tarif edilmiştir) da inflamasyonun azalmasında ve semptomların kısa bir süre için kontrol edilmesinde yardımcı olurlar. Fakat bütün bunlar, durumun ilerlemesini durdurmaya yeterli olmazlar. Geniş burunlu bir ayakkabı giyme, ayak parmakları üzerindeki basıncı azaltacaktır ve muhtemelen siz, yüksek topuklu ayakkabıları bırakmak zorunda kalacaksınız. Doktorunuz, rocker veya roller (tabanı dıştan tekerlekli) tarzında sert tabanlı özel tasarlanmış ayakkabılar, hatta muhtemelen, orta kısmı çelik veya metal bir taban desteği tavsiye edebilir.

Kontrast banyo; inflamasyonun azalması için soğuk ve sıcak su değiştirilerek kullanılan banyodur. Bunun için; birinde dayanabileceğiniz kadar soğuk su, diğerinde ise tolere edebildiğiniz miktarda sıcak su olan iki kovaya ihtiyacınız vardır. Ayaklarınızı otuz saniye için, soğuk suyun olduğu kovaya daldırın ve hemen sıcak suyun olduğu kovaya geçin ve otuz saniye de burada tutun. Bu işlemi, sıcak ve soğuk arasında gidip gelerek ve en son soğukta bırakacak şekilde beş dakika devam ettirin. Kontrast banyoları günde üç defadan fazla yapabilirsiniz. Ancak, ayaklarınız suyun içindeyken, özellikle ayağınızın sıcak ve soğuğa pek duyarlı olmadığı zamanlarda suyun abartılı ısılarından kaçının.

          ÇEKİÇ PARMAK - CLAWTOE

Çekiç parmak; ikinci, üçüncü veya dördüncü ayak parmağında gelişebilecek bir deformitedir. Bu durumda ayak parmağı, ortadaki ekleminden kıvrılır ki bu biçim çekice benzer. Başlangıçta çekiç parmaklar esnektirler ve basit önlemlerle düzeltilebilirler. Fakat, tedavi edilmemiş şekilde bırakılırlarsa sabit hale gelirler ve bu durumda ameliyat gerekir.

Çekiç parmağı olan insanlarda, ayak parmaklarının orta eklemlerinin tepesinde veya eğilen kısmın üzerinde, nasırlar ve kalluslar (sertlikler) oluşabilirler.Bu kişiler aynı zamanda, ayak parmaklarında veya ayaklarında ağrı hissedebilirler ve rahat ayakkabılar bulmakta zorlanırlar.


          Çekiç Parmağın Sebepleri

Çekiç parmaklar, ayağa düzgün olarak uymayan ayakkabılardan veya bir kas dengesizliği sonucu ortaya çıkar. Çoğunlukla bir veya birden fazla faktörün kombinasyonu söz konusudur. Kaslar ayak parmaklarını hem düzeltmek, hem de bükmek için bir çift olarak çalışırlar.Eğer ayak parmağı bükülür ve yeteri kadar uzun bir pozisyonda tutulursa kaslar sıkılaştırılırlar ve dışarıya doğru gerilemezler.

Ayak parmaklarına doğru daralan ayakkabılar, ayağınızın ön kısmını küçük gösterirler.Fakat aynı zamanda, küçük ayak parmaklarınızı bükülmüş pozisyona doğru iterler. Ayak parmakları, ayakkabıya sürtünerek nasırlar ve kallusların oluşmasına neden olacak şekilde daha fazla kötüleşirler.
Daha yüksek topuk, ayağı aşağıya doğru zorlar ve ayak parmaklarını sıkıştırır ve basıncın artmasıyla parmak bükülmesi ortaya çıkar. Sonuç olarak ayak parmaklarının kasları, hatta ayak parmakları ayakkabı tarafından hapsedilmemişlerse bile ayak parmaklarını düzeltmek için yetersiz kalırlar

          Çekiç Parmağın Tedavisi

Konservatif tedavi; yumuşak, ayak parmaklarıyla ayakkabı arasındaki mesafesi geniş ayakkabılarla başlar. Ayakkabılar en uzun parmağınızdan yarım inç daha uzun olmalıdır.(Not:pek çok insanda ikinci ayak parmağı ayak baş parmağından daha uzundur.) Sıkı, dar, yüksek topuklu ayakkabılar giymekten kaçının. Çekiç parmağınıza yer sağlayabilecek, ayak parmakları ile ayakkabı arasındaki mesafenin derin olduğu ayakkabılar bulabilmelisiniz. Veya bir ayakkabı tamir dükkanında ayak ayakkabının burun kısmını gerdirerek, ayak parmaklarının etrafındaki kısmı büyüttürebilirsiniz. Ayaklarınızın diğer bölgelerini kıstırmadığı veya sürtünmediği sürece sandaletler yardımcı olabilir.

Doktorunuz, evde yapabileceğiniz kasları kuvvetlendirmek ve germekle ilgili bazı ayak parmağı egzersizleri tarif edecektir. Örneğin, nazikçe ayak parmaklarınızı gerebilirsiniz. Ayak parmaklarınızı, yerden bir şeyler toplamak için kullanabilirsiniz. Televizyon izlerken veya okurken ayağınızın altına bir havlu koyup, ayak parmaklarınızla havluyu buruşturmaya çalışabilirsiniz.

Sonuç olarak, doktorunuz size, semptomlarınızı hafifletmek için bantlar, yastıklar veya nasır petleri tavsiye edebilir. Şeker hastasıysanız dolaşım azlığı veya ayaklarınızda hissizlik varsa, kendi kendinizi tedavi etmeden önce doktorunuza danışın.

 


 

Eğer konservatif tedavi kafi gelmiyorsa, çekiç parmak ameliyatla düzeltilebilir. Çoğunlukla ameliyat, ayakta tedavi şeklinde, lokal anesteziyle gerçekleştirilir. Güncel yöntem, deformitenin uzatılması tipine bağlıdır. Ameliyattan sonra bazı serlikler, şişme ve kızarıklık ve ayak parmağının, ameliyattan önceki boyuna göre daha uzun veya daha kısa olması olabilir. Yürüyebilirsiniz fakat, ayak parmağınız iyileşinceye kadar uzun yürüyüşler planlamayın ve ayağınızı mümkün olduğu kadar yüksekte tutmaya çalışın.


SAĞLIKLI AYAKKABI SEÇİMİ
Ayaklarınız günlük etkinliklerinizde bile yeterince yük altına girmektedirler. Spor yaparken beden ağırlığınızın 3-4 katı fazlası ayaklarınıza yük olarak biner. Bu nedenle spor sırasındaki kullanacağınız en önemli giyim eşyası spor ayakkabınızdır.
Seçeceğiniz ayakkabı ayağınıza iyi oturmalıdır. Ayağınızda bulunan 26 kemik ve bunlarla ilişkili eklem ve bağlar ayağınızda bir uzunlamasına, bir de enlemesine kemer (ark) oluştururlar. Ayakkabınız bu kemerleri iyi desteklemelidir.
Ayağınızda bir sorun ya da eski bir yaralanma varsa, hekiminize danışarak tabanlık ya da ortotik kullanılarak spora bağlı muhtemel sorunlarınız engellenebilir.
Ayakkabının tabanı spor sırasında maruz kalınan darbe ve basıncı emebilme özelliğine sahip olmalıdır. Diğer yandan dayanıklı da olmalıdır. Tabanda tırtıllar varsa, bunlar uzun olmamalıdır ve tüm ayakkabı tabanına yayılmalıdır. Ayakkabının ön ucu esnek ve yumuşak olmalıdır. Koşu sırasında ayak parmaklarının bükülmesine izin vermelidir. Ayakkabının ucu en az 45 dereceye kadar bükülebilmelidir. Tabanın orta kısmı ise bükülmemelidir. Ayakkabının topuk kısmı ise yumuşak ve kalın olmalıdır ve darbeleri rahatça emebilmelidir; ayrıca ayak tabanını iyice sarıp hareketini engellemelidir. Böylece burkulmalar ve su toplanması engellenmiş olur. Topuktan yukarıya doğru aşil kirişini koruyucu bir yastıkçık bulundurmalıdır.
İç tabanı arkları desteklemelidir ve taban özellikle parmakların bulunduğu uç kısmında yukarıya doğru kalkıp, ayak parmaklarını yandan sarmalıdır. Böylece nasır ve diğer parmak zedelenmeleri engellenmiş olur.
Ayakkabının sayası hareketli ve sağlam olmalıdır. Ayağınızın solumasına izin vermelidir. Ayağı iyi sarıp, burkulmasına izin vermemelidir. Bazı spor türlerinde (örn. Basketbolde) ayak bileğini de kapsaması arzu edilir.
Ayakkabının dili ve kenarları yumuşak kauçuklu olmalıdır. Bağcıkların ayak bileği hareketini fazla engellemeden, mümkün olduğunca yukarıda bağlanması arzu edilir. En uygun ayakkabı ayağı sıkmadan, sıkı biçimde ayağa oturanıdır. Ancak ayak parmaklarınıza da yeterince hareket olanağı sağlamalıdır. Birinci ayak parmağı ile ayakkabı ucu arasında 1 cm'lik boşluk olmalıdır.
Ayakkabılarınızı uzun ömürlü olmaları için çorap ve ayakkabılarınızı sıkça değiştirmelisiniz, ayakkabılılarınızı temiz tutup, dinlendirmelisiniz; onları kalıba almalı ve doğal koşullarda kurumalarına izin vermelisiniz (güneşte ya da ocağın karşısında kurutmayın çünkü derinin setleşmesine neden olur). Ayakkabının iç tabanı erkenden yıpranacağı için, onu değiştirmenizde yarar vardır.
Ayakkabı alırken, sporda giyeceğiniz çoraplarla ve öğleden sonra deneme yapın. Hatta mağazanın içinde yürüyerek ya da koşarak ayakkabının uygunluğuna bakın. Yapacağınız spor türüne uygun ayakkabılar bulunur. Örneğin koşacaksınız topuk tabanı kuvvetli, tenis oynayacaksanız yanları destekli, yürüyecekseniz tabanı sert, iç tabanı yumuşsak ve katı topuk desteği olan bir ayakkabı önerilir Size
Düzenli spor yaptığınız durumda, ayakkabınız 6-9 ayda aşınacaktır. Bunun için aşınmalara dikkat edin, çünkü bunlar yaralanmalara ve ağrılara neden olabilirler. Ortalama 750-800 km'lik bir koşu mesafesinden sonra aşınmalar had safhaya ulaşır.

 

 

Üye Girişi
Doktoruna Sor
İnsan Kaynakları
Aktiviteler
Anlaşmalı Kurumlar
Copyright 2009 © Neo Adworks